1. YAZARLAR

  2. Roni Margulies

  3. Soldan muhalefet nasıl yapılır?
Roni Margulies

Roni Margulies

Yazarın Tüm Yazıları >

Soldan muhalefet nasıl yapılır?

A+A-

Geçtiğimiz haftalarda nasıl yapılmayacağının çok güzel örneklerini gördük.

Ben “soldan” deyince, siz büyük olasılıkla CHP’yi kastettiğimi düşünüyorsunuz. Onu kastetmiyorum. CHP’nin referandum sürecinde yaptıklarıyla hiç sorunum yok. Yapması gerekeni yaptı ve iyi yaptı. Kendisi gibi düşünen kitlenin toparlanmasını, pekişmesini sağladı.

Ama yaptıklarının hiçbiri “soldan” değildi. Devlet partisi olarak, mevcut devleti mevcut şekliyle korumak isteyenleri seferber etti.

Benim kastettiğim, CHP’nin solundaki “sol”. Bu “sol” da, CHP gibi, referandumda “hayır” dedi. Niye? “Muhalif” olduğu için.

Ve bu “sol”, benim üye olduğum Devrimci Sosyalist İşçi Partisi’ni (DSİP) ve bizim gibi “evet” diyen Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ni (EDP) “AKP’li” olmakla, “AKP yalakası” olmakla, muhalif olmamakla suçladı.

Bu “sol”, muhalif olmayı şöyle anlıyor: Ben sosyalizm istiyorum, hükümetin yaptığı (örneğin Anayasa’yı değiştirmek) sosyalizme yol açmaz, o zaman ben buna karşıyım. Ben ne yaparım? Karşı çıkarım, bir kenarda durup sosyalizm anlatırım, “Yaşasın sosyalizm!” diye bağırırım!

Soldan muhalefetin nasıl yapılmayacağının, nasıl tümüyle etkisiz olacağının daha güzel bir örneğini düşünmek zor!

Bunu TKP, ÖDP, EMEP, Halkevleri gibi örgütler de bilmiyor değil elbet.

Biliyorlar. Ama onların derdi muhalefet etmek filan değil. Sadece “Ben buradayım. Ben de varım” demek.

Referandum süreci sırasında bir mail grubunda aralarından biri ağzından kaçırdı; ilk defa bu kadar netçe ifade edildiğini duydum: “Bu Anayasa değişiklikleri sosyalistler için ne getiriyor ki?” dedi.

Benzer şekilde, bu “sol” sık sık şöyle bir ifade kullanır: “Sol kendi gündemini oluşturmalı”.

“Solun kendi gündemi” gibi kavramlara sahip olanlar muhalefet filan edemez, kimse onların farkında bile olmaz. Kendi kendilerine solculuk oynarlar, şirretleşirler, sağa sola saldırırlar.

Marx, “Komünistlerin, tüm işçi sınıfının çıkarlarından ayrı bir çıkarları yoktur” der. Demek ki, örneğin Anayasa değişikliği gündeme geldiğinde, sorulacak soru “Sosyalistler açısından bu ne demek?” veya “Sosyalistlerin gündemine uygun mu?” olamaz.

Sorulacak soru şudur: Bu durumda işçi sınıfının çıkarları nedir, bu çıkarlar doğrultusunda ne yapmak gerekir?

Geçen gün Mithat Sancar bu gazetede “Referandum sürecinde DSİP ve EDP gibi örgütlerin tutumu, ‘Yetmez ama Evet’ kampanyasının etkisi ve buralarda üretilen dilin gördüğü yaygın kabul, sol adına ve soldaki travmanın aşılması için bir umuttur!” demiş.

EDP adına konuşamam, ama DSİP’in tutumu ve ‘Yetmez ama Evet’ kampanyasının motor gücü olmak için elinden gelen her şeyi yapması, yukardaki soruyu sormasından ve soruya verdiği cevaptan kaynaklanıyor.

Cevap şöyle.

İşçi sınıfının müthiş bir mücadele dönemine girdiği, egemen sınıfın tüm kurumlarını sorguladığı, kendi iktidar organlarını yaratmaya başladığı bir ortamda, anayasa manayasa gibi şeyleri aşıp geçtiği bir durumda, referandum bizi hiç ilgilendirmezdi. Ya “hayır” derdik ya da boykot çağrısında bulunurduk. Bu çağrı hem işçi sınıfının anlamsız bir yan yola girmesini engellemeyi amaçlardı, hem de geniş kitleler arasında bir yankı bulurdu.

Sanırım bugün böyle koşullarda yaşamadığımız konusunda hepimiz anlaşabiliriz!

İşçi sınıfının yarıya yakını daha üç yıl önce AK Parti’ye oy vermiş. Sınıfın bütünü gözlerini yıllardır AK Parti ile devlet, ordu ve yargı arasındaki mücadeleye dikmiş.

Egemen sınıfın kurumları geniş kitleler tarafından aşağı yukarı makul kurumlar olarak görülüyor. Mevcut düzen, tüm şikâyetlere rağmen, aşağı yukarı “mümkün olan tek düzen” olarak kabul ediliyor. Bu durumda, “Kahrolsun egemen sınıf ve tüm kurumları” diye bağırmak anlamsız. Kimse dinlemez.

Daha ince taktikler gerek. Bu kurumların kötü olduğunu ve değiştirilebileceğini geniş kitlelere gösteren ve kanıtlayan taktikler bulmak gerek. Devletin gücünü ve kitleler gözündeki ikna ediciliğini kırmak için taktikler geliştirmek gerek.

Halkın kendi oylarıyla 12 Eylül Anayasası’na ve Yüksek Yargı’ya darbe indirmesi işçi sınıfının çıkarınadır. Halkın kendi oylarıyla 12 Eylül Anayasası’nı ve Yüksek Yargı’yı desteklemesi işçi sınıfının çıkarlarına karşıdır.

Soldan muhalefet, bunları tartarak yapılır.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum