Siyaset, cinayet ve devlet arasında …

23.01.2013 01:04

Ali Bayramoğlu

Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı yıllardır siyasi karanlığın merkezinde yer alan, üzerine gidilememiş bir yapı olarak karşımızda durur.

Dün hatırlattık, 16 Ocak 2006 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın yasa dışı hiçbir işe karışmadığını ifade etmişti, yaptığı açıklamayla...

Öyle mi gerçekten?

Meşru ve gayri meşru, yasal ve yasa dışı tanımlarının keyfi olduğu bir gelenek hala devletin genlerine egemen…

Genelkurmay bünyesinde, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde, EMASYA'da aynı yapı ve kavramlar karşımıza çıkar.

İç düşman ve güvenlik arasındaki ilişki çok kuvvetli şekilde örülür. Yapılanma iç düşman olarak tasnif edilen kişi, grup ve yapıları takip, yıpratma, püskürtme esasına göre vücut bulur. Her yıl yenilenen Genelkurmay mahreçli iç tehdit dökümanlarında, sadece PKK gibi örgütler yer almaz, vakıflar, kimi sivil toplum örgütleri, hatta misyonerlik faaliyetleri dahi önemli bir yer tutar.

Genelkurmay, Seferberlik Tetkik Kurulu'nun görevini şöyle tanımlıyor:

'Ülkemizin maruz kalabileceği bir saldırıda, mütecavize karşı çok hassas görevler icra etmek üzere Soğuk Harp döneminde teşkil edilmiş...' birim...

Böyle olunca Seferberlik Tetkik Kurulu'nun kurumsal ve asli görevinin ordunun iç güvenlik doktrinine göre faaliyet göstermek neden olmasın?

Bir işgale karşı görevlendirilmiş, Anadolu sathında binlerce görevli, binlerce silah deposu, garip ve karanlık bir ilişkiler şebekesi başka çerçevede, içeriye karşı neden kullanılıyor olmasın?

Haziran 2008'de Taraf gazetesinde Mehmet Baransu imzasıyle yayımlanan, o günlerde hak ettiği dikkati çekmemiş bir belge var. 'TSK'nın yeni Gayri Nizami Harp plânı' başlığıyla haberleştirilmişti.

Bu köşede de not düşmüşüz:

'Genelkurmay, Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı'nın yetkileri ve Gayri Nizami Harb'in muhatabı bağlamlarındaki 'düşman' tanımını değiştirdi.

Son düzenlemeyle Gayri Nizami Harp tanımına 'Fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgal ve/veya teşebbüs durumunda işgali ortaya çıkarmak, karşı tedbirleri uygulamak, ülkemize karşı GNH uygulama ve teşebbüsleri olduğunda icra edilecek karşı tedbirleri oluşturmak' ifadesi eklendi.

Yurt dışı uygulamalar bölümüne de 'Barış zamanında GNH planlarının alt yapısını oluşturmak ve emir verildiğinde askeri harekâtı desteklemek maksadıyla GNH harekâtını planlamak ve icra etmek' ifadesinin eklendiğini belirtti.

Genelkurmay'da görevli bir yetkili, 'bu tanıma, egemen gücün istemediği yasal, sivil her oluşum girebilir. Bu kişiler etkin otoritenin yıkılması, zayıflatılması ve engellenmesi için GNH'nin faaliyetlerine maruz kalabilir' diyordu..

Bu gelişmelere paralel olarak '12 olan başkanlık sayısının, kademeli olarak yükseltilip, 2010'da 24'e çıkarılması kararlaştırıldı. 2009 ve 2010 yılı için gerekli personel ihtiyacı detaylı olarak belirtildi. Bölge Başkanlığı kadro rütbesinin de Yarbay olmasına karar verildi. Bursa, Samsun, Ağrı, Konya, Amasya, Bolu, Denizli, İskenderun, Sivas, Erzincan, Mardin ve Antalya'da yeni başkanlıkların kurulması kararlaştırıldı...'

En nihayet MİT'in TBMM darbe komisyonuna gönderdiği rapor… Tetikçilerinin ötesine ulaşılamayan eylemler, misyoner ve rahip cinayetleri, Dink suikasti…

Yargıya iş düşüyor, açık.

Ancak bir o kadar da orduya iş düşüyor. İçini, dokusunu, yapısını kendi hamleleriyle temizlemek, işlevini yeniden tanımlamak, yeni Türkiye'nin ordusu olmak, demokratikleşme için olmazsa olmaz bir koşuldur…

YENİ ŞAFAK

 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim