1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Sosyoloji mi, Vahyi Ölçüler mi?
Sosyoloji mi, Vahyi Ölçüler mi?

Sosyoloji mi, Vahyi Ölçüler mi?

Zulme de uğrasak, sıkıştırılmış öfkelerimiz de olsa yaşanan olaylara nefsi/beşeri ölçülerle değil, Kur’an’ın muhkem nassları ve İslam’ın şer’i ölçüleriyle yaklaşmamız gerekir.

A+A-

Hamza Türkmen gündemi yorumluyor:

Resulullah (s)’a karikatürlerle hakaret eden Paris’teki Charlie Hebdo mizah dergisine ve bir markete ‘Küresel Cihadcılar’ silahlarla saldırmışlardı.

7 Ocak saldırılarından sonra camiamızın öncülerinden Mehmet Göktaş 9 Ocak tarihli ‘Özür diliyoruz Paris, bir yanlışlık oldu’ yazısıyla; Abdurrahman Dilipak 10 Ocak tarihli ‘Kork Fransa!’, Rıdvan Kaya da ‘Charlie’nin Şeytanları’ başlıklı yazılarıyla olayın sosyolojik boyutuna dikkat çekmişler ve Fransa’da patlayan sıkışmış öfkenin nedenlerine işaret etmişlerdi.

Sivil toplumcu bir açılım için Medine Sözleşmesi’ni çarpıtmasına rağmen Ali Bulaç’ı, ‘Küresel Cihadcılar’ın gerçekleştirdiği 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler saldırılarından sonra Yeni Şafak’a verdiği bir demeç dolayısıyla aramış ve tebrik etmiştim. Çünkü Bulaç, ‘Asıl bu terörizmi kışkırtan kapitalist terör devletlerine bakmak gerekir’ diyordu. ‘Kedi gibi köşeye sıkıştırılan çaresiz insanlar tabii ki tırmalar’ vurgusu ile sosyolojik bir tespit yapıyordu.

Kemalizmin İstiklal Mahkemeleri veya Dersim Katliamı; Fransızların Cezayir, Amerika’nın Vietnam, Koalisyon Güçleri’nin Irak katliamları geriye unutulmayacak toplumsal hafızalar bırakmıştı.

1921 Kahire Toplantısı ile fiili olarak ulusal sınırlar çizip Müslüman halkların başına krallık, şahlık, emirlik, cumhuriyet, askeri komite gibi totaliter rejimlerin iktidar olmasına ön açmaya çalışan ve Terörist İsrail Devleti’nin 1948’den bu yana devam edegelen katliamları karşısında üç maymunları oynayan tüm küresel güçlerin ifsadını unutmak mümkün mü? 

Yazının Devamı >>>