1. HABERLER

  2. HABER

  3. Soruşturmanın Durdurulması Talimatı Söz Konusu Değil
Soruşturmanın Durdurulması Talimatı Söz Konusu Değil

Soruşturmanın Durdurulması Talimatı Söz Konusu Değil

Adalet Bakanı Bozdağ, İstanbul merkezli operasyona ilişkin, soruşturmanın durdurulması talimatının söz konusu olmadığını bildirdi.

A+A-

HSYK ve Türkiye Adalet Akademisi'nin yapılarında değişiklik öngören Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesine devam ediliyor.

Teklifin TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerinde, İstanbul merkezli operasyon tartışma konusu oldu. 

MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz, İstanbul merkezli operasyona değinerek, sorumluların yargıda hesap vermesinin engellendiğini öne sürdü. Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ile ilgili iddialar da bulunduğunu öne süren Korkmaz'ın, "Türk milletini bir Bilal'e değişmeyin" demesi AK Partililerin tepkisine neden oldu.

Tartışmanın uzaması üzerine söz alan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, parlamentonun mahkeme salonlarına dönüştürüldüğünü belirterek, "Kimileri itham ediliyor, kimileri aklanıyor, kimisi mahkum ediliyor. Bu parlamentonun görevi değil. Şikayet ettiğimiz, eleştirdiğimiz her şeyi aynı günün içinde bizim çiğnememiz fevkalade yanlış" diye konuştu. 

Başlatılan bir soruşturmanın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun öngördüğü usuller çerçevesinde sonuçlanabileceğini, başka türlü sonuçlanma imkanı bulunmadığını vurgulayan Bozdağ, "Durdurulmuş bir soruşturma, durmuş soruşturma söz konusu değil. Başbakan'ın ya da Adalet Bakanı'nın herhangi bir soruşturmanın durdurulması talimatı söz konusu değil" dedi.

Bilal Erdoğan ile ilgili dosyanın içeriğini kimsenin bilmediğine, tartışmalı haberler üzerine değerlendirmeler yapıldığına dikkati çeken Bozdağ, masumiyet karinesine işaret etti.

"İftira kampanyası"

Bozdağ, Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığını hatırlatarak, Ömer Güney hakkında terör örgütü üyesi olmak, örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten adam öldürmeden soruşturma yürütüldüğünü kaydetti.

Yürütülen soruşturma kapsamında Fransa adli makamlarından adli yardım talebine henüz yanıt verilmediğini bildiren Bozdağ, şunları söyledi:

"Türkiye, uzunca zamandır bölücü terör örgütüyle mücadele etmektedir. Mücadelesini hukuk içerisinde yapmaktadır. Hukuk devletinin gereklerine uygun olarak mücadelesini sürdürmüştür. Bundan sonra da sürdürecektir. Devletin herhangi bir biriminin, organının hukuk dışına çıkması söz konusu değildir. Paris'te öldürülen kadın teröristlerle ilgili MİT'in veya diğer birimlerin isminin karıştırılması tamamıyla bir iftira kampanyasıdır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını, bu katilin arkasındaki gerçek azmettiriciler kimse bunu Türkiye ve dünya kamuoyunda deşifre edilmesi için soruşturma devam etmektedir. Ortaya gerçekler çıktığı zaman bunlar paylaşılacaktır. Bu konuda herhangi bir gevşeme söz konusu değildir. Bütün imkanlarla bu soruşturma yürütülmektedir."

Polis teşkilatında görevden el çektirme olmadığını, yapılanların görev yeri değişiklikleri olduğunu ifade eden Bozdağ, "Bütün bu işlemlerin hepsi hukuka uygunluk içerisinde yapılıyor. Aykırı düşüncede olanlar için yargı yolu açıktır" dedi.

Yetki genişliği eleştirileri

Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nun oluşumunu düzenleyen 11. madde üzerinde yapılan görüşmelerde, muhalefet milletvekilleri Adalet Bakanı'na verilen yetkinin genişliğini eleştirdi. 

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, akademinin içinin hizmetlisine kadar boşaltıldığını ileri sürerek, "Orada virüs mü var? Herkes tasfiyeye tabi tutuluyor" dedi. Akademi Genel Kurulu'nun 21 üyesini Adalet Bakanı'nın tespit edeceğini, 10'unun bakanın yetkisi dışında seçileceğini anlatan Aldan, "Çoğunluğu sağlama arzusunda olabilirsiniz ama 'kurulun üçte ikisi bende olsun' anlayışı sağlıklı değil. Çoğunluk körlüğü ortaya çıkar" diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da teklifle Adalet Akademisi'nin mevcut kadrosunun tasfiye edileceği ve yeni bir kadro oluşturulacağını belirterek, bunun doğru olmadığını söyledi.

Adalet Bakanı'nın Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nun çoğunluğunu doğrudan belirleyememesi gerektiğini ifade eden Bal, bu yetkinin demokrasiyle bağdaşmadığını savundu. Bal, Adalet Bakanı Bozdağ'a, "Size bu kadar yetki vererek, muharebeye sokanlar yarın sizi yolda bırakır" dedi.

Hükümetin yargı alanındaki yasal düzenlemelerle yargıyı baskı altına almak ve yolsuzlukların üstünü örtmek istediğini öne süren Bal, "Yargıyı bastırmakla, yargıyı durdurmakla, etkisizleştirmekle telaş ettiğiniz olaylardan kurtulamazsanız. Kurtulacağınız yol tektir. Hukukun üstünlüğüne inanmak, kim suç işlemişse müeyyidesine rıza göstermek" diye konuştu.

Bu sırada Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, akademiye ilişkin tasfiye eleştirilerini hatırlatarak, Adalet Bakanı Bozdağ'a, "Herkes, 'müdüründen çaycısına herkes değişecek' diyor. Hiç olmazsa çaycılara dokunmayın" diye seslendi.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ise Köylü'ye, "Teklife yaptığınız katkıdan dolayı teşekkür ediyorum" dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da yargı bağımsızlığının önemine işaret ederek, "Hukuk ve yargı 18 ayar olmaz. 24 ayar olması gerekiyor. Karışım kabul etmez" ifadesini kullandı.

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum da Adalet Bakanı'nın Türkiye Adalet Akademisi'nin oluşumundaki yetkisini eleştirdi. Batum, yasa teklifinin iç hukuk ve evrensel hukuk ilkelerine, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu için gayri meşru olduğunu öne sürdü. 

Eleştirileri yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'ndaki temsilde eksiklik olduğunu belirterek, "İlk derece mahkemelerinde görev yapan adli ve idari yargı hakim ve savcıları arasından temsilci yok. Genel Kurul'un akademinin işleyişine katkı verirken etkin olması ve bütün paydaşları kapsayacak şekilde genişlemesi öngörülmekte" diye konuştu.

Teklifin Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nun oluşumunu düzenleyen 11. maddesi üzerinde AK Parti'nin verdiği değişiklik önergesi kabul edildi. Buna göre, Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nda HSYK'nın kendi üyeleri arasından seçeceği bir üye bulunacak. 

Teklif, HSYK Başkanı olan Adalet Bakanı'nın HSYK üyeleri arasından Adalet Akademisi Genel Kurulu'na bir üye seçmesini öngörüyordu. 

13 ve 14. maddeler kabul edildi

Teklifin, 12. maddesi metinden çıkarıldı, 13 ve 14. maddeleri kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, Türkiye Adalet Akademisi'nde verilen hizmetler karşılığında alınacak ücretlerin onaylanması, Adalet Akademisi Genel Kurulu'nun görevleri arasından çıkarılıyor.

Türkiye Adalet Akademisi Yönetim Kurulu'nun beş asıl üç yedek üyesi, genel kurul üyeleri arasından seçilecek. 

Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nun, Nisan ayının yanında Eylül ayında da toplanmasını öngören 12. maddesi, tekliften çıkarıldı. Böylece Genel Kurul, mevcut durumda olduğu gibi sadece Nisan ayında toplanacak.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Bu teklif, anayasal sisteme büyük sıkıntı olacak. Totaliter bir anlayışı ortaya koyacak. Hukuk tarihimizde bir benzeri dahi yok" dedi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın "Bir mensubiyetten bir başka mensubiyete geçti" ifadesinin "samimi ve siyaseten dürüst olunmadığını gösterdiğini" öne sürerek, "Bu yapıyı daha da muhkem hale getirmek istiyorsunuz" diye konuştu.

Sorulara ve eleştirilere yanıt veren Adalet Bakanı Bozdağ, Amerikalı bir savcının Adalet Bakanlığı'nda danışman olarak çalıştığı iddiasının doğru olmadığını söyledi.

Bozdağ, "Birtakım soruşturmaların, sayın Bush ile sayın Başbakanımız arasındaki görüşme sonucu başlatıldığına ilişkin iddialar gerçek dışıdır. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanına hiçbir ülkenin talimat vermesi söz konusu değil. Bunu söylemek bile büyük bir yanlışlıktır" dedi.

AA

HABERE YORUM KAT