“Şike” üzerinde ideolojik bir gezinti...

21.11.2011 00:06

Atilla Özdür

Meclis’teki partiler ortak bir karar almışlar. Kanun yapacaklar ve şike cezasını düşürecekler. Kolay gelsin deriz ve tanrıları tuttuklarını altın eylesin...

Futbol, meslek halini alışını müteakip spor olmaktan çıktı... Şimdi futbol, ustası ender bulunur bol kazançlı bir meslek...

Madrabazlığın pabucunu dama attıracak yoğunluktaki ahlâk krizinin bu sektöre sirayetini önlemek isteyen kanun koyucumuz, şike yapmayı yasaklamış. Sekiz on yıllık kadar olsa gerek, bir mahpusluk cezasını uygun görmüş... Şimdi halkın temsilcisi mebuslarımız, kendi aralarındaki geçimsizliklerini bir yana koymuşlar, şike cezasını hafifleterek kaldırmayı kararlaştırmışlar.

Niye, dersiniz bu bonkörlük...

Futbolun spordan sayıldığı masuniyet döneminde asker sivil paşalarımızın yüreklerinde renk meşalesi yanardı. Mektepli olsun mektepsiz olsun cümle iş güç sahipleri takımlardan birer takım tutardı. Hiçbir itfaiye erinin aklının kenarından bile geçmezdi elindeki arazöz hortumuyla kalbindeki renk ateşini söndürsün...

O günlerden kalma saf, temiz ve samimiyet yüklü renk sevdası, pay senetlerinin borsada işlem gördüğü günümüz ticari kulüplerine aktarılıverdi. Renk sevdası holiganlaştı.

Şimdi Devlet Bakanları bir kulübe sevdalı... Bakanlar, başbakanlar birer başka renklere gönül koymuşlar. Genelkurmay Başkanları kulüplerinin renkleriyle cuş olup uçuşuyorlar. Pabucu deliklikte Hrant Dink ile yarışırcasına yoksulluk ve yoksunluk işkencesini çeken kitleler, transfer dedikodularıyla ezilmişliklerini unutmaya-unutturulmaya zorlanıyorlar.

Pay senetleri borsada işlem gören futbol şirketleri ise, yeşil sahalar için vicdani red niyazında bulunuyorlar.

¥

Futbol kulüpleri, üzerlerindeki vergi, sigorta ve prim ağırlığından şikâyet ediyorlar. Hakları da yok değil...

Asgari ücretlinin kaynağında peşin peşin kesilen gelir vergisi % 20... Futbol kulüplerine uygulanan milyon dolarlık transfer işlemlerinin ise % 5-15 aralığında.

Şimdi halkın işlerini görüp gözetecek, problemini halledecek mebuslarımız şike pazarını sudan ucuz hale getirme sevdasına kapılmışlar.

Batı’nın aklı başında, vicdani hür insanlarının ülkesinde transfer işlemlerine uygulanan vergi nisbeti % 30 ile 45 aralığında.

¥

Ülkemiz gerçek anlamda bir sınıflı toplum manzarasına sahiptir.

İktisadi pozisyonları itibariyle yukarı sınıf mensupları tüketim vergilerinden şikâyet etmezler. Aşağı sınıflarla aynı dozda vasıtalı vergi muhataplığını, anayasanın eşitlik ilkesini, uygulamadaki pratiği olarak görürler.

Peynirdeki, ekmekteki, otomobil lastiğiyle Amerikan sigarasına ödenen KDV olsun ÖTV olsun, vergilerin ağırlığından sadece aşağı sınıf şikâyet eder.

Bunlar da emeklilerdir, işçilerdir, kaçak istihdam silahıyla yukarı sınıf tarafından maden ocaklarıyla, kot taşlama atölyelerinde katledilenlerdir...

Şikayetçinin şikayet etmeye, “Geçinemiyoruz” diye yaygara koparmaya hiç hakları yoktur.

Bunlar, renk sevdasının, kulüp aşkının gözlerinde hasıl ettiği idrak körlüğünden kurtulmadıkça gelir dağılımı dengesizliğinin ürettiği yoksulluk ve yoksunluk kaderlerine rıza göstermeye mahkûm kalacaklar ve kalmalıdırlar da...

¥

Ey millet... Aç gözünü ve çıkar sesini... Çevir mebuslarını daldıkları sâkim yoldan geriye.

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim