Son pişmanlık fayda etmez

26.04.2008 04:34

Taha Kıvanç

Sonunda “Keşke yüzde 47 almasaydık” diyecek bir Ak Partili buldu Hürriyet; buldu ve pişmanlığı manşetine taşıdı. Manşet belirleme toplantısında masanın etrafında yer alanlar, karardan sonra, o işareti de yapıp “İşte biz adamı böyle pişman ettiririz!” diye nara da atmışlar mıdır acaba?

Manşetin sahibi, o birinci sayfayı çerçeveletsin de evinin konuk odasındaki Safari kelleleri arasına assın. Aslanın altında aslan, leoparın altında leopar, bu manşetin altında da 'demokrasi' yazarsa kimse şaşırmamış olur. Ülkemizin en ünlü pop sosyologu ve mesleğimizin medar-ı iftiharı olduğu kadar cangılda demokrasiyi kalbinden vuracak kadar keskin bir nişancı o...

Bir partiliyi halkın yarısının oyunu aldıkları için pişmanlık duyar duruma getirmek kolay bir iş değil gerçekten. Bir de halkı Ak Parti'ye oy verdiği için pişmanlık duyar hale getirirlerse, belki o zaman, istedikleri sonuca ulaşabilirler. Son hamleyi yapmak için kenarda duranların beklentileri bu çünkü: Halkın iktidardaki partinin ardından çekilmesi... İşte o zaman Doğan Grubu'nun tek sesli koro halinde oluşturduğu 'kaos' ortamı, yerini sessizlik ve sükûnete terk eder, etraf süt liman olur.

İlk önce hakkından gelmeleri gereken önemli bir engel var: Sabah-atv grubu... Şimdi bütün füzelerini rakip grubun üzerine yöneltmiş görünüyorlar. Şef, her zaman olduğu gibi, amiral gemisinin kaptanı; koroistler de ülkemizin bülbül sesli yazıcıları... Herhalde haber toplantısı yanında 'yazı' toplantısı yapmaya da başlamışlardır; o gün kimin, rakip gruba hangi yönden saldıracağını belirlemek, böylece mükerrerliği önlemek, ancak özel bir toplantıyla becerilebilir.

Hem kendi gemisindeki uyumu sağladığı, hem de Milliyet ve Vatan gibi filikaları da göz ucuyla yönlendirdiği için, bu büyük becerisinden dolayı, kaptanı canı gönülden tebrik ediyorum...

Rakip grubun satış işlemini tamamlaması 'sürpriz' miydi Doğan Grubu için?. TMSF'nin açtığı ihalede atv-Sabah grubunu satın alan Ahmet Çalık'ın parayı denkleştiremeyeceğini hesap ediyorlardı anlaşılan. Doğan Medya Grubu'ndan bazılarının, etrafa, “Bulamamışlar, değil mi?” diye sordukları benim kulağıma da geliyordu.

“Bu kadar nasıl emin olabilirler?” sorusunu yönelttiğim finans dünyasından bir dostum, “Yakın takibe alarak” dedi bana. Ahmet Çalık'ın kredi için kapısını çalabileceği bütün yerli ve yabancı bankalara haber mi saldılar yani? Eh, bunu da yaptılar ve kapıları sıkı sıkıya kapalı tutmayı becerdilerse, Doğan Grubu'nun bunu sağlayan mensuplarına kırk bir kere “Bravo” vallahi!

Ahmet Çalık kredi alabilir biri mi? Finansçı dostum, “Hangi kapıyı çalsa alır” dedi bana. Dışarıda da içeride de kredi alabilirliği hayli yüksek biri biliniyor çünkü. Daha geçen hafta Arnavutluk'taki cep telefonu şebekesi yatırımı için 100 milyon dolarlık bir krediyi Avrupalı bankalardan temin ettiğini gazetelerde okudum. Enerji alanında dünyanın öndegelen gruplarından birine sahip, ayrıca devreye sokacağı petrol rafinerisi daha şu aşamada bir milyar dolar ediyor.

Hürriyet ve yakınında tuttuğu filikalarında yazıcı olarak çalışan arkadaşlar birdenbire yabancı sermaye karşıtı oluverdiler. Meğer atv-Sabah için yanına Katarlı bir ortak almış Ahmet Çalık; gazetenin başına Arapça 'El' takısı getirerek 'Arap' sermayesini hatırlatıyorlar. Her medya grubunu yabancı ortakları açısından iyelik takısıyla belirleyecek olsaydık, sözgelimi Vatan gazetesinin önüne 'Der' mi, yoksa 'Die' mi koymak gerekirdi acaba? 'Der Vatan' mı, yoksa 'Die Vatan' mı? Almanca grameri açısından hangisi doğru olur acaba?

Hata yapmamak için bunu Almancayı iyi bilen bir dostuma sormam gerekiyor...

Doğan Grubu'nun haber kanalı 'CNN-Türk' adını taşıyor; aslında bir Türk-Amerikan ortaklığı bu... Hemen bütün medya şirketlerinde bir biçimde Alman sermayesi var Doğan Grubu'nun... Hükümet RTÜK Yasası'nı yabancı sermaye payını artıracak biçimde değiştirsin diye alesta beklediği de biliniyor grubun; yasa değişir değişmez medya grubundaki Alman ortak hisseleri de büyüyecek elbette.

Eğer yasa yabancı payı artırılacak biçimde değiştirilirse, yasanın o maddesine, yabancı paya sahip medya organlarının isimleri önüne, hangi ülke daha fazla para vermişse onu çağrıştıracak bir ön-ek getirilmesi şartı konursa iyi olur. Hürriyet, Milliyet, Posta gibi gazetelerin, Kanal-D ve Star gibi kanalların isimleri yabancı ön-eklerle kulağa daha hoş gelebilir.

Vahit Erdem yüzde 47 oy aldıklarından pişmanlık duymuş; ama bir de yüzde 30'lar civarında kalsalardı, yüzde 47'ye bu muameleyi reva görenler, o durumda başlarına neler getirirdi, bunu hiç düşündü mü?

Düşünse iyi olur.

Yeni Şafak gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim