1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Siz değilsiniz de, biz miyiz noter!?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Siz değilsiniz de, biz miyiz noter!?

A+A-

HSYK üyesi Ali Suat Ertosun, önceki günkü basın toplantısında, hayli ilginç bir cümle sarfetti: “HSYK noterlik makamı değil.” Bunu hangi anlamda söylüyor sayın Ertosun?

 “Biz HSYK olarak, Adalet Bakanlığı’nın getirdiği hakim ve savcıların yer değişikliklerini, aynen tasdik etmek zorunda değiliz” manasında..

Demek istiyor ki, “Biz bakanlığın taslağındaki işimize gelen önerileri kabul eder, işimize gelmeyenleri reddederiz. İstediğimiz değişikliği de ekleriz.Esas yetkili makam biziz.”

O zaman biz de, sayın Ertosun’a soralım: “Peki biz noter miyiz?”

Sadece Ertosun’a değil, basın toplantısına katılarak, Ergenekon sanıkları ile “aile dostluğu” ve “vefa duyguları” bağı olduğunu, hiç çekinmeden itiraf eden HSYK üyesine destek veren HSYK Başkanvekili’ne ve diğer üyelerine de soralım: “Sizler noter değilsiniz de, bizler miyiz noter?”

Sorum belki biraz kapalı oldu, somut örneklerle açayım..

“Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Adana Savcısı Sacit Kayasu’yu ihraç edecek.Biz de noteriz ya, itiraz etmeden eyvallah edeceğiz bu işleme.. Öyle mi sayın HSYK üyeleri?”

Buyrun cevap verin sayın HSYK’cılar..

Ne yapmıştı sayın Kayasu ki, ihraç edildi?

12 Eylül ihtilalini yapanlar hakkında iddianame düzenlemişti.

İddianame düzenlediği için, HSYK tarafından ihraç edilmişti değil mi?

O HSYK’nın bugünkü üyeleri, şimdi diyorlar ki, “Biz noter miyiz?”

Peki siz noter değilsiniz de, biz miyiz noter?

Biz halk olarak, bizim seçtiğimiz milletvekilleri de halkın temsilcileri olarak, noter mi?

Siz bir savcıyı ihraç edeceksiniz, sonra o savcının ihracı yetmiyormuş gibi, bir de aleyhinde ceza davası açtırıp, hapis cezası almasını sağlayacaksınız. Avukatlık bile yapamaz hale getireceksiniz. Biz de noteriz ya, “Eyvallah” edeceğiz, öyle mi?

Dahası var..

Sacit Kayasu, AİHM’e gitti ve HSYK kararı ile kendisi aleyhine verilen mahkumiyet kararının hukukdışı olduğunu tesbit ettirdi.

Buna rağmen, hiçbir HSYK üyesinin, hiçbir Yargıtay üyesinin, çıkıp da milletten özür dilediği yok.

“Biz savcılık yapan bir meslektaşımıza, çok ağır haksızlık ettik. AİHMde bu yanlışı tesbit etti. Türkiye bizim yüzümüzden mağdur oldu. Kamuoyundan özür dileriz”’ demedi kimse..

Ama efelenmeye gelince, hayli cesurlar: “Biz noter miyiz?”

Aynı HSYK, hatırlayın; bir başka iddianame hazırlama sebebi ile, Ferhat Sarıkaya’ya da, uyarma cezası istenildiği halde ve kanuna göre ancak, en fazla bir üst ceza verilebilecekken, yetkisini aşarak görevden ihraç kararı vermişti.

“Olur mu canım öyle şey” demeyin! Aynen öyle oldu işte!

Adalet Bakanlığı, “Bizim önerimizi kabul etmeseler bile, bir üst ceza verebilirler. Bu da en ağır yer değiştirme olabilir” mantığı ile, Ferhat Sarıkaya’nın dosyasını HSYK’ya yolladı.

Peki HSYK ne yaptı?

Tuttu, kanuna göre, en fazla yer değiştirme cezası verebileceği Ferhat Sarıkaya’yı, görevden ihraç etti.. (Bana sorarsanız, hiçbir ceza verilecek durum yoktu ama...)

Sarıkaya’ya reva görülen muameleye, “Olur mu canım, memlekette hukuk var, mahkeme var” diye karşı itiraz geliştirmeye kalkışmayın sakın..

Çünkü Anayasa’ya göre, “HSYK kararları kesindir. Yargı yoluna gidilemez.”

HSYK üyeleri de, bu kuralı bildikleri için, “Nasıl olsa mahkemeye gidilemez, gidilse bile incelenmeden reddedilir, o zaman biz de istediğimiz gibi karar verebiliriz” dediler ve durduk yerde ihraç cezasını verdiler.

Onlar cezayı verdiler, biz de millet olarak noteriz ya, eyvallah ettik..

Öyle mi sayın HSYK üyeleri?..

Sizler hakimsiniz. Sizler savcısınız. Sizler bu ülkenin başında “astığınız astık, kestiğiniz kestik” kararlarınıza karşı yargı yoluna bile gidilemeyen “tek söz sahipleri”siniz öyle mi?

Sarıkaya’ya “uyarma suçu”ndan ifade alır, ihraç cezası verirsiniz.. Kimse de sizin kararınıza itiraz edemez öyle mi?

İtiraz ne demek; koyun gibi, her kararınıza biz de baş eğeriz, eğmek zorundayız, öyle mi?

Siz AİHM’den yüzde yüz dönecek kararları, bile bile alırsınız, biz de sizin kararlarınızı tasdik eden “noterler”iz, öyle mi?

Sizin dediklerinizi dinlemeye mahkum; emir erleriyiz öyle mi?

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT