1. YAZARLAR

  2. Mustafa Ünal

  3. Skandal büyüdü
Mustafa Ünal

Mustafa Ünal

Yazarın Tüm Yazıları >

Skandal büyüdü

A+A-

Tartışmaların odağındaki isim Ali Suat Ertosun, hakkındaki iddialara cevap vermek için dün medyanın karşısına çıktı.

Kimi HSYK üyeleri de Ertosun'u yalnız bırakmadı, ona eşlik etti. Soru- cevap kısmında tatsızlık da yaşandı, korumalar Vakit muhabirini salondan çıkarmak istedi. Muhabirin sorusu yerindeydi: 'Genç hâkimlere Ergenekon sanıklarıyla yemek yemesini tavsiye ediyor musunuz?'

Bu güzel soru karışıklık sırasında kaynadı, gitti. Maalesef kamuoyu Ertosun'un cevabını öğrenemedi. Ertosun, uzun uzun onlarca mahkûmun hayatına mal olan 'Hayata Dönüş' operasyonunu anlattı. 'Kararı veren ben değildim, hükümet ve MGK idi, kısaca devletti.' dedi. Mustafa Duyar'ın kendisinden önce Afyon Cezaevi'ne nakledildiğini söylese de genel müdürlüğü döneminde susturulduğu gerçeği soru işareti olarak kaldı. Duyar'ın öldürülmesi yakın tarihin en karanlık olaylarından. Konuşmasının birileri tarafından engellendiği ortada... Ertosun'un, açıklamalarına rağmen 'zan altında' hali devam ediyor.

Ertosun üslup olarak bir hukuk adamı gibi değil, klasik bir Ankara siyasetçisi gibi konuştu. Sözgelimi 'Bizim açılımımızın içi dolu' dedi. Siyasi iktidara gönderme yaptı. Açıkça hükümetin açılımlarının içi boş demeye getirdi. Kendisini dinlerken 'Acaba siyasete mi ısınıyor?' diye düşünmeden edemedim.

Ertosun'un sorulara verdiği cevaplar tatmin edici olmaktan çok uzaktı. Kimseyi de ikna etmedi. Hakkındaki iddiaları daha da ağırlaştırdı. Ergenekon sanığıyla birlikte görüntülendiği o fotoğrafa açıklık getiremedi. 'Engin Aydın aile dostum, buluşmam normal.' dedi. Cevap vermek yerine fotoğrafı kimin hangi amaçla çektiğini sorguladı. Bu olayın başka bir boyutu, ayrıca o da tartışılabilir.

Burada asıl problem, bir HSYK üyesinin kamuoyunun pürdikkat takip ettiği bir davanın sanığıyla aynı karede yer alması. Bu görüntü sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde skandal. Ardından aynı üye, ailecek dost olduğu sanığı soruşturan savcıların yerlerini değiştirmek isterse olay çok daha vahim hale gelir. Hangi hukuk devleti böyle bir olaya müsamaha gösterir?

İç içe skandalları barındıran o fotoğraf karesini normal karşılamasını yadırgamamak mümkün değil. Aslında sözün bittiği yer burası. Cevap skandal ötesi. Ergenekon sanıklarıyla yan yana görüntüleri bu fotoğrafla sınırlı değil. Kent Otel toplantıları var. Sanıkların katılımı nedeniyle Ergenekon dosyalarına giren bu toplantıyı 'ülke meselelerinin konuşulduğu yerler' diye niteledi. 'Tarım konularını falan konuştuk' dedi. Hiç inandırıcı değil.

Ertosun'un tartışmaya açtığı fotoğrafı kimin hangi amaçla çektiğini şu an için bilmiyoruz. Ancak Ergenekon gibi büyük bir davada sanık olarak yargılanan Engin Aydın'ın devletin istihbarat birimleri tarafından takip edilmesi pekala mümkün. Bu durumda izlenenin yüksek hâkim değil, bir Ergenekon sanığının olması yüksek ihtimal. İşin doğrusunu yine olayı soruşturan yargı ortaya çıkaracak.

Ertosun, fotoğrafla ilgili sorulara kuşkuları giderecek cevaplar veremedi. Sözünün bir yerinde 'Yarın Engin Aydın dosyası önüme gelirse bakmam.' dedi. Ancak Engin Aydın'ın yargılandığı davanın savcılarını değiştirmek için 13 Temmuz akşamı Kurul'a karşı liste sunduğu kamuoyunun malumu. Bu ne yaman çelişki?

Bir HSYK üyesi ailecek dost oldukları bir ismin yargılandığı davaya karşı tarafsız, hâkim ve savcılarına objektif olabilir mi? Elbette olamaz. Bu durumda Ertosun'un istifadan başka seçeneği yok. Üyesi olduğu HSYK'nın daha fazla yıpranmasını istemiyorsa yapması gereken, bir an önce görevi bırakmak. Zira adalet bu skandalı taşıyamaz.

Ertosun, hakkındaki iddialara cevap vermek için medyanın karşısına çıktı ama söyledikleri skandalın boyutlarını büyüttü ve iddiaları daha vahim hale getirdi, yeni sorunlara neden oldu...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT