1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. AMASYA

  4. Sisi Cuntası Amasya’da Protesto Edildi
Sisi Cuntası Amasya’da Protesto Edildi

Sisi Cuntası Amasya’da Protesto Edildi

Darbecilerce Mısır halkına karşı işlenen zulüm ve katliamlar, Gökbir – Amasya Gönüllü Kuruluşlar Birliği Platformunu oluşturan İslami Kuruluşlarca bir kez daha protesto edildi

A+A-

Mısır’da tam bir yıl önce bu gün – 3 Temmuz 2013 günü General Sisi önderliğindeki askeri cunta tarafından gerçekleştirilen darbe ve darbenin arkasından bu güne kadar darbecilerce Mısır halkına karşı işlenen zulüm ve katliamlar, Gökbir – Amasya Gönüllü Kuruluşlar Birliği Platformunu oluşturan İslami Kuruluşlarca bir kez daha protesto edildi.

 Amasya Yavuz Selim Meydanında gerçekleştirilen protesto, 3 Temmuz 2014 Perşembe günü saat 12.00’de başladı. Özgür-Der Amasya Temsilcisi Serdal Benli, Amasya İslami Kuruluşları olarak, Mısır’da 1 yıl önce gerçekleştirilen gayri meşru askeri darbeyi tanımadığımızı ve asla tanımayacağımızı, Suriye’deki direnişi ve mücadeleyi sonuna kadar desteklediğimizi, Irak’ta Işid’in cinayetlerini kınarken, baskı altında tutulan kesimlerin hak mücadelesini de meşru gördüğümüzü, terörist İsrail’i tanımadığımızı ve Gazze’ye yaptığı saldırıları lanetlediğimizi, Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü lanetlediğimizi ve Müslüman Uygur halkının yanında olduğumuzu bir kez daha deklare etmek için burada toplandık diyerek, eylemlerinin amaçlarını açıkladı.

Altınoluk Derneğinden Yasin Kuloğlu tarafından Basın Açıklamasının okunmasının ardından, İlim Yayma Cemiyetinden Hüseyin Ladik’li eşliğinde başta Mısır, Suriye, Filistin, Irak, Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlum ve mağdur İslami halkların kurtuluşu için dua edilerek eylem tamamlandı.

Eylem esnasında  ''Şehitlerin kanı zalimleri boğacaktır, Kahrolsun İsrail Kahrolsun ABD, Amasya’dan Mısır’a direnişe bin selam, Müslüman zulme boyun eğmez, Mısır halkı yalnız değildir, Üzülme gevşeme Allah bizimle, Defol Sisi Seninleyiz Mursi, Katil İran Suriye’den defol, Katil İran Irak’tan defol'' şeklinde sloganlar atıldı.

amasya-misir-20140703-01.jpgamasya-misir-20140703-02.jpgamasya-misir-20140703-03.jpgamasya-misir-20140703-04.jpgamasya-misir-20140703-05.jpg

Basın Açıklamasının Tam Metni

MISIR’DA 1 YIL ÖNCE GERÇEKLEŞTİRİLEN GAYRİ MEŞRU ASKERİ DARBEYİ TANIMADIĞIMIZI VE ASLA TANIMAYACAĞIMIZI,

SURİYE DEKİ DİRENİŞİ VE MÜCADELEYİ SONUNA KADAR DESTEKLEDİĞİMİZİ,

IRAK’TA IŞİD’İN CİNAYETLERİNİ KINARKEN, BASKI ALTINDA TUTULAN KESİMLERİN HAK MÜCADELESİNİ DE MEŞRU GÖRDÜĞÜMÜZÜ,

TERÖRİST İSRAİL’İ TANIMADIĞIMIZI,

BİR KEZ DAHA DEKLARE EDİYORUZ.

MISIR’DA 1 YILDIR OYNANAN DEMOKRASİ TİYATROSU VE ALKIŞÇILARI  

Hepimizin bildiği gibi, İslam dünyasının kalbi mesabesinde olan Ortadoğu da, geçen 4 yıllık süreç içinde halkların diktatör yönetimlere karşı başlattığı ayaklanmalar sonucu Mısır, Tunus ve Libya'da diktatörlükler devrilerek halkın İslami iradesi yönetimlere yansıtılmıştı.

 Bu memleketlerden biri ve en önemlisi olan Mısır'da halkın şeffaf ve adil seçimler sonucu tamamen özgür iradesini kullanarak yaptığı seçimle işbaşına getirdiği Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, bundan tam bir yıl önce 3 Temmuz günü gerçekleştirilen bir askeri darbe ile görevinden ayrılmak zorunda bırakılmıştı.

Türkiye hariç neredeyse tüm devletler tarafından açıkça ya da dolaylı olarak desteklenen General Sisi darbesi sonrası mazlum Mısır halkına çok büyük haksızlıklar ve zulümler yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor.

Darbeden hemen sonra üstelik Ramazan ayında Rabia meydanında darbeyi protesto eden silahsız yüz binlerin üzerine rastgele ve hedef gözetilerek açılan ateşler sonucu aralarında İhvanı Müslimin Teşkilatı önderlerinden Muhammed Bilatici’nin kızı Esma Bilatici’nin de bulunduğu en az 1700 sivil göstericinin katledilmesi; Mısır halkının yarısının desteğini alan İhvanı Müslimin Teşkilatının terör örgütü sayılması ve kapatılması; adeta tiyatroyu andırır bir şekilde, dakikalar ifade edilen iki duruşma sonucu, aralarında İhvanı Müslimin Teşkilatı lideri Bedii’nin de bulunduğu 1500 civarında masumun idama mahkûm edilmesi yaşanan haksızlık ve zulümlerin en önemlileridir.

Bununla da kalmayan darbeci Sisi’nin, geçen aylarda yaptırdığı göstermelik bir seçimle Suriye ve benzeri diktatörlük rejimlerinde olduğu gibi neredeyse % 100’ye yakın bir oyla kendini Cumhurbaşkanı seçtirdiğini ve darbeyi kalıcı hale getirmeye çalıştığını gördük.

ORTADOĞU İNTİFADALARI İSLAM ÜMMETİNİN DİRENİŞ HAMLELERİDİR

4 yıl önce İslam dünyasında başlayan özgürlük hareketleri sonucu İslami hareketlerin Tunus'ta, Mısır'da, Libya'da işbaşına gelmeleri tüm batılı güçler için bir kâbus senaryosu haline gelmişti.

Sadece batılı devletler ve İslam dünyasındaki batıcı taşeronlarınca yönetilen laik yönetimler değil, maalesef Suudi Arabistan veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi güya İslam şeriatıyla yönetilen krallık yönetimleri de İslami hareketlerin kendi krallık iktidarları için büyük tehlikeler ürettiğini gördüler.

Suriye halkının ayaklanması ve mecburen silahlı mücadeleye başvurması, mezhepçi dürtü ve hedeflerle hareket eden sözde İslam Devleti İran rejimi ile eski emperyalist dürtüleri tekrar gün yüzüne çıkan Rusya’yı telâşe sevk etmişti. Tüm bu rejimlerin Mısır’da yapılan darbeye ilk günden bu güne kadar açık ve örtülü destek verdiğini ve halen vermekte olduğu müşahede ettik.

Bunlara ilaveten İslam dünyasının dört bir yanında bulunan ve özgürlükçü demokrat geçinen batıcı, laik - seküler, liberal, solcu sınıflarında İslami hareketlerden ve İslami gelişmelerden memnun olmadıklarını, bu 1 yıllık süreçte Mısırdaki darbeye verdikleri direkt ve dolaylı desteklerinden açıkça görmüş olduk.

Batılı güçlerin ve onların işbirlikçileri olan Batılılaşmış halk kesimlerinin demokrasi konusunda nasıl ikircikli bir tutum içinde olduklarını, kendi yarattıkları putlarını işlerine yaramadığı zaman nasılda yediklerini özellikle Mısır darbesinden bu güne geçen 1 yıllık süreçte çok net olarak görmüş olduk.

Halkın iradesi diyenlerin Mısırda son seçimlerde halkın yüzde 52'sinin oyunu almış olan İslami hareketlere ve halka karşı darbe yapmaktan çekinmediklerini ve bundan büyük bir sevinç duyduklarını izlemiştik.

Türkiye’deki benzer kesimlerin de Mısır darbesi konusundaki tavırları ile Türkiye'de böyle bir darbe olması aşkıyla yanıp kavrulduklarını, 1 yıl kadar önce gerçekleşen Taksim Gezi Parkı olayları vesilesiyle hepimiz canlı olarak görme imkânı bulmuştuk.

HER ZAMAN MAZLUMLARIN, HAKLILARIN VE ÜMMETİN MASLAHATININ TARAFINDAYIZ

Bizler Ortadoğu intifadasının ilk gününden itibaren hep mazlum ve Müslüman halkların yanında, despotik rejimlerin karşısında yer aldık. Tunus’ta, Libya’da Suriye’de, mezhepçilik yada başka bir batıl kriteri değil, hak ve hakkaniyeti, mazlumların ve tüm Ümmetin maslahatını esas aldık. Bu açıdan Suriye direnişini desteklemeye devam ettiğimiz gibi, Mısır’da Mursi'yi ve İhvan’ı da destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü Mursi'yi ve İhvan'ı yalnız bırakmanın, Şam'ı, Kudüs'ü ve Kahire'yi ABD, İsrail ve yandaşlarına teslim etmek demek olduğunu biliyoruz.

Bu ölçülerimiz ışığında, geçen ay Irakta İran’ın ve kuklası Maliki hükümetinin mezhepçi ve katliama varan baskıcı politikaları neticesi Musul’da kıyam eden Irak Sünnilerinin meşru direnişini destekliyor, IŞİD denen örgütün Suriye’de olduğu gibi Irak’taki olumsuz faaliyetlerini ve cinayetlerini kınıyor; Irakta Şii ve Sünnilerin haklarının korunacağı meşru bir yönetimin tesis edilmesi, Türkmen, Arap ve Kürt kökenli tüm Irak halkının Ümmet kardeşliği ve İslam ortak paydasında bir araya gelmesi gerektiğini, kimseye ırkı ya da mezhebi nedeniyle ayrımcılık ve haksızlık yapılmaması gerektiğine inanıyor, haksızlık ve zulüm kimden gelirse gelsin ve kime yapılırsa yapılsın kabul etmediğimizi ve her zaman haklının ve mazlumun yanında olacağımızı ilan ediyoruz.

Filistin’i işgal etmiş ve kendisini devlet olarak tanımlayan Terörist İsrail’in varlığını tanımadığımızı, Filistin’in bölünmez bir bütün olarak sadece Filistinlilere ait olduğunu bir kez daha ilan ediyor; Terörist İsrail’in kaçırıldıktan sonra ölü olarak bulunan 3 yahudi genci bahane ederek Filistinli’lere uyguladığı terör, baskı, sindirme, tutuklama ve bombalamaları lanetliyoruz.

Mısırda gerçekleştirilen gayri meşru askeri darbenin 1. Yıldönümü vesilesiyle Amasya'dan Mısır askeri cuntasına ve tüm dünyadaki destekçilerine bir kez daha sesleniyoruz: seçilmiş iktidarın temsilcisi olan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi derhal serbest bırakılmalıdır. Tiyatrovari yargılamalarla hapise atılan ve idama mahkûm edilenler serbest bırakılmalı, İhvanı Müslimin teşkilatının kapatılmasına ve terör örgütü sayılmasına dair kararlar yok hükmümde sayılmalıdır. Ordu derhal kışlasına çekilerek sorumlu kişiler yargılanmalı ve hak ettikleri cezalara çarptırılmalıdır. Muhammed Mursi'nin ve İhvan-ı Müslimin'in sonuna kadar yanındayız. Ümmetin kazanımlarının yok olmaması için dayan Mursi, dayan Müslüman Kardeşler, dayan Mısır diyoruz.

AMASYA GÖKBİR PLATFORMU

MISIR DARBESİNİ PROTESTO SONRASI YAPILAN DUA

Rabbimiz!

Her şeyin yaratanı, yaşatanı, sahibi ancak sensin. Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, hiç kimseye muhtaç olmayan, sınırsız kudret ve yücelik sahibi hamid olan sadece sensin. Her şeyi gören, her şeye şahit olan, her şeyi hesap günü için kaydeden sensin ancak.

Rabbimiz!

Bu meydanda, senin huzurunda ve şahitliğin altında, sırf Rabbimiz Allah'tır dedikleri ve İslami bir yönetim için mücadele ettikleri için küresel küfür güçleri ve yerli işbirlikçileri tarafından askeri darbe ile yönetimden uzaklaştırılan, katliamlara ve zulümlere uğratılan Mısır Müslümanlarına olan desteğimizi bir kez daha ortaya koymak, mazlumların ve sadece senin rızan için senin yolunda mücadele edenlerin safında olduğumuzu bir kez daha ilan etmek için toplandık.

Rabbimiz!

Mısırda, Suriye’de, Filistin’de, Kafkasya’da, Doğu Türkistan’da, Arakanda ve dünyanın dört bir yanında sırf Rabbimiz Allah'tır dedikleri için, bu yolda mücadele ettikleri için zulme uğratılan, katledilen, işkence edilen, yurtlarından sürülen tüm mü'minlere ve mücahidlere mücadelelerinin sonuna kadar dayanabilecekleri sabır nasip et.

Rabbimiz!

Irakta sırf sünni oldukları için İran ve kuklası Maliki hükümetince gördükleri eziyet, zulüm ve katliamlara dayanamayarak kıyam eden kardeşlerimize yardım eyle. Tüm İslam beldelerinde ve Irak’ta, Müslüman halkların hiçbir mezhebi yada ırki farklılığı öncelemeksizin, sadece İslam ve Ümmet paydasında kardeşçe yaşayabilecekleri imkanlara kavuşmalarını nasip eyle.

Rabbimiz!

Uğrunda cihat edenlere, yurtlarından sürülenlere ve çıkmak zorunda kalanlara, işkence ve eziyete uğratılanlara, şehit edilenlere ecirlerini eksiksiz ver. Onların senin dinini yaşama ve yaşatma uğrundaki bu şahitliklerini ve şehitliklerini kabul buyur ve bereketlendir.

Rabbimiz!

Bizleri her daim Müslümanların, İslam ümmetinin, senin yolunda mücadele edenlerin, mazlumların ve mağdurların yanında ve safında, her daim razı olacağın saflarda kıl. Bizleri onların yar ve yardımcısı, destekçisi kıl. İslam düşmanlarının, hainlerin; ırkını, devletini, mezhebini, meşrebini önceleyenlerin, dinini dünyalık menfaatler için satanların yanında ve safında olmaktan, onlara yar ve yardımcı olmaktan uzak tut bizleri.

Rabbimiz!

İdrak etmekte olduğumuz Hicri - Kameri 1435 Yılı Ramazan ayının, tutacağımız oruçların, anlayıp idrak ederek okuyacağımız Kur'anı Kerimlerin bereketiyle; bizleri, ailelerimizi, tüm ümmeti; bilhassa zorlu imtihandan geçmekte olan Suriye, Mısır, Filistin, Irak, Doğu Türkistan halklarını bereketlendir. Ümmetimizin Kur’an mesajları aracılığıyla bir kez daha dirilmesini, bir kez daha İslam’ın zafer ve üstünlüğe kavuşmasını, bir kez daha İslam’ın adalet ve rahmetini başta Müslümanlar olmak üzere tüm mazlumların tatmasını nasip et bizlere.

Rabbimiz!

Bu sıcak Ramazan günlerinde başta Suriye olmak üzere, Irak, Filistin, Keşmir ve başka yerlerde yurtlarından çıkmak zorunda kaldıklarından yada savaş şartlarından dolayı zor şartlarda yaşayan mağdur ve mazlum kardeşlerimize genişlik ve ferahlık nasip eyle. Onların bu zor günlerden bir an önce kurtularak, kendi vatanlarında özgürce yaşayabilecekleri güzel Ramazanlara ve bayram gibi bayramlara kavuşmalarını nasip eyle.

Rabbimiz!

Ümmetimizin zorlu imtihanlardan geçirildiği bu zorluk günlerinde hepimize yardım et. Ayaklarımızı hak üzere sabit kıl, bizleri dünyada sana kulluk etme, senin yolunda cihad etme, haklıların, mazlumların, Ümmetin, senin rızanı arayarak cihat edenlerin yanında durabilme izzetiyle, ahirette alnımızın akıyla hesabımızı verme ve sonsuz cennete kavuşma nimetleriyle nimetlendir.

Velhamdülillahi Rabbil Alemin El Fatiha.

HABERE YORUM KAT