Sol ve Türk

13.02.2013 00:47

Hadi Uluengin

İĞRENÇ! İnsan gerçekten tiksiniyor. Kendi hesabıma, benim öğürmem geliyor.

Çünkü neo-Nazi Karanlıkçısı, kalpazan komünisti, Odacıbaşı dezenformatörü falan, “sol” diye dolanan ulusalcı şarlatanlar artık Türk kelimesini bile ırkçı safta sahiplenir oldular.

O solun dün olmazsa olmaz addettiği bütün temel kavramları bugün ters yüz ediyorlar.

Mazide söylediklerinin 180 derece aksini söylüyorlar ve bir nebze hicap duymuyorlar.

Hatta yüz surat mahkeme duvarı ya, aynı kavramları hâlâ tavizsiz savunmaya devam eden bizleri “dönek” (!) diye karalamaya yelteniyorlar. Şimdi konuyu enine boyuna açayım.

***

GÜNAHLARI tabii ki diz boyudur ama Marksist Türkiye solunun geçmişte birkaç tane de çok çok önemli doğrusu oldu. Görmezden gelmek inkârcılığa tekabül eder.

Bunların en hayatisini de Kürt sorununa ilişkin dürüst ve ahlaki tavır oluşturuyordu.

Diğer doğruların arasında ana hatlarıyla Ermeni kıyımı; İttihatçılığın ve Kemalizm’in niteliği; ordunun işlevi ve 2. Kıbrıs çıkartmasının eleştirisi gibi yine çok ciddi konular yer alır.

Zaten kırk küsur sene sonra bile ben bir “dönek” olarak hepsine hâlâ imza atıyorum.

Zira aslına bakarsanız bu “sol saptamaların” (!) Marksizm’le falan alâkası yoktu.

Asgari demokratik tezlerdi ki, dün olduğu gibi bugün de geçerliliğini koruyorlar.

***

ŞİMDİ tekrar Kürt meselesine gelirsek, Marksist sol Türk kelimesinin etnik bir boyut içerdiğini daha atmışlı yılların ikinci yarısından itibaren kavramıştı. Bu, onun onurudur!

Dolayısıyla da TC sathında vatandaş olarak yaşayan insanlara Türkiyeli dedi.

Çünkü coğrafya çağrışımlı Türkiyeli kavramı, başta Kürtler, Türk kavmî aidiyeti dışında kalanları veya kendisini öyle hissetmeyenleri de isimlendirmeye imkân tanıyordu.

Nitekim açın yetmişli yılların sol literatürünü! Hangi parti veya fraksiyon olursa olsun, istisnasız hepsi yukarıdaki terminolojiyi kullanır. Asla ve asla Türk genelleştirmesi yoktur!

Meleklerin cinsiyeti Türkiye halkı mı, halkları mı deneceği polemiğinde tartışılır.

***

SÖZKONUSU doğru tahlile önce, Kürt devrimcilerin 1923’ten beri yaşadıkları kimlik inkârını Türk soluna anlatmasıyla ulaşıldı. Gerçeğe ikna olduk. Ama kitabiyattan da öğrendik.

Bununla Lenin’in Stalin’e 1913’te ısmarladığı ve “sınıf tahlili” hariç aslında genel ilkeleri sıralayan Marksizm ve Ulusal Sorun adlı amentüyü kastediyorum. Ezberledik.

Karineyle de TC yurttaşlarının Türk diye genelleştirilemeyeceğini anladık.

Fakat tabii imamın dediğini yap, yaptığını yapma sözü burada da kulağa küpe oldu!

Zira Bolşevik sulta kurulur kurulmaz, eh Gürcü ya kraldan fazla kralcı davranacak, o Stalin hemşerisi Orconikidze ve Çeka şefi Cerzinki’yle birlikte ilkin Ukrayna ve Gürcistan’ a, sonra da eski Çarlık’ta yaşayan tüm halklara en katı Büyük Rus Milliyetçiliğini dayatmıştı.

Öyle ki, aynı Lenin dahi insafa gelmiş ve felçli döşeğinde yazdırttığı 6 Mart 1923 tarihli mektupla yukarıdaki üçlünün o milliyetçi ve şoven zapturaptını teşhir ve telin etmişti.

Ama Stalin mazrufu gizlediği için gerçek ancak arşivler açıldıktan sonra ortaya çıktı.

***

SORU şu: Dün tükürdüğünü bugün şapır şupur yalayan bizim ulusalcıların artık Türk ırkçısı da kesilmesi acaba Stalin’le olan totaliter zihin ortaklığından mı kaynaklanıyor? Evet!

Evet, çünkü zaten adı üzerinde, ister sağ, ister sol yafta taşısın bütün totalitarizmler insanı tekdüze kılmak projesi üzerinde yükselirler. Farklıya ve farklılığa varoluş hakkı yoktur!

Dolayısıyla beyin sistematiğindeki bu ayniyet komünizmden faşizme, kızıldan hakiye, Bolşevizm’den Nazizm’e geçişi bir an ve konjonktür meselesi kılar. Örnekleri de sayısızdır.

Eh açıklamak kolay ama yine de bir nebze vicdanı, en azından midesi olan insan “sol” yaftalı ulusalcıların çirkefliğinden iğreniyor, tiksiniyor ve öğürüyor.

hadiuluengin@taraf.com.tr

TARAF

  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim