1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –2
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

Su İntifadası’nın Kevser Damlaları –2

A+A-

Dört yıldır haksız ve acımasız bir ambargo altında bulunan Gazze’ye insanî yardım götürmek amacıyla 27 Mayıs Perşembe gününü 28 Mayıs Cuma gününe bağlayan gece Antalya limanından hareket eden ve içinde tamamen silâhsız ve savunmasız 587 sivil gönüllünün bulunduğu Mavi Marmara ve beraberindeki gemiler, 31 Mayıs Pazartesi sabahı, gemideki yolcular henüz sabah namazındayken gözü dönmüş, insanlıktan ve merhamet duygusundan nasibini almamış terörist İsrail askerlerinin korsanca gerçekleştirdiği kanlı bir saldırıya uğradı.

Akdeniz açıklarında, açık denizlerde gerçekleşen bu korkunç hadisede, gemideki 9 gönüllü vâhşî bir şekilde öldürüldü, 23’ü ağır olmak üzere 54 gönüllü de yaralandı.

Çoğu mümbit Anadolu topraklarının kırsal kesimlerinde, denize en uzak yerlerinde doğmuş ve bazıları hayatının gençlik yıllarına kadar hiç deniz görmemiş olan dokuz kardeşimiz, bir okyanus büyüklüğündeki Akdeniz’in ortasında hunharca öldürülüp son nefeslerini verdiler; açık denizlerden Râb’lerinin katına, inşallâh Cennet-i Âlâ’ya yükseldiler.

Bu dokuz kardeşimiz, yaşadıkları bereketli ömürleri boyunca çevrelerine güzel örnek olarak hayata şahîdlik ettiler; aynı şahâdeti, insanlık için, insan onur ve haysiyetinin yücelmesi için, mazlum, mustaz’af, mahrum ve yardıma muhtaç durumdaki insanlar için canlarını fedâ ederek bütün dünyaya ve insanlık ailesine taşıdılar.

Bu kardeşlerimizi tanımak ve Mavi Marmara gemisinden tüm insanlığa verdikleri mesajı taşıyıp dünyanın her tarafındaki insanlara ulaştırmak istiyoruz.

“Su İntifadası’nın Kevser Damlaları” adlı bu dizi yazımızda, bu kardeşlerimizi biraz daha yakından tanımaya çalışacağız. 9 bölüm sürecek olan bu dizinin her bölümünde bir kardeşimizi anlatacağız.

≈ ŞEHÎD ÇETİN TOPÇUOĞLU ≈

 

Çetin Topçuoğlu, 1956 yılında Adana’da doğdu. 1979 yılında Çukobirlik’te memur olarak işe başlayan Çetin Topçuoğlu, 1998 yılında emekli oldu. İki yıl Adana Demirspor’da amatör olarak futbol oynadı. 1973 yılında taekwondoya başlayan Topçuoğlu birçok defa “Dünya Taekwondo Şampiyonu” oldu ve ödül aldı. 1992 ve 1998 yıllarında “Yılın Hakemi” seçildi.

İHH ve Adana İnsanî Yardım Derneği (ADYAD)’nde gönüllü olarak çalıştı. İnsanî yardım çalışmalarına aktif bir şekilde katılan Topçuoğlu, her daim mağdurun ve mazlûmun yanında yer aldı. ADYAD’da eğitim, kültür ve gençlik komisyonunda gençlere yönelik yapılan tüm çalışmalarda, “Avrupa Taekwondo Şampiyonu” olan eşi Çiğdem Topçuoğlu ile birlikte çalıştı.

Şehîd Çetin Topçuoğlu erkeklerde “Dünya Taekwondo Şampiyonluğu”, hânımı Çiğdem Topçuoğlu da bayanlarda “Avrupa Taekwondo Şampiyonluğu” ünvânına sahiptiler ve karı – koca Mavi Marmara gemisinde de birlikteydiler.

Disiplini, kararlılığı ve aldığı görevi en iyi şekilde yerine getirme isteği O’nu tanımlayan özellikler arasında idi. Filistin için yapılan tüm etkinliklerde aktif olarak ön planda çalıştı.

Filistin’e yardım filosuna katılım için hazırlanan formda yer alan “Bu kampanyaya ne kadar destek verebilirsiniz?” sorusunu “Gücümüzün yettiği yere kadar” yazarak cevaplamıştı. Yardımcı olabileceği alanları, “eğitmen, ilk yardım, spor, organizasyon” olarak sıralamış, filoya neden katılmak istediği sorusuna ise “Topal karınca misali safımızın belli olması için” diyerek yanıtlamıştı.

Ağabeyi Cumali Topçuoğlu cenaze töreninde yaptığı konuşmada duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Buralara kadar zahmet edip bizi yalnız bırakmadınız. Düğünümüze, saadetimize, mutluluğumuza hoş geldiniz; zahmetlerinizi esirgemediğiniz için teşekkür ediyorum. Evimizi şehîd evi kılan, ailemizi şehîd ailesi kılan Çetin ağabeyimi râhmetle anıyoruz. Çetin ağabeyimin açtığı yoldan nice insanların gideceğini ümit ediyorum. Onların açtığı bu kapı umarım Adana halkına, Türkiye halkına da nasip olur.”

2009 yılında düzenlenen “Filistin’e Yol Açık” konvoyunda da yer alan Çetin Topçuoğlu, buradan dönüşte bir toplantıda çekilen görüntülerde “Ben ilk gidenler arasında olmadığım için çok üzülüyorum. Ama önümüze bir kısmet geldi. Allâh bize yardım etti. Cihangir ağabeyimle Gazze’ye gitmeyi çok istiyorduk. Allâh nasip eyledi. Eşimle birlikte tekrar Gazze’ye gitmek istiyoruz. Biz bu yola baş koyduk. Sonunda ölüm de olsa hazırız arkadaşlar” diyerek filoya katıldı.

Çetin Topçuoğlu, “Rotamız Filistin Yükümüz İnsanî Yardım” filosuna eşi Çiğdem Hanım ile birlikte katıldı. Dostlarıyla vedâlaşırken son sözleri şöyle oldu: “Taekwondoda dünya şampiyonu olduk, şimdi sıra âhiret şampiyonluğunda inşallâh.” (1)

Mavi Marmara gemisinde Adana ilimizden 8 yolcu vardı. Dünya ve Avrupa taekwondo şampiyonları Çetin – Çiğdem Topçuoğlu çifti, insanî yardım filosuna apartmandaki komşuları Cihangir – Fatma Pakdil çifti ile birlikte katılmışlardı. 31 Mayıs sabahı gerçekleşen terörist İsrail saldırısında dünya şampiyonu millî sporcumuz Çetin Topçuoğlu şehîd edilirken, eşi Çiğdem Topçuoğlu Hanım da zâlim İsrail askerleri tarafından yere atılarak acımasız bir şekilde tekme tokat dövüldü.

Çetin Topçuoğlu, gemiye çıkarma yapan İsrail askerleri tarafından vurulurken, eşi Çiğdem ile arkadaşları Cihangir – Fatma Pakdil çifti gözaltına alınarak cezaevine konuldu.

Tutuklu bulunduğu İsrail cezaevinde yetkililerden aldığı bir dakikalık görüşme izni ile kızı Şeyma Şahin’e telefon eden Cihangir Pakdil, acı haberi verdi. Şeyma, babasının önce “Nasılsınız, iyi misiniz?” diye sorduğunu, daha sonra “Çiğdem ablan, annen ve biz iyiyiz ama Çetin amcan şehîd oldu” dediğini söyledi. Şeyma Şahin, “O an bir sessizlik oldu. Ne ağlayabildim, ne konuşabildim. Ama Çetin amcam şehîd oldu. O’nunla ve ailemle gurur duyuyorum. Yine Gazze’ye yardım için yola çıkılsa ailemle birlikte ben de giderim” dedi. 

Şahin, İsrail saldırısından sonra televizyondaki görüntüleri izlediğinde Çiğdem Topçuoğlu’nun İsrail askerleri tarafından dövüldüğünü gördüğünü belirterek, “Ben o zaman anlamıştım annem, babam ve Çiğdem ablamda bir şey olmadığını. Çetin abime bir şey olduğu için Çiğdem ablamın İsrail askerlerince tartakladığını düşünmüştüm. Ama olsun. Bir şehîdimiz var. Gururluyuz. Şimdi onları bekliyoruz” derken gözyaşlarını tutamadı.

Şehîd Çetin Topçuoğlu’nun tek çocuğu olan 26 yaşındaki oğlu Aytek Topçuoğlu (o da kick – boks sporunda dünya üçüncüsü) ise, babası ile gurur duyduğunu belirterek, “Bugün Gazze’ye yeni bir yardım gidecek olursa en önde ben giderim. Hatta amcamla konuştum. Böyle bir hazırlık varsa gitmek istediğimi söyledim” diye konuştu. (2)

İsrail saldırısında hayatını kaybeden Avrupa ve Dünya Taekwondo Şampiyonu Çetin Topçuoğlu, şehîd olmadan önce Mavi Marmara’nın pek çok yolcusu gibi bir “Vedâ Mektubu” yazmış ve dostlarından, ailesinden helâllik istemişti. Gitmeden önce de bütün borçlarını ödemiş, herkesten hakkını helâl etmesini istemişti.

Taekwondo Şampiyonu Şehîd Çetin Topçuoğlu, mektubunda şehîdlik üzerinde dururken Gazzeli Müslümanlar’ın direnişinin ise onurlandırdığını anlatıyordu.

Sabah saatlerinde Türk Hava Yolları (THY)’na ait uçakla İstanbul’dan Adana Havalimanı’na getirilen Çetin Topçuoğlu’nun cenazesi Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi’ndeki evine götürüldü. Topçuoğlu’nun cenazesi tekbîrlerle karşılandı. Çetin Topçuoğlu’nun eşi Çiğdem Topçuoğlu, taziye ziyaretine gelenlerle tek tek selamlaştı. “Sakın ağlamayın. Dik durun” diye çevresindekileri uyaran Çiğdem Topçuoğlu, eşinin yazdığı son mektubu getirdi. Topçuoğlu, eşinin üzerindeki Filistin atkısını da Çetin Topçuoğlu’nun arkadaşlarına gösterdi. Arkadaşları atkıya sarılarak gözyaşı döktü.

Şehîd Çetin Topçuoğlu’nun Mavi Marmara’da yazdığı son mektup, gemideki yolculuktan öğrendiklerini ve kendisinde oluşan düşünsel değişimi aktarması bakımından, hakikaten bir ibret vesikası hükmündedir. Şehîd Çetin Topçuoğlu, yazdığı “Vedâ Mektubu”nda kaleme aldığı satırlarda, adeta son bir kez “hocalık” vazifesini yerine getirmek istercesine, insana hayat dersi verir gibiydi:

“Bismillâhirrahmânirrahîm.

İnsanlar hayatlarında bir kere doğar ve ölür. İnsanlara ilahî şehâdet şansı doğumdan ölüme kadar verilir. Bizler yaşarken ilahî şehâdet şansını yakaladık. Sizlerin maddî ve manevî yardımlarıyla bu kutlu yolculuğa, Gazze konvoyuna, ‘Filistin’e Yol Açık’ kervanına katıldık.

Bu kutlu yolculukta kendi adıma farklı değerlerle tanıştım. Hayatım çok değişti. Dûâlarımda sadece kendime ve aileme dûâ ederdim. Şimdi ise dûâlarım ümmete.

Yaşam bir gerçektir, ölüm de bir gerçektir. Hakikat ise yaşarken ölümüne, öldüğünde de yaşadığına şahîd olmaktır. Bizler şu esnada ‘an’ı yaşıyoruz. Yaşanan ‘an’ kendi tarihini yaşatır insana. Biz burada kendi tarihimizi ve ‘an’ımızı yaşarken Gazze’deki kardeşlerimiz de kendi tarihlerini yaşıyorlar. Biz bireysel yaşıyoruz, onlar toplumsal yaşıyor. An be an tarih yazıyorlar. Yaşayarak yazdıkları bu tarih Mûhâmmed ümmetini canlandırıyor, güçlendiriyor ve kalkındırıyor, onurlandırıyor. Onlar, biz ölmeyelim diye ölüyorlar.

Bizler dünya hayatına geçmeden şehîdliğin en üst mertebesi olan şahîdliği yaşamışız. Rûhlar âleminde yaşadığımız bu şahîdlik, bu tasdiklik, bize şehâdetin zirvesini yaşamakta yardımcı olacak. Kelime-i Şahâdet getirerek de aslında rûhlar âlemindeki o şehâdeti dünyaya taşımış oluyoruz.

Biz şehîdliği Gazzeli Müslüman kardeşlerimizden öğrendik. Gazzeli kardeşlerimiz ‘Hakkı ayakta tutan şahîdler, şehîdler olun’ emrini mallarıyla, canlarıyla, ibadetleriyle, kanlarıyla ayakta tutmaya çalışıyor. Hakka olan şahîdlikleri şehîdlikle sonuçlanıyor. Peki ya bizler hayatımızın hangi noktasına bu idraki koyabiliyoruz? Birçok dünya yükünün çilesini çeken, sorumlulukların altında ezilen kadın kardeşlerimiz, şahâdetin dünya görüntüsünü yaşayarak, dûâlarla, yaptıkları mantı satışlarıyla sermaye ederek yardım ve iyilik için şahîdliği ve şahâdetin cüzünü kadınsı gayretleriyle gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Şahîdliğimiz Allâh katında kabul olsun. Şehâdet bilgisini bize öğretenlerden Allâh razı olsun.

Hakkınızı helâl edin.

Çetin Topçuoğlu” (3)

Millî sporcumuz, dünya ve Avrupa taekwondo şampiyonumuz Çetin Topçuoğlu’nun şehâdeti, özellikle spor camiâsını yasa boğdu. O’nun için yapılan başsağlığı mesajlarından bazıları şöyle:  

“İskenderun bölgesi millî taekwondo hakemlerimizden Sayın Ali Ekber Yaradılmış’ın ölmediği ve aramızda olduğu haberini büyük bir sevinçle öğrenmiş bulunmaktayım.

Diğer taraftan; Adana bölgesi taekwondo antrenörlerinden ve millî hakemlerimizden Sayın Çetin Topçuoğlu, İHH yardım konvoyundaki Mavi Marmara gemisiyle Gazze’ye insanî yardım götürürken İsrailli askerlerin alçakça saldırısı sonucunda şehîd düşmüştür. Kendisine Cenâb-ı Allâh’tan râhmet, kıymetli eşi Avrupa Poomsae Şampiyonumuz Sayın Çiğdem Topçuoğlu’na, ailesine, camiâmıza ve tüm milletimize başsağlığı dileriz.

Aynı konvoyda bulunan Avrupa Poomsae Şampiyonumuz Sayın Çiğdem Topçuoğlu da İHH yardım konvoyunda Gazze’ye insanî yardım için bulunmaktaydılar. Kendisine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce aramıza dönmesini temenni ediyoruz.”

(Türkiye Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu ve Kurulları Başkanı Dr. Metin Şahin) (4)

“’Rotamız Filistin, Yükümüz İnsanî Yardım’ parolasıyla Filistin’deki kardeşlerimize ilaç ve gıda yardımı götüren Mavi Marmara gemisine binerken konuştugum Çetin Topçuoğlu, ‘Tüm taekwondo camiâsının bana hakkını helâl etmesini istiyorum’ demişti. Katil İsrail askerlerinin Çetin Topçuoğlu başta olmak üzere acımasızca taradıgı Mavi Marmara gemisinde Çetin Topçuoğlu da şehîd oldu.

Şehîdimizin benden en son istegi olan ‘Tüm taekwondo camiâsının hakkını helâl etmesini istiyorum’ emanetini sizlere, taekwondo camiâsına teslim ediyorum. Çetin Topçuoğlu’na Yüce Allâh’tan gani gani râhmet, Çiğdem Topçuoğlu’na, Topçuoğlu ailesine, taekwondo camiâsına ve tüm İslam âlemine başsağlığı ve sabır diliyorum.”

 (Taekwondo Federasyonu Teknik Kurul Üyesi ve Millî Takım Antrenörü Cihat Kutluca)

“Camiâmızda sayılan, sevilen ve federasyon başkanlığım döneminde de benimle birlikte yakın çalışmış ve uzun yıllar Türkiye taekwondosuna millî hakem ve antrenör olarak büyük hizmetler etmiş çok değerli kardeşimiz Çetin Topçuoğlu, İsrail denilen şerefsiz, terörist devletin dün yapmış olduğu insanlıkdışı hain saldırıda hayatını kaybetmiştir.

Ayrıca hain saldırıda vefat etmiş olan değerli kardeşimiz Çetin Topçuoğlu’nun eşi  Çiğdem Topçuoğlu (Avrupa Taekwondo Şampiyonu) da hainlerin elinde tutuklu  olarak bulunmaktadır. Değerli kardeşimiz Çiğdem Topçuoğlu’na eşi Çetin Topçuoğlu’nun vefâtından  dolayı başsağlığı diler, sağ salim ülkemize dönmesini Allâh’tan dilerim.

Şehîdlerimizin mekânı cennet olsun. Allâh ailelerine sabırlar versin. Ülkemizin ve bütün spor camiâmızın başı sağolsun.”

(Taekwondo Federasyonu Eski Başkanı Cengiz Yağız)

“Uzun yıllar birlikte çalıştığımız, taekwondoya millî hakem ve antrenör olarak hizmetler vermiş olan değerli arkadaşlarımız Çetin Topçuoğlu’nun İsrail hükûmetinin yapmış olduğu insanlıkdışı saldırıda hayatlarını kaybetmiş olduklarını büyük bir üzüntü içinde öğrenmiş bulunmaktayım.

 Çetin Topçuoğlu hocamıza, saldırıda vefât eden tüm kardeşlerimize Allâh’tan râhmet, ailelerine ve taekwondo camiâmıza başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Ayrıca Çiğdem Topçuoğlu hocamızın da en kısa zamanda serbest kalarak, bekleyenlerine kavuşmasını temenni ediyorum.”

 (Taekwondo Millî Takımı Eski Antrenörü ve Teknik Kurul Başkanı Kadir Yağız)

“Avrupa şampiyonu sporcumuz Çiğdem Topçuoğlu’nun eşi Çetin Topçuoğlu’nun İsrail askerlerinin silâhlı baskınına uğrayan Mavi Marmara gemisinde şehîd olduğunu üzülerek öğrendim.

 Şok oldum. Çok üzüldüm. Şehîdimize Yüce Allâh’tan râhmet, Çiğdem hocama sabır diliyorum. Hepimizin, camiâmızın başı sağolsun. Allâh râhmet eylesin.”

 (Poomsae Millî Takım Teknik Direktörü Kim Dooman)

 Adana bölgesi antrenörlerimizden, Avrupa şampiyonu Çiğdem Topçuoğlu hocamızın eşi Çetin Topçuoğlu’nun haydut devlet İsrail askerlerinin Mavi Marmara gemisine düzenledikleri silâhlı baskında şehîd düştüğünü üzülerek öğrendim. Şehîdimize Yüce Allâh’tan râhmet, Çiğdem hocama, ailesine, taekwondo camiâsına ve İslam âlemine sabır diliyorum. Allâh mekânını cennet etsin Çetin hocam.”

(Taekwondo Federasyonu Ankara İl Temsilcisi Candemir Eyigün)

“Taekwondo Federasyonu bünyesinde uzun yıllar beraberce gece gündüz görev yaptığım Çetin Topçuoğlu’nun korsan devlet İsrail’in kalleş saldırısı sonucu şehîd olması şahsımda tarifsiz duygular oluşturdu.

Bir yandan derin bir üzüntü yaşarken bir yandan da Râbbimiz’in de kendisinden razı olacağı kutsal bir yolculukta, mazlûmlara yardım ve kardeşlik eli uzatırken şehâdet şerbetini içmesi, şehîdlerin ölmediğini bilen bir topluluk olarak ölümlerin en güzeli ile buluşmasından da mutlu oldum. Çünkü Râbbimiz bize ‘Allâh yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz; onlar diridirler, lâkin siz anlamazsınız’ buyurarak bunun bir ölüm olmadığını bize bildirmiştir.

Yiğit kardeşimiz tek başına şehâdeti ile hiçbir dünya politikacısının, hiçbir devletin yapamadığını başarmış, onursuz İsrail’i yalnızlığa itmiş ve Mısır devletinin sınır kapısını açmasına vesile olmuştur.

Kendisinin şehâdetini tebrik ediyor, Çiğdem Topçuoğlu, oğlu Aytek başta olmak üzere tüm taekwondo camiâsı ve İslam âlemine sabr-ı cemil ve başsağlığı diliyorum.”

(Uluslararası Hakem ve Organizasyon Kurulu Eski Başkanı Özkan Akar)

“Değerli millî takım arkadaşım ve kardeşim Çiğdem Topçuoğlu ve eşinin, çoğu kimsenin cesaret edemediği onurlu mücadelede dünyanın lânet ettiği İsrail’i insanlık bir kez daha tanıma fırsatı bulmuş oldu. Onların  bu davranışı artık yeni bir dönemin başlangıcı olacak inşallâh.

İsrail askerlerinin savunmasız haldeki insanlara açtığı ateş sonucunda Hakk’ın râhmetine kavuşan sevgili hocamız Çetin Topçuoğlu’na Allâh’tan râhmet, kıymetli arkadaşım Çiğdem hocama ve ailesine başsağlığı diliyorum. Ayrıca yaralı olanlara da acil şifâlar diliyorum.”

(Ankara Çınar Gençlik ve Spor Kulubü Antrenörü Mehmet Örkan) (5)

Şehîd Çetin Topçuoğlu’nun eşi Çiğdem Topçuoğlu, saldırı esansında yaşadıklarını ve eşinin şehâdetini, İsrail esaretinden kurtulup memleketi Adana’ya döndükten sonra kamuoyuyla paylaştı.

Çiğdem Topçuoğlu’nun ağzından eşi Çetin Topçuoğlu’nun şehîd oluşunu dinlerken, en katı ve taş kalpli bir insanın bile gözyaşlarını tutması mümkün değildir. İşte Çiğdem Hanım’ın ağzından, o tarihe geçen “80 Dakika”nın öyküsü:

“İsrail saldırısı esnasında ben yaralılara yardım etmekle meşguldüm. Yaralılara yardım ederken önce bir çift ayakkabı gördüm. O’nun ayaklarıydı. Sonra pantolonun ardından bluzunu, en son yüzünü gördüm.

Yatıyordu, yanına gittim. ‘Ne yatıyorsun? Kalk! Herkes koşturuyor, sen de yardım et!’ dedim, ses gelmedi. Sonra kolunu kaldırdım, öylece tekrar düştü kolu. Yüzüne baktım bir yara yoktu, ama alnında çok küçük sivilce gibi kızarıklar vardı. Bluzunu kestim, nabzını yokladım. Çok hafifti nabzı, nefeste problem vardı. Direkt kalp masajına başladım.

Burnundan ve ağzından kan boşaldı o anda. Akciğerlerinin harab durumda olduğunu anladım. O’na çok daha fazla eziyet çektirmemek için bıraktım. Hani bir ümit ya, sevdiğinden ayrılırsın, öyle benimkisi; ‘Ne olur Gülüm, bana bir şeyler söyle’ dedim.

Ses gelmedi. O sırada doktor geldi. O’na oksijen verilmesini istedim, ağzına taktıkları minik petlerden çok hafif bir sesin geldiğini duydum. O’na doğru eğildiğimde ağzından 5 harflik bir kelime dökülüyordu; ‘Oğlum’ dediğini duydum. Kulağına eğilerek ‘Ben seni duydum. Allâh senden razı olsun. Ben senden razıyım’ dedim.

Akan kanlarını ellerimle temizlemeye çalıştım. Parmaklarımda tırnaklarımın dibinde kanları hâlâ duruyor. O kan izleri geçmiyor. Bunu yapanlar cezalarını alıncaya, Filistin’deki zulüm, Gazze’deki ambargo kalkıncaya kadar bu kanların parmaklarımda kalacağına dair O’na söz verdim. Çünkü o inandığı dâvâ uğruna şehîd oldu. İnsanlık uğruna çıktı yola ve insanlık uğruna öldü.

Hepimizin üzerinde bir ölü toprağı serilmiş gibiydi. Bir abimiz bu sırada ezan okudu ve kendimize geldik. İsrailliler’e namaz kılmak istediğimiz söyledik. Askerlerin bir kısmı kabul etti, bir kısmı ise karşı çıktı. Bir taraftan güneş, bir taraftan helikopterin denizden attığı tuzlu su ve helikopterin sesi, güneş soğuk ve tuzlu suyun altında saatlerce bekletildik.

Biz sporcu bir aileyiz. Çetin Fenerbahçeli, ben Galatasaraylı, oğlumuz Beşiktaşlı. Ama bir birliktelik sağlanıyor. O benim hocam, beni yetiştiren kendisi. İlk Avrupa şampiyonu olduğumda, 1997 yılında, bana sarılışını, bana bakışını unutamıyorum. 2002 yılında oğlumuz kick – boksta İtalya’da dünya üçüncüsü oldu. Oradan babasını arıyor, ‘Anneme söyle ben O’nu geçtim’ diyor. Babası da O’na, ‘Oğlum, annenle iddiâlaşma, O çalışır yine seni geçer’ dedi. Çalıştık ve birlikte gittik, Kore’de 2008 yılında yapılan dünya şampiyonasına. Burada ben iki kez dünya birincisi oldum, Çetin de dünya ikincisi oldu. Bu kez oradan babası oğlumu aradı ve ‘Bak oğlum, annen iki kez dünya şampiyonu oldu, hadi bakalım geç geçebilirsen’ dedi.

Eşimin naaşını getirdiklerinde, oğlumun söyledikleri beni gururlandırdı. Oğlum tabutun başında, ‘Baba bu kez gerçekten hepimizi geçtin. Sen âhiret şampiyonluğunu kazandın. Ben de daha iyisini yapmaya çalışacağım ama senin mertebene ulaşabilir miyim, bilmiyorum’ dedi.

Spor bir yarıştır ve ‘birlikte saygı’, ‘insanları sevmek’ mânâsına gelir. Spor barışçıdır; biz barış insanlarıyız, biz eğitimciyiz, insanları severiz, dövmeyiz.

Bizler uluslararası karasularında hiç hak etmediğimiz halde saldırıya uğradık. Onlar saldırdılar, onlar bizi öldürdüklerini sandılar, ama bakın dünyanın durumuna. Öyle bir araya gelindi ki... Medyada acayip bir kirlilik var. Bu da bizi bölmek isteyenlerin bir oyunu. Özellikle biz şehîd ailelerinin sağduyulu olmasını istiyoruz.”  (6)

Dünya ve Avrupa taekwondo şampiyonları Çetin – Çiğdem Topçuoğlu çiftinin spor ve aile hayatlarıyla ilgili en ilginç noktayı, bilerek yazımızın sonuna sakladık. İnanması hakikaten çok çok güç ama gerçek bir başarı hikâyedir, bu.

Bu güzel insanlar evlenip hayatlarını birleştirdiklerinde, sadece Çetin Topçuoğlu bu sporu yapıyordu. Çiğdem Topçuoğlu ev hânımıydı.

Dünya şampiyonu ve aynı zamanda eğitimci yönüyle eşsiz bir hoca olan Çetin Topçuoğlu, eşine de bu sporu öğretti ve onu sürekli evde çalıştırdı. Çetin Topçuoğlu’nun evde özel olarak ders verip çalıştırdığı, antrenman yaptırıp eğittiği Çiğdem Topçuoğlu, taekwondo sporunda uluslararası başarılara imza atan ve ülke sporunun gurur duğduğu bir isim oldu.

Çetin Topçuoğlu, bir “ev hânımı”ndan bir “Avrupa şampiyonu” çıkartmıştı.

Mavi Marmara gemisinde şehîd düşen Çetin Topçuoğlu, böyle bir hocaydı işte.

 

sediyani@gmail.com

DİPNOTLAR:

(1) : İHH.org.tr, İHH İnsanî Yardım Vakfı resmî web sitesi, 30 Haziran 2010

(2) : 24 Dakika, Çetin Topçuoğlu Şehîd Edildi, Fatih Keçe, 2 Haziran 2010

(3) : Cihan Haber Ajansı, 5 Haziran 2010

(4) : TurkiyeTaekwondoFed.gov.tr, Türkiye Taekwondo Federasyonu resmî web sitesi, 1 Haziran 2010

(5) : Koyuncuspor.com, Taekwondo Şehîd Çetin Topçuoğlu’na Ağlıyor, 2 Haziran 2010

(6) : Adana Medya, Gazze Şehîdi’nin Son Sözleri “Oğlum” Olmuş, 9 Haziran 2010

 

 

FOTOĞRAFLAR:

Çetin Topçuoğlu, 1956 yılında Adana’da doğdu. 1979 yılında Çukobirlik’te memur olarak işe başlayan Çetin Topçuoğlu, 1998 yılında emekli oldu. İki yıl Adana Demirspor’da amatör olarak futbol oynadı. 1973 yılında taekwondoya başlayan Topçuoğlu birçok defa “Dünya Taekwondo Şampiyonu” oldu ve ödül aldı. 1992 ve 1998 yıllarında “Yılın Hakemi” seçildi.

Şehîd Çetin Topçuoğlu erkeklerde “Dünya Taekwondo Şampiyonluğu”, hânımı Çiğdem Topçuoğlu da bayanlarda “Avrupa Taekwondo Şampiyonluğu” ünvânına sahiptiler ve karı – koca Mavi Marmara gemisinde de birlikteydiler...  31 Mayıs sabahı gerçekleşen terörist İsrail saldırısında dünya şampiyonu millî sporcumuz Çetin abi, insanlıktan nasibini almamış İsrail askerleri tarafından şehîd edilirken, Çiğdem abla da yere atılarak acımasız bir şekilde tekme tokat dövüldü... Başarılı bir spor hayatı ve mutlu bir aile hayatı yaşayan Topçuoğlu’nun bu fotoğraftaki günleri, artık sadece hatırâlarda yaşayacak... Sana kıyan o zalimlerin elleri kırılsın, Çetin abi. Sana dokunan o bedbahtların ayakları kırılsın, Çiğdem abla.

 

Çetin abi ile Çiğdem abla, şelâle gibi gür ve beyaz akan bir ırmağın kenarında, açıkhavada kahvaltı yaparlarken

 

Çetin abi, Allâh’ın Evi’nde... Şimdi ise, Allâh’ın huzurunda.  

 

16 Nisan 2009 tarihinde, bir camide çekilmiş toplu fotoğraf. Fotoğrafta Çetin abiyi göremiyorum ama Çiğdem abla sağ başta, ismi yazılan yerde.

 

Çetin abi, dostlarıyla vedâlaşırken son sözleri şöyle oldu: “Taekwondoda dünya şampiyonu olduk, şimdi sıra âhiret şampiyonluğunda inşallâh.”

 

Çetin abi, dünya tatlısı iki kız çocuğuyla birlikte. Çocukların O’nun nesi olduğunu bilmiyorum; yeğenleri olabilir.

 

Disiplini, kararlılığı ve aldığı görevi en iyi şekilde yerine getirme isteği O’nu tanımlayan özellikler arasında idi. Filistin için yapılan tüm etkinliklerde aktif olarak ön planda çalıştı.

Filistin’e yardım filosuna katılım için hazırlanan formda yer alan “Bu kampanyaya ne kadar destek verebilirsiniz?” sorusunu “Gücümüzün yettiği yere kadar” yazarak cevaplamıştı. Yardımcı olabileceği alanları, “eğitmen, ilk yardım, spor, organizasyon” olarak sıralamış, filoya neden katılmak istediği sorusuna ise “Topal karınca misali safımızın belli olması için” diyerek yanıtlamıştı.

 

Çetin – Çiğdem Topçuoğlu çifti, sanatçı Ömer Karaoğlu ile birlikte

 

Çetin abi Filistin’le ilgili bir etkinlikte konuşma yaparken

 

Mavi Marmara gemisinde Adana ilimizden 8 yolcu vardı. Dünya ve Avrupa taekwondo şampiyonları Çetin – Çiğdem Topçuoğlu çifti, insanî yardım filosuna apartmandaki komşuları Cihangir – Fatma Pakdil çifti ile birlikte katılmışlardı.

 

Adana’daki son saatler. Gazze yolcusu kalmasın!

 

Çetin abi, İHH Başkanı Bülent Yıldırım ile birlikte

 

Çetin abi Mavi Marmara gemisinde; Akdeniz yolculuğunda! “Via Maris’te Bir Gül Bekler Beni”...

 

İsrail esaretinden kurtulan Çiğdem abla, memleketi Adana’ya ayak basarken... Hemen sağındaki delikanlı, oğlu Aytek.

 

Çetin – Çiğdem Topçuoğlu çiftinin tek çocuğu Aytek Topçuoğlu: “Allâh’tan başka ilâh yoktur.”

 

Burası, Adana Şakirpaşa Havaaalanı... Şehîd Çetin Topçuoğlu’nun cenazesi uçaktan indirilirken.

 

Çiğdem abla şehîd eşinin tabutuna sarılırken... Yaşadığı tüm güzellikler, en mutlu hatırâları ve hayatına anlam katan tüm değerler o tabutun içinde.

 

Söze gerek var mı?

 

Çiğdem abla eşinin tabutunun başında durmuş, bir noktaya bakıp düşünüyor. Kim bilir, belki de bütün hatırâlar film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyordur. Yanında O’nu teselli etmeye çalışan hânım kardeşimizi tanıdınız mı? Değerli yazarımız Demet Tezcan.

 

Çetin abi toprağa verilirken

 

Çetin abinin Adana’daki cenaze törenine 30 bin kişi katıldı; gözyaşları sel olup aktı

 

Çiğdem abla eşinin cenazesinde konuşuyor: “Sakın ağlamayın. Dik durun!”

 

01 Adana... Bu fotoğraf, Mavi Marmara gemisinde şehîd olan dünya taekwondo şampiyonumuz Çetin Topçuoğlu’nun cenazesinde çekildi.

 

Adı, Çetin Topçuoğlu; 54 yaşında; Adanalı; dünya taekwondo şampiyonu; Mavi Marmara gemisinin 587 yolcusundan biriydi... Dünya hayatını bir “hapishane” olarak gören Çetin Topçuoğlu, “özgürlüğün ve kurtuluşun” ancak şehâdetle, Allâh yolunda ve mazlûm insanlar için canını fedâ ederek elde edilebileceğine inanıyordu. Dünyayı bir “hapishane” olarak gören Çetin Topçuoğlu, bu “hapishane”den ancak “şehîd olarak” kurtulabileceğine inanıyordu... Çetin abi! Sen aradığın ve arzuladığın “özgürlük ve kurtuluş”a MaviMarmara gemisinde kavuştun ve bu “hapishane”den kurtuldun. Peki biz geride kalanlar bu “hapishane”de daha ne kadar ömür çürüteceğiz abi?

YAZIYA YORUM KAT

7 Yorum