1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Siverek'te "Yahudileşme ve Cehennem" Semineri
Siverekte Yahudileşme ve Cehennem Semineri

Siverek'te "Yahudileşme ve Cehennem" Semineri

Siverek Özgür-Der Temsilciliğinde alternatif eğitim seminerlerinde devam ediyor.

A+A-

Siverek Özgür-Der Temsilciliğinde alternatif eğitim seminerleri sürüyor. Bu hafta Cemil Yeşildağ “Bir Yahudileşme Temayülü: Cehennemden Çıkış” adlı semineri sundu.

Cemil YEŞİLDAĞ’ın sunumunu sizlerle paylaşıyoruz.

Toplumumuzda oldukça yaygın olan bu görüş, gerçekte uydurulmuş inançtan başka bir şey değildir. Çünkü hiçbir Kur'ani temeli yoktur. Kuran'ın hiçbir yerinde bir süre Cehennemde ceza görüp, sonra bağışlanarak cennete girenlerden söz edilmez.

Tam tersine, konu ile ilgili tüm ayetlerde, kıyamet günü iman edenlerin ve etmeyenlerin kesin bir biçimde ayrılacakları, iman edenlerin ebediyyen cennete girecekleri, etmeyenlerin ise ebediyen cehenneme aşağılık bir azabın içine sürülecekleri bildirilmişti.

Bu çok açık ve net olarak şu kur'an ayetlerinde belirtilmiştir.

Bakara Suresi(80-82): Dediler ki:"Sayılı günlerin dışında, Ateş asla bize değmeyecektir." De ki:"Allah katından bir Sözmü aldınız? Ki Allah asla Sözünden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz Bir şeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır; Kim günah işler de günahı kendisini kuşatırsa, Artık onlar, ateşin halkıdırlar, orada Süresiz kalacaklardır. İman edip salih amellerde Bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada Süresiz kalacaklardır. Diğer bir ayette şöyle denir.

Al-i İmran suresi(24):Bu, onların:"Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, Dinleri konusunda kendilerini Yanılgıya düşürmüştür.

Cehennem, insanın hayal gücünün alamayacağı kadar büyük acıların yaşanacağı bir yerdir. Cehennem Allah'ın "Kahhar","Cebbar" sıfatlarının en şiddetli tecelli ettiği ve dünyadaki hiçbir azapla kıyaslanamayacak azaplarla dolu, korkunç bir ortamdır.

Parmağının ucu yanınca bile canı çok acıyan aciz bir insanın rahat ve umursuz bir şekilde böyle bir azabı göze aldığını söylemesi, düşünmediğinin açık bir göstergesidir.

Allah'ın azabını hafife alan, rahatlıkla karşılayan bir kimse gerçekte Allah'ın kadrini gereği gibi takdir edemeyen, bir insandır.  Durum böyle iken kimler bu inancı hangi isim adı altında insanlara anlatarak onları Allah adına yalan uydurup peygamberi de bu uydurmalarına aracı yaparak böyle bir inanca girişmişlerdir.  Oysa peygamberin kesinlikle Allah'ın söylemediği bir sözü söylemeyeceği kesindir.

Hakka suresi: Bu kur'an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.(43)Eğer Peygamber bizim adımıza bazı ayetler uydurmuş olsaydı,(44Elbette Onu hemen yakalardık.(45)Sonra onun şah damarını keserdik (onu yaşatmazdık)(46)Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.(47)

Derken ve Kuran’ı Kerimde de kesinlikle bir çelişkinin olmadığını hatırlatan Allah’ü Teala, Nisa suresi (82):Hala Kuran’ı gerektiği gibi düşünmezler mi? Eğer o, Allah'tan Başkası tarafından olsaydı, elbette içinde birçok çelişkiler bulacaklardı.

Buyuran Allah’u Tealanın kendisine istediği gibi iman edenlere daha ilk insanı yeryüzüne gönderirken

Bakara suresi: Hepiniz inin oradan dedik tarafımdan size yolumu gösteren bir elçi gelecektir kim ona inanır ve onun gösterdiği yolda giderse onlar için asla korku yoktur ve onlar üzülecekte değillerdir. Ayrıca Allahu teala iman edenlere söz vermiş ve bu sözünü yerine getireceğini vaat etmiştir.

Tevbe suresi(111):Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil’le ve Kuran’da Allah'ın üzerine aldığı hak bir vaadidir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük kurtuluştur.

(Bu alış verişi yapanlar), tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!(112) İman edenlerin durumu böyledir.

Kur'an-da böyle ayetler varken ve kur'ana uymadığı halde en doğru iman diye insanlara Ehlisünnetvelcemaat adı altında anlatılan inançtır. Oysa ehli sünnetvelcemaat hadiste bildirildiğine göre peygamber efendimizin a.s benim ve ashabımın yolunda olanlardır demiştir. Bu inanca göre bir insanın Müslüman olup İslama girmesi için dili ile kelime-i şahadeti söyleyip kalben inanmasıdır. Bu sözü söyledikten sonra Müslüman olmuş olur. Kuranın hiçbir hakikatini dili ile inkâr etmiyor ve haram ile helale kati bir inkara gitmiyorsa sonra Allahu tealanın yapılmasını istediği salih amelleri yapmıyor ve haram işlemeye devam ediyorsa ve nihayetinde ölüyor.

Kıyamet kopuyor dünyada iken her ne yaptı ise orada yazılı bulunan kitap kendisine veriliyor. Tartıları hafif gelirse Allahu teala affederse ne ala doğru cennete giriyor. Bu olmazsa peygambere izin verilmişse aracılık için islami tabirde şefaat peygamber şefaat ediyor ve kurtuluyor. Buda Olmazsa ne kadar günahI varsa cezasını çekmesi için cehenneme atılıyor cezasını çektikten sonra Cennete alınıyor. İşte birçok insanın inancı olan bu inanç doğru diye insanlara anlatılıyor.

Başta da ifade ettiğimiz gibi böyle bir iman Kuran’da ki iman tarifine uymamaktadır. Oysa doğru bir imana sahip olmamız için tüm insanlığa gönderilen kitap Kur'ana bakmamız gerekmektedir.

Kısacası Allah'ın katında tek geçerli imanın onun istediği gibi şekilde olması şarttır.

 (Bakara Suresi 85) Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizde böyle yapanlar sonuçta dünya hayatında rüsvalıktan başka ne kazanırlar? Kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. Al-i İmran suresi(85) -Kim, islâmdan başka bir din yaşarsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirete kaybedenlerden olacaktır.

Şimdi buradan itibaren Kuranda iman edenler ve etmeyenleri, Ayrıca dünya ve ahirete ki durumlarını Kurandan sure isimleri ve ayet numaraları ile gözler önüne serelim.

Al-i imran Suresi, 24:Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların Bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. Bu iftirayı atanlar ve açıklamayanlar ise burdaki ayetlerde yazıldığı gibi olacaktır.

Bakara:159. indirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz Hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder. 160. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim 161. (Ayetlerimizi) gizleyen ve kâfir Olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti Onların üzerinedir.162. Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.

Araf, 7/36: “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır”

Cin, 72/23: “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir”

Ve konu ile ilgili bir hadiste ise: Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

Haber: Murat YEŞİLDAĞ

HABERE YORUM KAT

3 Yorum