SP'de Kayyum Kararının İlk Yansımaları

22.09.2010 16:59
SPde Kayyum Kararının İlk Yansımaları
Numan Kurtulmuş'a yönelik muhalif hareket olağanüstü kurultay için imza toplarken Saadet Partisi yönetimi ve gazeteci-yazarlar kayyum ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi'nde sular durulmuyor. Milli Görüş Hareketi İstanbul İl Sorumlusu Selman Esmerer, yanına SP Partisinin bazı önemli isimleri ve 30 ilçe başkanını da alarak Genel Başkan Numan Kurtulmuş'a bayrak açtı. "Önce Ahlak ve Maneviyat" yazılı dev bir Necmettin Erbakan posteri önünde konuşan Esmerer, sonuna kadar Milli Görüş'ün lideri Erbakan'ın yanında olacaklarını söyledi.

Saadet Partisi'nde Genel Başkan Numan Kurtulmuş'a yönelik muhalif hareket bugün bir adım daha attı.

İstanbul Fatih'te bir otelin toplantı salonunu tamamen dolduran ve aralarında SP eski Genel İdare Kurulu üyesi ve Milli Görüş Hareketi İstanbul İl Sorumlusu Selman Esmerer, eski GİK üyesi Sadrettin Karaduman, SP Kadın Kolları Başkanı Nagihan Gül Asiltürk ve eski Refah Partisi Milletvekili Fettullah Erbaş'ın da bulunduğu kalabalık, önce İstanbul için olağanüstü kongre, ardından da SP için olağanüstü kurultay çağrısı yaptı.

"Önce Ahlak ve Maneviyat' yazılı dev bir Necmettin Erbakan posterinin bulunduğu salonda sık sık "Mücahit Erbakan, Efsane Başbakan Erbakan ve Hocaya sadakat şerefimizdir" sloganları atıldı.

Yaklaşık 300 kişiyle birlikte basın toplantısı düzenleyen ve salona Milli Görüş Hareketi İstanbul İl Sorumlusu olarak tanıtılan Selman Esmerer açıklamayı yaptı.

Esmerer, SP eski Genel Kurulu üyesi Sadrettin Karaduman'la birlikte önceki gün Ankara'da Erbakan Hoca'yı ziyaret ettiklerini ve bu işi çözmeleri için kendisinden talimat aldıklarını öne sürdü.

SP'nin İstanbul İl Kongresi için 585 delegenin 400'ünün imzasını aldıklarını açıklayan Esmerer, noter tasdikli imzaları basın mensuplarına gösterdi.

Basın toplantısının ardından imzalar, SP İstanbul İl Başkanlığı'na götürüldü.

Saadet Partisi'nden ilk açıklama

Kayyum kararının ardından Saadet Partisi'nden ilk açıklama geldi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç, "4 partisi derin güçler tarafından kapatılan Milli Görüşün 5. partisi mahkeme kapılarına düşürülmüştür" dedi.

Malkoç, parti genel merkezindeAnkara10. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı üzerine düzenlediği basın toplantısında, partilerinin 11 Temmuz'da muhteşem bir kongre gerçekleştirdiğini söyledi.

Kongrede istediklerini elde edemeyenlerin kavga çıkardığını, kongreyi sabote etmeye çalıştıklarını belirten Malkoç, "İstediklerini elde edemeyenler kavga çıkardılar. Kongrenin ardından 4 koldan saldırıya başladılar. Bunlar partimizin eski yöneticileri." dedi. Malkoç, şöyle devam etti:

"Bu kişiler birinci olarak televizyon televizyon dolaşarak fitne fesada sebebiyet verecek, partinin mensuplarını bir birbirine düşürecek açıklamalarda bulunmuşlardır. İkinci saldırı alanları Edirne'den Hakkari'ye, Artvin'den Muğla'ya kadar 1200 delegeyi arayarak, her türlü yalana iftiraya başvurarak, imza toplamaya çalıştılar. Üçüncü olarak Türkiye genelinde partimizin yöneticilerine karşı fiziki saldırılar başlamıştır. Bunun en açık örneği Saadet Partisi İstanbul İl iftar yemeğinde yaşananlardır. Dördüncü saldırı alanı ise Milli görüş tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir şekilde kongreden hemen sonra başlayarak partimiz aleyhine 14 tane dava açılmıştır. Şunu belirtmek isterim ki 4 partisi derin güçler tarafından kapatılan Milli Görüş'ün 5. partisi mahkeme kapılarına düşürülmüş ve mahkeme kararıyla kayyuma devredilmiştir."

Mahkemede verilen kararın Türkiye'de bir ilk olduğunu belirten Malkoç, "Türkiye'de ilk defa bir partinin genel merkez kongresi kayyum aracılığıyla yapılacaktır. Bundan daha da ilginci o mahkemede davacı olanlar, o davanın avukatı olanlar kayyum tayin edilmiştir" dedi. 

İşte SP Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç'un açıklaması:

"Ağabeylerimiz, Bizi Birbirimize Düşürdü"

Biraz önce Ankara 10. Sulh Mahkemesi'nden partimizin Kayyum'a ilişkin kararı çıkmıştır. Genel Başkanımızın başkanlığında başkanlık divanı olarak ilk değerlendirmeyi yaptık. Bu değerlendirmeden sonra aşağıda arz edeceğimiz hususları kamuoyuna duyuruyoruz:

11 Temmuz'da Saadet Partimiz muhteşem bir kongre yapmıştır. Kongre salonunda istediği sonucu elde edemeyenler Kongre'de kavga çıkartmış ve kongreyi sabote etmeye kalkmışlardır. Bununla da yetinmemişler kongrenin hemen ertesi günü partimize karşı dört koldan saldırıya başlamışlardır. Bunlar partimizin eski yöneticileridir.

Özellikle de birinci alandaki saldırıları, televizyon televizyon dolaşarak fitne ve fesada sebep verecek, partinin mensuplarını birbirine düşürecek açıklamalarda bulunmuşlardır. İkinci saldırı alanları, Edirne'den Artvin'e kadar 1200 delegeyi arayarak her türlü yalana iftiraya başvurarak imza toplamaya çalışmışlardır. Üçüncü olarak Türkiye genelinde partimizin yöneticilerine karşı fiziki saldırılar başlamıştır. Bunun en açık örneği, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde yaşanan talihsiz olaylardır. Bir iftar yemeğinde oruçlu oruçlu, millet iftar yemeğine başlarken bu saldırının ne manaya geldiğini Türkiye toplumu milletimiz gayet iyi anlamış ve bunun karşılığında da bunları yapanları lanetlemiştir.

Dördüncü saldırı alanı ise milli görüş tarihinde şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde kongreden hemen ertesi gün başlayarak partimiz aleyhine 14 dava açılmıştır. Şunu belirtmek isterim ki 4 partisi derin güçler tarafından kapatılan milli görüşün beşinci partisi mahkeme kapılarına düşürülmüş ve mahkeme kararıyla bu ağabeylerimizin eliyle kayyuma devredilmiştir.

Toplumsal dayanağı ve siyasi karşılığı olan hareketler, mahkeme kararlarıyla önlenemez. Bunun en güzel örnekleri siyasi tarihte açıkça görülmektedir. Türkiye'de bir ilk yaşanmaktadır. Türkiye'de ilk defa bir partinin genel merkez kongresi, kayyum aracılığıyla yapılacaktır. Bundan daha da ilginci o mahkemede davacı olanlar, kayyum tarafından hakim tayin edilmiştir.

Değerli arkadaşlar biz, kendi siyasi tarihimizde çok badireler ve sıkıntılar gördük. Çok, olaylar yaşadık. Çok şükür hepsini aşarak yolumuza devam ettik. Bugün yapılanlar da tarihin akışı içerisinde zerre kadar önemi olmayan olaylardır.

14 davanın açıldığından bahsettim. Bugün üç tane duruşma vardı. Bunlardan ikisini mahkeme reddetmiştir. Üçüncü duruşmada da Anakara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, partinin kongre yönetimini kayyuma devretmiştir. Bu kararın çıkmasında özellikle Yargıtayın internet sitesinde olmayan ve bugüne kadar da hiç yayınlanmamış olan bazı kararlar var. Çünkü bugüne kadar görülen bütün davalarda bu tür davaların anayasa mahkemesinde görülmesi yönünde anayasa mahkemesinin kararları vardı. Hatta davacılar da bu kararları dosyalarına koymuşlardır.

Ancak enteresan bir şey oldu. Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Yargıtayın kendi sitesinde yayınlanmayan ve hiçbir yerde yayınlanmamış sekize yakın Cumhuriyet Halk Partisi örnek kararları var. Bu kararların kim tarafından bu arkadaşların eline tutuşturulduğunu merak ediyoruz. Acaba sayın Önder Sav ile yapılan görüşme mahkeme sürecine ne gibi tesiri olmuştur onu da önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.

Değerli arkadaşlar, bundan sonraki sürecimizle alakalı olarak sizlere şunu ifade etmek isterim. Bu saldırılara rağmen partimizin birlik ve bütünlüğünü sağlamak için sabırla, sukunetle ve itidalle hareket ettik. Bundan sonra da aynı şekilde hareket edeceğimizden kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Genel başkanımız sayın Numan Kurtulmuş, yarın genel idare kurumunu toplayacaktır. Cuma günü de Türkiye genelindeki il başkanlarımız ve belediye başkalarımızı toplayarak istişareler yapacaktır. Bu istişareler sonucunda çıkacak sonuçta kamuoyu ile açık bir şekilde paylaşılacaktır. Tekrar ifade etmek istiyorum ki bütün teşkilatımızın mensupları, camiamız ve milletimiz müsterih olsun. Biz yolumuza il başkanlarımızla, genel kurul idaricilerimizle, belediye başkanlarımız ve genel başkanımızın başkanlığında emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz

Abdurrahman Dilipak: Çok Üzgünüm

TVNet'e konuşan Vakit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, Saadet Partisi'ndeki sorunun bu şekilde çözüme kavuşmasından ötürü çok üzgün olduğunu söyledi.

"Saadet Partisi, bir yere gitmiyor. Olduğu yerde dönüyor. Çok kötü bir durum bu. Sadece saadet partisi açısından değil, Türk siyaseti açısından kötü bir durum. Önce ahlak ve maneviyat diyerek yola çıkan bir siyasi partide siyasi sorunların böylesine içinden çıkılmaz bir hale gelmesi ve bunun kayyuma devredilmesiyle sonuçlanması çok kötü bir durum.

Bir Parti düşünün ki Türkiye'nin sorunlarını çözmek için en önemli projeye sahip olduğunu söylüyorlar ama o kadrolar kendi sorunlarını çözemediği için olay mahkemeye intikal ediyor. Bu Saadet Partisinin varlık sebebi ve toplumun ondan beklentileriyle örtüşmeyen bir durumdur. Böyle bir sonucu hazırlayan süreç ancak CHP geleneğinden Önder Sav'ıyla açıklanabilecektir. CHP'deki sürekli birbirini suçlayan ve çözüm üretmeyen anlayışın bir bakıma Saadet Partisi'ne bulaştığı gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Bir yandan önümüzdeki günlerde Kongre yapılması baskısı vardı. İstanbul teşkilatında sorunlar vardı. Bir seçilmiş il başkanı var. Bir başkası onun üzerine atanıyor. İstişareyle başkan atadık diyorlar. Bu nasıl bir şeyse. Ne yasaya ne yönetmeliğe uyar. Daha önceki kongre zaten yaralı bir kongre. Ben bu duruma üzülüyorum. Böyle olmamalıydı. Buraya gelmemeliydi bu işler. Bundan sonrası için de "tadı kaçtı" artık.

Burada sorun çok açık. Saadet Partisi, Erbakan'ın kendi karizmasıyla tayin edeceği kişilerle mi devam edecek yoksa seçilen, tabanın iradesiyle gelen kişilerle mi yola devam edecek? Bu tabandan gelen insanların bir kısmı da Erbakan'ı kayıtsız şartsız ebedi şef olarak, devamlı olarak onun mutlak belirleyiciliğine esas alan bir anlayışı ortaya koyuyorlar. Bunu bir takım ritüellerle de destekliyorlar. Be gelenek mi devam edecek yoksa adaylarını seçimle belirleyen bir hareket mi olacak? Asıl cevap verilmesi gereken sorun bu. Çok üzgünüm. Bu işler buraya gelmemeliydi.

Bir çok kişinin bu olaydan ötürü hayalleri yıkılacaktır. Bu noktaya gelmesini istemeyen, para pul veren, gece gündüz çalışan bu insanlar bu işlerin bu noktaya gelmesini içlerine sindiremeyecekler. Bundan sonra da kamplaşacaklardır. Numan kampı, Erbakan kampı ortaya çıkacaktır."

Gülerce: "Kurtulmuş'un Aday Olması Zor"

Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Saadet Partisi (SP) yönetiminin mahkeme kararıyla Kayyum'a devredilmesini değerlendirdi. Bundan sonra Genel Başkan Numan Kurtulmuş'un aday olmasının zor olduğunu iddia eden Gülerce, Kurtulmuş'un aday olsa bile mevcut delege yapısıyla genel başkan seçilmesinin zorluğuna dikkat çekti. Gülerce, Kurtulmuş ve arkadaşlarının yeni bir parti kurma girişiminde de bulunmayacağını düşündüğünü belirtti.

Övür: "Sağlıklı Bir Siyaset Süreci Çıkmayacak"

Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür de kayyum sürecinden sağlıklı bir siyaset sürecinin çıkmayacağını dile getirerek, Saadet'teki genç kuşağın yeni arayışlara gideceğini ileri sürdü. Övür, Kurtulmuş'un yeni kongrede genel başkan adayı olmasının ve başkan olarak çıkmasının zor göründüğünü savundu.

İlgili Haber:
Saadet Partisi Kayyuma Devredildi

  • Yorumlar 3
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim