1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –4
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –4

A+A-

Dört yıldır haksız ve acımasız bir ambargo altında bulunan Gazze’ye insanî yardım götürmek amacıyla 27 Mayıs Perşembe gününü 28 Mayıs Cuma gününe bağlayan gece Antalya limanından hareket eden ve içinde tamamen silâhsız ve savunmasız 587 sivil gönüllünün bulunduğu Mavi Marmara ve beraberindeki gemiler, 31 Mayıs Pazartesi sabahı, gemideki yolcular henüz sabah namazındayken gözü dönmüş, insanlıktan ve merhamet duygusundan nasibini almamış terörist İsrail askerlerinin korsanca gerçekleştirdiği kanlı bir saldırıya uğradı.

Akdeniz açıklarında, açık denizlerde gerçekleşen bu korkunç hadisede, gemideki 9 gönüllü vâhşî bir şekilde öldürüldü, 23’ü ağır olmak üzere 54 gönüllü de yaralandı.

Çoğu mümbit Anadolu topraklarının kırsal kesimlerinde, denize en uzak yerlerinde doğmuş ve bazıları hayatının gençlik yıllarına kadar hiç deniz görmemiş olan dokuz kardeşimiz, bir okyanus büyüklüğündeki Akdeniz’in ortasında hunharca öldürülüp son nefeslerini verdiler; açık denizlerden Râb’lerinin katına, inşallâh Cennet-i Âlâ’ya yükseldiler.

Bu dokuz kardeşimiz, yaşadıkları bereketli ömürleri boyunca çevrelerine güzel örnek olarak hayata şahîdlik ettiler; aynı şahâdeti, insanlık için, insan onur ve haysiyetinin yücelmesi için, mazlum, mustaz’af, mahrum ve yardıma muhtaç durumdaki insanlar için canlarını fedâ ederek bütün dünyaya ve insanlık ailesine taşıdılar.

Bu kardeşlerimizi tanımak ve Mavi Marmara gemisinden tüm insanlığa verdikleri mesajı taşıyıp dünyanın her tarafındaki insanlara ulaştırmak istiyoruz.

“Su İntifadası’nın Kevser Damlaları” adlı bu yeni dizi yazımızda, bu kardeşlerimizi biraz daha yakından tanımaya çalışacağız. 9 bölüm sürecek olan bu dizinin her bölümünde bir kardeşimizi anlatacağız.

≈ ŞEHÎD FAHRİ YALDIZ ≈

 

1967 yılında Adıyaman’ın Besni (Beheştî) ilçesine bağlı 939 nüfûslu Başlı köyünde doğan Fahri Yaldız beş erkek kardeşin en büyüğü idi. Küçük yaşta babasını kaybeden Fahri Yaldız, ailesinin sorumluluğunu üstlenerek küçük yaşlardan itibaren çalışıp annesine ve kardeşlerine baktı. Yetim olarak büyüyen Yaldız, Filistin’deki yetimlere yardım götürmek için Filistin’e yardım filosuna katıldı.

Adıyaman Belediyesi’nde itfaiye personeli olarak çalışan Fahri Yaldız, ufak çaplı kadayıf ve yufka imalathanesi sahibiydi. İmalathanesinden elde ettiği gelirin bir kısmını hayır işleri için kullanan Yaldız, İHH’nın organize ettiği “Rotamız Filistin Yükümüz İnsanî Yardım” kampanyasına destek olmak için Adıyaman’da bir kermes düzenlemiş ve hayırsever vatandaşların yardımlarını toplayarak filoya katılmıştı.

Fahri Yaldız, filo katılım formunda yardımcı olabileceği alanları “elektrik, arama – kurtarma, itfaiye” olarak belirtmişti. Fahri Yaldız yolculuğa çıkmadan önce sevenleriyle, yakın dost ve akrabalarıyla görüşmüş ve onlardan helâllik istemişti. Ailesiyle çektirdiği aile fotoğrafı, son fotoğrafı oldu.

Adıyaman’dan Antalya’ya uğurlanırken otobüse binmeden önce annesinden kendisine sıkıca sarılmasını istemiş ve “Hakkını helâl et ana” diyerek ayrılmıştı.

İsrail’in insanî yardım filosunda yer alan Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Fahri Yaldız, geride 4 erkek evlat bıraktı. (1)

43 yaşındaki Fahri Yaldız, memleketi Adıyaman’da gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. 4 Haziran günü sabah saatlerinde tarifeli uçak ile Adıyaman’a getirilen Fahri Yaldız’ın cenazesinin son kez evinin önünden geçirilişi sırasında yakınları sinir krizi geçirip yasa boğuldu. Hastane morguna götürülen Yaldız’ın cenazesinin bulunduğu tabut, öğle namazı sırasında tören için Ulu Camii’ne getirildi.

Ulu Camii’nde Cuma Namazı’nın ardından İl Müftüsü Mehmet Emin Avcı tarafından kıldırılan cenaze namazına Fahri Yıldız’ın ailesi ve yakınları ile birlikte Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, AK Parti Adıyaman milletvekilleri Hüsrev Kutlu, Mehmet Aydın, Mehmet Erdoğan, CHP Milletvekili Şevket Gürsoy ile Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal (kendisi de Adıyaman’lıdır ve o da Mavi Marmara gemisindeydi) ile birlikte yaklaşık 7 bin kişi katıldı. (2)

Fahri Yaldız’ın kardeşi Habip Yaldız, “Kardeşim bu filoya ‘İlla ki şehîd olacağım’ diye binmişti. Bizi üzdü ama kendisi amacına ulaştı. Allâh gani gani râhmet etsin diyelim” dedi. Kardeşinin her zaman yardımsever, milletin derdiyle dertlenen, yetimlerle ilgilenen, kendini hayır işlerine adamış biri olduğunu ifade eden Habip Yaldız, şöyle konuştu: “Filistin’e gitmeyi ve orada şehîd olmayı çok istiyordu. İsrail’in baskıları ve ‘Gelmeyin’ demesine rağmen benim, annemin, eşinin, ne kadar söylememize rağmen, ‘Gitme vuracaklar’ dememize rağmen gitti. İlk gün O’nun vurulduğundan emindik, çünkü O her zaman kendini öne atan ve herşeyi ‘Önce ben yapayım’ diyen biriydi. Hiçbir zaman kendini geri çekmeyen bir insandı. İyilikte her zaman kendini öne atardı ve fedâkârdı. Dört gün bekledik ve şehâdet haberi geldi. Yetimlere yardım eden ağabeyim şimdi çocuklarını yetim bıraktı.Yaldız, kardeşinin 4 çocuğu bulunduğunu, en büyüğünün 17, en küçüğünün ise 9 yaşında olduğunu belirtti. (3)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın yengesi Saadet Gülbaran’ın başkanı olduğu Toplumsal Gelişim Merkezi (TOGEM) aracılığıyla ünlü işadamlarının eşleri ve çocukları Adıyaman’a anaokulu yaptırdı. Okullardan birine hayırsever kadınlar Mavi Marmara gemisinde şehîd olan itfaiye eri Fahri Yaldız’ın ismini vererek Adıyamanlılar’ı duygulandırdı. (4)

1967 doğumlu olan ve şehîd olduğunda geride 4 erkek çocuğu bırakan Fahri Yaldız, 9 yaşında iken babasını kaybetti. İlkokul 2. sınıfta iken, Çelikhan ilçesi yatılı bölge okulunda kalmaktaydı. Ortaokul 2. sınıfta iken kardeşlerinin küçük olması ve evde çalışacak kimselerinin olmaması nedeni ile okulu bıraktı.

Çeşitli işlerde çalıştı. Kadayıfçılık, tatlıcılık ve dondurmacılık işleriyle uğraştı. Daha sonra bir elektrik ustasının yanında çalışıp elektrikçi oldu. Bunun yanısıra küçük çaplı da olsa çeşitli ticaret işleriyle uğraştı. SANKO ve SÜTAŞ fabrikalarında elektrikçi olarak çalıştı.

Bir dostunun tavsiyesi üzerine 1992 yılında Iğdır ilinde yapımı devam eden bir barajın elektrik bölümünde “teknisyen” olarak çalışmak üzere Iğdır’a gitti. Orada bir yıl çalıştı.

Memleketi Adıyaman’a dönüp 1993 yılında evlendi.

Aynı yıl, daha önce çalışmış olduğu kadayıf imâlat atölyesini, düğün takılarını satmak sureti ile devraldı. Hayatın ağır yükünü omuzlarına alarak, büyük bir metanet ve sabırla yoluna devam etti.

1994 yılında yapılan yerel seçimlerde Refah Partisi (RP) Belediye Başkanı’nın koruması görevini üstlendi. Akabinde 1995 yılında Adıyaman Belediyesi’ne bağlı itfaiyeye elektrikçi oldu.

1996 yılında kadayıf mesleğini genişleterek fabrika haline gelmesini sağladı.

1998 yılında açılan Millî Gençlik Vakfı’na üye olup uzun yıllar bu vakıfta aktif olarak çalıştı. Millî Gençlik Vakfı’nın 28 Şubat süreci ile kapatılması sonucunda açılan Anadolu Gençlik Derneği’nin 8 yıl boyunca başkanlığını üstlendi.

1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi’nin yaralarına bir nebze de olsa gücü nispetinde derman olmak umuduyla Adıyaman Belediyesi’nce gönderilen ekipte yer aldı. Depremzedelere birçok alanda yardımcı oldu.

2003 yılında Adıyaman Belediyesi İşçi Sendikası Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi.

2007 yılında açılan Adıyaman İnsanî Yardım Derneği’nde aktif olarak çalıştı.

Fahri Yaldız, insanî yardım konularında son derece fedakâr ve samimî olarak çalışırdı. Hemşehrileri ve arkadaşları arasında sevilen Fahri Yaldız, çalışmalarda hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığı için arkadaşlarınca “Deli” diye nitelendirilirdi. İmânlı biri olarak cihad ve şehâdet delisiydi. Fikirleri ve önerileri her zaman bir ilk olarak görülürdü. Düzenlenen konferans ve panellerde faal çalışırdı.

Bilim Araştırma Vakfı tarafından Adıyaman’daki fahrî temsilcisiyle beraber birkaç gecenin düzenlenmesini sağladı. Birçok gezi ve dâvetlere katıldı. Çevrede sevilen, sayılan ve fikirlerine değer verilen Fahri Yaldız, içine girdiği her ortamda kısa sürede dikkatleri üzerine çekebilen bir kişiliğe sahipti. Hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz ve her zaman kendisi için istediğini arkadaşı için de isterdi. İHH ve YADER’in beraber düzenlemiş oldukları kermeslerde sabaha kadar nöbet tutardı.

Kamuoyu oluşturma açısından son derece başarılıydı. “Rotamız Filistin Yükümüz İnsanî Yardım” sloganı ile yürütülen faaliyetlerin halka duyurulması için kendi özel arabasını faaliyetin reklâm afişleriyle giydirip üzerinde ses cihazlarını bir de ses cihazlarını çalıştıracak jeneratör monte edip Adıyaman il merkezi ile beraber Kâhta (Kolîk), Besni (Beheştî), Çelikhan (Çêlıkan) ve Gölbaşı (Serê Golan) ilçelerinde yapılan programların duyurulması için sokak sokak gezerdi ve bu uğurda olanca hızıyla durmadan çalışırdı. Aynı araçla aylarca dolaştı. İHH’nın beraberinde birçok milletten katıldığı “Rotamız Filistin Yükümüz İnsanî Yardım” sloganı ile Gazze’ye gidecek filoya katılmak için aylar öncesinde hazırlık yaptı. Pasaport çıkarttı. Katılım formunu doldurdu.

Hısım, akraba, arkadaş, dost ve çevresi ile beraber 4 çocuk ve eşiyle vedâlaştı. “İnşallâh şehîd olmaya gideceğim” diyerek Antalya’ya gitti ve bu duygularla Mavi Marmara gemisine bindi. Gemide ailesi ve arkadaşlarını arayıp son hasretini giderdi. (5)

Şehîd Fahri Yaldız’ın hayır, iyilik ve fedâkârlık ile dolu güzel yaşam öyküsündeki en ilginç sayfalardan biri de, O’nun, doğduğu köy olan Başlı köyündeki ilk camiînin temellerinin atılmasına öncü olan kişi olmasıdır.

Başlı köyünde yapımına başlanılan caminin temeline Haziran 2008’de köylüler tarafından zemzem suyu döküldü. Köyü modern bir camiye kavuşturmak için harekete geçen köylüler, temelini attıkları caminin temeline yaklaşık 30 litre zemzem suyu döktüler. Köylüler pet şişelere doldurdukları zemzem suyunu caminin temeline boşaltarak manevî haz duydular. Caminin yapılması için öncülük yapan Fahri Yaldız, zemzem dökme etkinliğinde yaptığı konuşmada, köyde daha önceden cami olmadığını belirterek, “Başlı halkı olarak ibâdetlerimizi topluca yapmak için güzel bir camiye ihtiyacımız var. Köyümüzde caminin olmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyoruz. Bu anlayışla köyümüzün tüm sâkinleriyle birlikte dayanışma içerisine girdik. Çevre köylerin bile örnek alacağı bir cami yapımına başladık. Allâh nasib ederse 3 yılda bitirip ibâdete açmayı düşünüyoruz” demişti. (6)

Fahri Yaldız, sözünü ettiği 3 yılın sonunu göremedi. Çünkü bu konuşmayı yaptıktan tam 2 yıl sonra Mavi Marmara gemisinde şehîd oldu.

sediyani@gmail.com

 

DİPNOTLAR:

(1): İHH.org.tr, İHH İnsanî Yardım Vakfı resmî web sitesi, 30 Haziran 2010

(2): Doğan Haber Ajansı, Yardım Gemisinde Öldürülen Fahri Yaldız Toprağa Verildi, Fadıl Binzet, 4 Haziran 2010

(3): Zaman Gazetesi, Kardeşim Bu Filoya “İlla ki Şehîd Olacağım” Diye Binmişti, 3 Haziran 2010

(4): Yeni Şafak Gazetesi, Şehîd Fahri Yaldız’ın Adı Okulda Yaşayacak, Ayşe Olgun, 10 Haziran 2010

(5): Mahmut Olgun, Mavi Marmara’da Şehîd Edilen Fahri Yaldız Kimdir?, Şanlıurfa Balıklıgöl, 8 Haziran 2010

(6): 1Turk.net, Cami Temeline Zemzem Suyu, 18 Haziran 2008

 

FOTOĞRAFLAR:

1967 yılında Adıyaman’ın Besni (Beheştî) ilçesine bağlı 939 nüfûslu Başlı köyünde doğan Fahri Yaldız beş erkek kardeşin en büyüğü idi. Küçük yaşta babasını kaybeden Fahri abi, ailesinin sorumluluğunu üstlenerek küçük yaşlardan itibaren çalışıp annesine ve kardeşlerine baktı. Yetim olarak büyüyen Fahri abi, Filistin’deki yetimlere yardım götürmek için Filistin’e yardım filosuna katıldı.

 

Fahri abinin deniz kenarında arkadaşlarıyla çektirdiği bir hatıra fotoğrafı

 

Fahri abi hânımı ve oğullarıyla... Fahri abi Gazze yolculuğuna çıkmadan önce ailesiyle bir aile fotoğrafı çektirmişti; bu fotoğraf, O’nun son fotoğrafı oldu... 1993 yılında evlenen Fahri abi, şehîd olduğunda geride bir eş ve dört erkek evlât bıraktı.

 

Mavi Marmara gemisinde Adıyaman ilimizden 4 gönüllü vardı. İşte Gazze yolcuları: Fahri Yaldız, Abdullah Keskin, Murat Yıldırım ve Nevzat Taşkın.

 

Adıyaman’daki son saatler. Gazze yolcusu kalmasın!... Arka tarafta kocaman harflerle “Adıyaman’dan Gazze’ye Yolculuk” yazıyor.

 

Fahri abi, Mavi Marmara gemisi yola vermeden önce, Antalya’daki Kepez Spor Salonu’nda elinde Filistin bayrağıyla

 

“Şehîd Olarak Yaşadı – Şahîd Olarak Râbbine Kavuştu”

 

02 Adıyaman... Renkleri “yeşil – sarı” olan Adıyaman’a fotoğrafın sağ tarafındaki “yeşil – sarı” bayrak ne çok yakışmış, değil mi?

 

Ateş düştüğü yeri yakar... Fahri abinin ailesi şehîdini bekliyor. Ellerinde evlatlarının fotoğrafları, gözlerinde gözyaşları.

 

Fahri abi için Adıyaman’da düzenlenen cenaze töreni

 

Mavi Marmara şehîdi Fahri abinin çocukları karne sevincini buruk yaşadı. 4 çocuk babası Fahri abi, karne gününde onların yanlarında olamadı. İmam Hatip Lisesi’nde karnesini alan oğlu Halil İbrahim Yaldız, buruk bir sevinç yaşadı. Karnesinde bir tane zayıfı olan Halil İbrahim, sınıfı olan 9 / B’den boynu bükük ayrıldı. Cuma namazından sonra mezara gideceklerini belirten Halil İbrahim, konuşacak durumunun olmadığını söyledi.İlköğretim okulunda okuyan 2 kardeşi de psikolojik nedenlerle okula gelemedi. Anneleri çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu söyleyerek, televizyoncuların görüntü alınmasına izin vermedi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın yengesi Saadet Gülbaran’ın başkanı olduğu Toplumsal Gelişim Merkezi (TOGEM) aracılığıyla ünlü işadamlarının eşleri ve çocukları Adıyaman’a anaokulu yaptırdı. Okullardan birine hayırsever kadınlar Mavi Marmara gemisinde şehîd olan itfaiye eri Fahri Yaldız’ın ismini vererek Adıyamanlılar’ı duygulandırdı.

Toplumsal Gelişim Merkezi’nin girişimleriyle Adıyaman’da tüm çocukların eşit şartlarda eğitim alması amacıyla Zeynep Turgut İlköğretim Okulu’na yaptırılan anaokullarının açılışları yapıldı ve anaokulu öğrencilerine çeşitli hediyeler verildi. Açılış törenine Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, Adıyaman Belediye Başkanı M. Necip Büyükaslan, Adıyaman Milli Eğitim Müdürü Hasan Alaköse, anaokulları yaptıran hayırseverler ve çok sayıda öğrenci ile öğrenci velisi katıldı. Adıyaman Belediye Başkanı Necip Büyüklaslan, “Anaokuluna, Gazze’ye giderken İsrail askerleri tarafından şehîd edilen belediye personelimiz Fahri Yaldız’ın isminin verilmesini talep ettim. Sağolsunlar beni kırmayıp bu okula şehîdimizin ismini verdiler. Bu vesile ile Üsküdar Belediyesi ile TOGEM yetkililerine teşekkür ediyorum” dedi. 2 derslik anaokuluna Şehîd Fahri Yaldız’ın isminin verilmesi Adıyamanlılar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Küçük çocuklar Mavi Marmara şehîdinin ismiyle okul hayatına hazırlanacaklar. Hem de, yetim olarak büyümüş olan bir şehîdin ismiyle. Ne güzel!

 

Doğumlar susturmasın doğurgan çığlıkları... Ey ölüm, birleştir ellerimizi.

Yudum yudum içtiklerimiz bitirmesin özlemlerimizi... Ey susuzluk, kavuştur ülkeye bizi.

Birikimlerimiz düğümlemesin sevginin dilini... Ey bizden saklanan sırlar, dudaklarından öpün sözcüklerimizi.

* * *

Topraktır benim insanım... Ektiğin, verdiğin, serptiğin ne varsa, misliyle geri verir sana.

Irmaktır benim insanım... Dökersen içini, alır götürür bütün dert ve sıkıntılarını.

Yağmurdur benim insanım... Rahmet yağar ayak bastığı yere.

Dağdır benim insanım... Dikilir heybetiyle karşısına zalimin ve müstekbirin.

Denizdir benim insanım... Daha muhteşem bir dünya vardır derinlerinde.

Şafaktır benim insanım... Yırtar karanlıkları aydınlık yüzüyle.

Gecedir benim insanım... Örter, gizler dostun ayıbını, zaafını. 

Yıldızdır benim insanım... Yol gösterir yolcuya, yolunu aydınlatır.

Ağaçtır benim insanım... Ayakta ölür.

Emektir benim insanım... Kendisi ölür, eserleri kalır geriye.

Sudur benim insanım... Anneye süt, şehide kan, emekçiye alınteri, sevgiliye gözyaşıdır insanı ülkemin.

İnsandır benim insanım... Coğrafya kokar.

* * *

Açılan gözlerimiz bitirmesin rüyalarımızı... Ey korkunun çığlıkları, söndürün karanlığın ışıklarını.

Zamanın rûhunu kavrayan bileklerimiz, sarsmasın dengemizi... Ey mazide bıraktığımız düşler, uzatın geleceğe yüreğinizi.

Sahip olduğumuz kudreti çirkinleştiren bizdeki güç, yok etmesin adaletimizi... Ey ayaklarımızın altında ezilen zayıflar, sıkın boğazlarımızı.

Alınterimiz ıslatsın alnımızdaki secde izlerini... Ey Kitab’daki Mekkî âyetler, susturun sessizliğimizi.

Ben yaşamın içinde, yaşam benim içimde... İnna lillâh we inna ileyhi râciun, örtün üzerimi.

YAZIYA YORUM KAT

5 Yorum