Sırada ne var?

30.11.2011 03:29

Abdurrahman Dilipak

Kuveyt’te hükümet istifa etti. Fas, Tunus ve Mısır’da seçimler yapıldı. Sıra Libya’da.

Bu arada Yemen ve Suriye’de hâlâ çatışmalar devam ediyor..

Arap Birliği Suriye konusundaki kararlı tavrını sürdürürken İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İcra Komitesi’nin, Suriye’deki gelişmeleri ele almak üzere, Dışişleri Bakanları düzeyinde bugün toplanacağı açıklandı..

Mısır’da halk askeri rejime karşı öfkeli.. Seçim sonrası oluşacak parlamentonun ardından hükümetin kurulması ve önce anayasa değişikliği, ardından yasa değişikliği ile Mısır yoluna devam edecek..

Şimdi gözler Suriye’de..

İran, Suriye konusundaki politikasını sürdürürken, Rusya Akdeniz’deki iki ikmal üssünden biri olan Suriye kapısını kaybetmekten endişe ediyor.

Aslında Rusya Kıbrıs Rum kesimi dışında zaman zaman Libya’dan da destek alıyordu. Arap Baharı, Rusya’nın Akdeniz’deki varlığı açısından bir talihsizlik oldu..

Rusya Suriye’ye yönelik bir hava, kara, deniz operasyonuna karşı, Suriye’ye çok amaçlı füze desteğini sürdürüyor..

İran-İsrail gerilimi de hesaba katılacak olursa bölgede sular ısınmaya devam ediyor.

İsrail kaynakları Akdeniz’de ve bölgede askeri hareketliliğin had seviyede olduğunu belirtiyor.

ABD, İngiltere, Fransa ve Türkiye Rusya’nın Akdeniz’deki hareketlerini yakından takip ederken İsrail donanması da teyakkuz halinde bulunuyor.

Filistin, Hizbullah, Lübnan, Ürdün ve Mısır’da da askeri hareketliliğin giderek arttığı gözlemleniyor..

Ankara’da hükümet Suriye konusunda izleyeceği politika ile ilgili hem askeri, hem siyasi ve hem de diplomatik bir hareketlilik içinde.. Bu konuda bölge devletleri ile yakın bir diyalog ve işbirliği sözkonusu..

Ankara bir yandan da Rusya ve İran’ın kaygılarını gidermeye çalışıyor.. Ve yine Suriye üzerinden gelebilecek terör saldırıları için de teyakkuz halinde..

İsrail, gergin ve tedirgin.. Biraz da kararsız gibi gözüküyor..

İsrail Türkiye’yi hem AB ve hem de batıda sıkıştırmak için Yunanistan’ın desteğini almaya çalışırken Yunanistan’da yaşanan ekonomik kriz evdeki hesapları altüst etti..

Yine Akdeniz’de petrol arama konusunda Kıbrıs Rum kesimi ile başlattığı işbirliği de beklenen faydayı sağlayamadı..

Suriye yönetimi için de, muhalefet için de bana kalırsa kritik eşik aşıldı.. Bu yolun geri dönüşü yok ve Esad rejimi için de artık son kaçınılmaz.. Bundan sonraki gelişmeler Esad rejiminin gidiş zamanı ve bu işin kan ve can maliyeti açısından önem taşıyor.. Bu durumda İran ve Rusya’nın uzun bir zaman, sonuna kadar Suriye rejimine destek vermesi düşünülemez.. Bu ülkeler çıkarlarını, kaybedeceği belli bir rejimin geleceğine bağlayamaz.. Sonuna kadar direnme kararlılığı içinde görünüyor olmalarının, Esad rejiminin yerine iktidar olması beklenen siyasi aktörlerle pazarlığı canlı tutmak için masada kendilerine yer bulma çabasından öte bir anlam taşıdığını sanmıyorum.
Daha önce yazdım, Rusya’nın Akdeniz’deki donanması, daha önce de belirttiğim gibi ülkesini terketmek isteyecek Esad ailesine ve yakın arkadaşlarına güvenli bir yolculuktan başka bir imkan sunmayacaktır..

Bana kalırsa İran daha uzun bir süre, tüm İslam dünyasını, Arap Birliği’ni ve bölge devletlerini karşısına alan bir politika izlemeyecektir.. Böyle bir siyaset gayedeki hikmeti yokedeceği gibi, Hizbullah’ın bölgede daha fazla yalnızlaşmasından başka bir işe de yaramayacaktır, büyük bir ihtimalle.. İran gibi bir devletin böyle bir siyasi yanlışa düşmesini beklemek, İran yönetimini fazla hafife almak anlamına gelir.

Selam ve dua ile.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim