Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

Spam

A+A-

Yine bilgisayar konusu. Ama bu defa başka açıdan.. Ergenekoncular bu günlerde internete saldırıyor galiba.

 “Ülke satılıyor, Allah’ını kitabını seversen bu mesajı en az 10 kişiye gönder” diye başlayan her gün onlarca mail geliyor..

Bir de internette dolaşan meczublar var. “Bu mesajı on kişiye gönderen 10 kişi zengin oldu, göndermeyeni ise cin çarptı” gibi abuk subuk şeyler. Bir rüya görmüş, ak sakallı biri kendine böyle demiş..

Kimi mal satma derdinde, kimi aklında insanlığın problemlerine kalıcı çözüm bulma iddiasında. Kimi ise bilmem hangi üniversitede çalışan bilmem kimdir, dünyadan gizlenen bir sırrı size haber vermektedir.

Kontör dolandırıcılarından misyonerlere, siyaset pazarlamacılarından mucize ilaç pazarlamacılarına kadar herkes internette av peşinde..

En muhteşemleri Ergenekoncular.. Kahramanlık taslarken savundukları değerleri de yerle bir ettiklerinin farkında bile değiller..

Herhalde bu şekilde bir şeyler yaparak ya amirlerine rapor sunuyor ya da kendilerini tatmin ediyorlar..

1000 kişiye mail attım, onlar da 10 kişiye, o on kişi de onar kişiye gönderse, 10.000, 100.000, 1.000.000, 10.000.000, 100.000.000. 6 devirde, Türkiye’nin toplam nüfusunun iki katına ulaşıyorsunuz.

Düşünün ki, bu iş için toplam ayırmanız gereken süre 5 dakika bile değil.

Herkes aldı, okudu, inandı değil mi?

Hemen her gün belli bir süre SPAM temizliği ile uğraşıyor insanlar. Çoğunun kimse başlığını bile okumuyor. Birkaç grup, ya ücretli, ya sempatizan bu işi kendilerine iş edinmişler anlaşılan.

Zaten kaç kişiler belli değil. Herhalde en çok kendi arkadaşlarına gönderiyorlar, onlar da bıkıyorlardır. Çünkü bir kişiye aynı mesajdan aynı zaman aralığında onlarca geliyor.

Maksat vatan kurtulsun, komutanlar psikolojik savaşçıları alışverişte görsün kabilinden bir şey..

Hani kafes planında ortaya çıkmıştı Genelkurmay’ın internet sitelerinin olduğu.

Bunların çoğu hâlâ aktif..

Kim yazıyorsa o yazıları.. O ne iddialar öyle. Derin analizler, uluslararası siyaset belgelerinden alıntılar, atıflar...

Hani kendi sempatizanlarını bile bezdirecek türden şeyler.. Demek bunlara da inanan var ki, hâlâ sürdürüyorlar. Sanırım birilerinin bu iddialara inanmasından çok, birileri kendilerini bir şeyler yaptıklarına inandırmak istiyor..

Ne demişler: Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder..

Birileri şecaat arzederken kendi günahlarını da söylüyor bu arada..

Güya satıcı kılığına girmiş ısrarcı bir dilenci gibi, aynı iddiayı size kabul ettirmek için taciz edici bir dil kullanıyorlar ki.. Hani bazıları vardır karınca duası satan. Aynı dili kullanıyorlar..

Artık millet bunları kanıksadı. Temcit pilavı gibi hep aynı şeyler milletin önüne getirile getirile, insanlar bunları tanıdı.. Ancak sarhoş birtakım delikanlıları peşlerine takabiliyorlar.. Bir de korku belasına bunların peşine takılıyordur birileri..

Hani Sovyetler dağılmadan bir gün önce Kızılordu adı bile hâlâ korkutuyordu insanları, bir gün sonra ne oldu biliyorsunuz..

“Bizim Sovyet”te de durum pek farklı değil.. Yarın çevrelerinde kimse kalmayabilir. Her şey bir korku tünelinde olup bitiyormuş gibi..

Bu kocaman iddialardan sonra, yarın insanları sarsabilecek hangi iddiada bulunabilirsiniz ki! Kim inanır artık size?. Daha yüksek sesle hangi gerçeği haykırabilirsiniz?.

Artık piyasalar bile satın almıyor bu iddiaları..

Birkaç malum media tetikçisinden başka kim ciddiye alıyor ki bu iddiaların sahiplerini?.

Genelkurmay’ın kozmik odasına giriyor, o gün borsa rekor kırıyor..

Malum media her gün tiraj kaybediyor.. Malum sermaye grubu kendine başkanlık edecek kimseyi bulamıyor artık.. Bu iddiaları dillendiren politikacılar inandırıcılığını ve ciddiyetini kaybediyor. Hayat, bu iddiaları ve iddiacılarını yalanlıyor çünkü.

Baykal ve Bahçeli, daha ne zamana kadar bu iddiaları ciddiye alacaklar bilmiyorum.. Sanki Bahçeli Baykal’dan daha önce farkına vardı gibi bu kötü gidişatın.. Aleviler oynanan oyunun farkına vardı. Kürtler de artık yavaş yavaş farkına varmaya başladılar..

Baykal görmek mi istemiyor, yoksa bizim görmediğimiz başka şeyler mi görünüyor gözüne, korkuyor mu birilerinden, bir yerlerden, bir şeylerden bilmiyorum, ama yokuşaşağı koşar gibi gidiyor..

Birilerinin öfkeleri gözlerini kör etmiş sanki..

Bundan sonra da interneti kullanmak isteyen istihbarat örgütleri olacaktır.

Toplum mühendisleri için kolay ve ucuz bir yol gibi gözükebilir.

Yarın bu makine mehdi olayı için de kullanılabilir..

Daha şimdiden internet ajanların cirit attığı bir yer.. Balta girmemiş bir orman gibi.. Mafia buradan sex ya da uyuşturucu, silah pazarlayabilir. Karanlık örgütler chat salonlarından uygun gençleri avlayabilir..

Kim kimdir bilmiyorsunuz.. Herkes maskeli bu mahallede maske ile dolaşıyor..

İnternet bir yanı ile de hayatımıza dışarıdan gelip giren bir virüs gibi.

Sizi şeytanlarla ve meleklerle komşu yapıyor. Cennet de, cehennem de bir “tık” ötede, sizi bekliyor..

İnternete gözünüzü dikmiş bakarken, birileri beyninizi kontrol edebilir. İpnotik etkiyle uyutulup yönlendirilebilirsiniz. Ya da gizli reklamlarla ihtiyacınız olmayan mal ve hizmetleri tüketmeye yönlendirilebilirsiniz..

Aman dikkat.

Selam ve dua ile..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT