1. YAZARLAR

  2. Eser Karakaş

  3. Sevsinler bu elitleri
Eser Karakaş

Eser Karakaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Sevsinler bu elitleri

A+A-

Zerre kadar almanca bilmem.

Almanca bilmediğim için de alman basınını doğrudan izleyemem.

Almanya çok önemli bir ülke, bu nedenden, alman basınını izleyemediğim için hep üzülürüm.

Özellikle de “Der Spiegel” gibi belirli bir düzeyin üzerindeki yayın organlarını.

Çarşamba (3 Mart)  günü Akşam gazetesinde AK Parti ve Balyoz eylem planı çerçevesinde gerçekleşen gözaltılar konusunda “Der Spiegel”de yayınlanan bir yorum yazısının tercümesi basıldı.

Yayınlandı ve çok iyi oldu zira bundan sonra “Der Spiegel”i almancasından okuyamadığım için çok daha az tasalanacağım.

“Erdoğan kaldıramayaacğı bir yükün altına mı girdi?” başlıklı yazı şöyle başlıyor: “Geçen hafta içinde iktidar karşıtı planlar kurdukları gerekçesiyle üst düzey subayların tutuklanması Türkiye’deki laik elitlere ağır bir darbe vurdu”.

Bu giriş cümlesi bile bana yetti doğrusu.

Yazı da bu minval üzerinden devam edip gidiyor.

Sanırım sadece bu cümle bile yazının ciddiyeti (!) ve analiz düzeyi (!!) konusunda bilgi veriyordur.

Bendeniz de en çok bu “elit” lafına takıldım.

Orijinal yazıda galiba bu “elit” kelimesinin yanına bir ünlem işareti dahi koymamışlar.

Bir elit grubu düşünün ki, darbeci subayların gözaltına alınmaları ya da tutuklanmaları onlara ağır bir darbe vuruyor.

Sevsinler, yesinler bu elitleri.

Doğrudur, ülkemiz Türkiye’de kendi siyasal pozisyonunu askere göre alan azımsanmayacak bir kesim mevcuttur.

Bu grubun mevcudiyeti bile Türkiye için bir talihsizliktir.

Doğrudur, bu kesimin yine azımsanmayacak bir bölümü kendilerinin elit kesim olduklarını düşünmektedirler.

Türkiye için en büyük talihsizlik de işte budur.

Talihsizlik ya da trajedi ya da komedya.

Siyaset biliminde elit kavramına farklı yaklaşımlar olabilir ama kanımca bu yaklaşımlardan en doğrusu “zamanın ruhunu” iyi kavramak olmalıdır.

Türkiye’nin bu elitleri (!) de, darbeci subaylar tutuklandı diye karalar bağlayan sözde elitleri de “zamanın ruhunu” dünyada en az kavrayan elit (!) grubudur herhalde.

Elit olmayı tüketim üzerinden tanımlayan bu sözde elit gureba takımı olup olmadık her yerde, lokantalarda, maçlarda, eğlence yerlerinde marşın tarihsel değerini de tahrip edercesine “Onuncu yıl marşını” söyler, AB’nin bizim laik sistemimizi dağıtacağını, ülkeyi böleceğini iddia eder, her sabah televizyonlarda Hasan Mutlucan’ın çalınmasını özler, bekler, dünyaya, dünyada yaşananlara gözünü, aklını, vicdanını kapatmıştır, laikliğin 03-0.8 katsayı uygulaması ve üniversitelerde türban yasağı ile korunacağını zanneder ve sürekli askeri yönetim özler, “asker göreve” pankartı altında Cumhuriyet mitinglerine katılmakta sakınca görmez.

Ve Der Spiegel de bu gureba takımına elit der.

Gerçekten sevsinler bu elitleri ve bu gurebayı elit zanneden Der Spiegel’i.

 “Bon pour l’Orient” ya da oriyantalist bakış bu olsa gerek.

STAR

YAZIYA YORUM KAT