Son Osmanlı ile anımsanan rüya

29.09.2009 01:30

Mine Alpay Gün

Ertuğrul Osmanoğlu'nun cenaze töreni herkesi şaşırtıyor. Zira sağdan soldan katılımcılar birbirleri ile yarışıyor. Hatta en titiz tarikat liderleri bile bu dua ve uğurlama töreninden uzak durmamaya özen gösteriyorlar.

Kimileri işte bunu anlayamıyor.

Son Osmanlıların İslam'la fazla ilgileri kalmamış olmalarına karşın, halkın ve dindar camianın ilgisine şaşıyorlar.

Burada devreye vefa duygusu giriyor.

Osmanlının geçmişteki şanlı hatıraları anımsanınca, ailenin kalan fertlerine saygıda kusur etmeyen halk bilinci devreye giriyor.

Batılılaşmanın saraydan başladığı bir süreci, halk nedense anımsamak istememekte.

Ne, Batı ile kanka Abdülmecid'i.

Ne, sarayda düzenlenen piyano resitalli baloları. Ne de batının mimarisine, musikisine, medeniyetine meftun son dönem padişahlarına toz kondurmak istemiyor.

Zihnindeki suçlular olan cumhuriyetçiler nasıl olur da bu mübarek aileyi sürgüne göndermiştir.

İyi de hiçbir devrim kansız, acısız, çilesiz olmaz ki.

Fransızları bile düşünmüyor bu halk.

Kraliçeleri ünlü Maria Antuannette'i giyotine yollayıp kıtır kıtır kestiklerini.

Ruslar da çarlarına by by derken, nezaketi fazla hatırlamamışlardı.

Bütün ülkelerde mavi kanlılar kesilip biçilirken, gene de şark duygusallığı bizde baskın çıkıp, Selanik'e giden bir trene paşa paşa bindiriliyor Osmanoğulları.

Elbet saraydan, hazinelerden, makamlardan ayrılık; onları çok üzüyor, kırılan gururları yüzünden acı çekiyorlar.

Borç içinde ölen son padişahın cenazesini kaldıracak para bulunamıyor.

San Remo'daki borçluların haciz koydurduğu tabut, gizlice Suriye'ye kaçırılıyor.

Ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmamış Hanedan kadınları, Fransız restoranlarında bulaşıkçılık yapıyorlar.

Ama hangi rejim değişikliği kansız olabilir ki.

Nitekim bir İslam Cumhuriyeti kurulsa idi, hanedanın durumu daha mı parlak olacaktı.

Sanmıyorum.

Belki Kemalistlerin unuttuğu kibarlığı, İslamcılar gösterecekti o kadar.

Bakıyorum da günlerdir Osmanoğlu ailesinin şık kadınları ile meşgul medya, ne büyük malzeme kaybına uğradığına hayıflanmakta.

Eğer iktidar, hanedanda olsa idi; ne haberler yapacaktı.

Mavi kanlılara tapınmayı sürdürecekti.

Biz de hanedanın kokoşlarını eleştirmek için, kalemleri bir kılıç gibi kınından çekip, hapishaneleri boylayacaktık.

Böylece Kemalistler farkında olmadan bizlere de bir iyilik yapmış, mahpus damlarından kurtarmışlar.

Ütopyalarını yitirmek istemeyenler için hanedan çok "in"

Nostalji düşkünleri için madem Kuzey Avrupa'nın kral ve kraliçeleri dimdik ayakta.

Havayollarında bile kraliyet tacını gururla kullanmaktalar.

Hani bizim tuğlarımız, asalarımız, mehter takımı gibi süslü yeniçerilerimizin takibettiği; safirler, zümrütler içerisindeki padişahlarımız.

Nerede eski şaşaalı günlerimiz edebiyatı yapanların artık uyanması gerek.

Osmanlı Padişahı, ordusu başında ne Niğbolu'daki komutandır, ne Kosova'daki askerdir.

Ne de Viyana kalesi kapısı önünde, mazlumların kanının dökülmemesi için kuşatmayı uzatıp, mağlubiyeti tadandır.

O güzel günler geçmişte kaldı.

Bugün Osmanlının yüz yıllık çocukları; çok koyu bir batı gözlüğü takmış, öyle bakmaktalar ülkelerine.

Rüyadan uyanalım artık.

MİLLİ GAZETE

  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim