Selame: 'Bunca Kandan Sonra Esed Kalamaz'

27.01.2014 12:28
Selame: 'Bunca Kandan Sonra Esed Kalamaz'
Suriye'de silahlı muhalefetin en güçlü gruplarından biri olan Tevhid Tugayı'nın lideri Selame akıttığı onca kandan sonra Beşşar Esed'in Suriye'yi yönetmesine asla razı olmayacaklarını söylüyor.

Liva et-Tevhid (Tevhid Tugayı)'nın lideri Abdulaziz Selame, Cenevre'den cephane sorununa; IŞİD'den dış yardımlara kadar birçok konuyu değerlendirdiği bir röportaj verdi.

El Cezire'ye açıklamalarda bulunan Selame, Esed'li bir çözümün olamayacağının altını çizdi.

***

Uzun bir süredir Tevhid Tugayı’nın komutanı ile görüşmek istiyorduk. Ona ulaşmak zor oldu, çünkü sürekli yer değiştiriyordu.

14 Ekim 2013 tarihinde Suriye Hava Kuvvetleri Halep’te, istihbarat üzerine bombaladığı bir binada, grubun komuta toplantısını hedef aldı. Tevhid Tugayı’nın kurucu komutanı Abdulkadir Salih yaralı olarak getirildiği Türkiye’de hayatını kaybetti. Aynı saldırından yaralı olarak kurtulan Abdülaziz Selame, hala Esed istihbaratının yakın takibinde. Günler öncesinde yaptığımız röportaj talebimize, tugaya ait güvenli evlerden birinde, aniden karşımıza çıkarak yanıt verdi. Korumaları röportaj sırasında bile yanından ayrılmadı. 

Abdülaziz Selame'nin başında olduğu Tevhid Tugayı, Suriye'de rejime karşı savaşan 6 silahlı grubun birkaç ay önce oluşturduğu İslami Cephe'nin en güçlü unsurlarından biri. Selame ‘İslami Cephe’ nin yalnızca askeri bir oluşum olmadığını, siyaset sahnesinde de kendilerini temsil edeceğini söyledi “Allah’a hamd olsun ki İslami Cephe artık Suriye’nin en güçlü ve savaş alanında varlığını ispat etmiş 6 grubunu bünyesinde toplamış bulunuyor. Üstelik bu daha başlangıç. İslami Cephe’ye daha fazla grupların katılıp gücümüzü artırması için çalışıyoruz. İnşallah bu katılımlar da gerçekleştiğinde, Suriye içinde mücahitleri, sivilleri ve halkın tamamını temsil eden siyasi, askeri ve ekonomik bir güç haline geleceğiz”

Suriye muhalefeti halkını temsil etmiyor

Suriye Ulusal Koalisyonu’nun ve geçici hükümetin cephede çarpışan halkı temsil etmediğini savunan Selame, İslami Cephe’nin bu boşluğu dolduracağına inanıyor: “Suriye dışındakilerin ister koalisyon olsun ister geçici hükümet, bize sağladığı yardımlarla ilgili sorunumuz yok. Suriye halkı için çalışmalarında da sorun yok. Ancak Suriye’nin yolunu çizme kararı, dökülen onca kandan, yapılan onca fedakarlıktan sonra, onların değildir. İlk ve son söz her zaman silahlı grupların, İslami Cephe’nin, Ceyş El Mücahidin’in ve Ecnad El Şam’ın olacak, Suriye içinde yaşayan ve mücadele edenlerin onayladığı çözümler benimsenecektir.”

Siyasi çözüme karşı değiliz

Selame, ikinci Cenevre Konferansını ve Suriye’de üç yıldır devam eden iç savaşı sonlandırma çabalarını da değerlendirdi. Silahlı mücadeleye mecbur kaldıkları için başladıklarını söyleyen Tevhid Tugayları lideri, “savaş meraklısı değiliz” diyor. Tevhid Tugayı olarak siyasi çözüme her zaman açık olduklarını ama geçmiş deneyimleri nedeniyle Şam yönetimine güvenmediklerini söylüyor “Cenevre’de olmak için şartlarımızı belirtmiştik. Bunlar çok açık. Masanın öbür ucunda oturan rejim, siyasi konularda manevra ve şarlatanlığa alışık. Suriye devrimini terörist ve aşırıcılar olarak göstermek istiyor. İddialarının hepsi de yalan. Dolayısıyla rejimle oturup onunla uzlaşacak kadar ona güvenmiyoruz. Biz rejime güvenmiyoruz ama siyasi çözüme karşı değiliz. Her Müslüman daha fazla kan dökülmesini engellemek ister. Ama bunca kanı feda ettikten sonra ülkeyi tekrar Beşşar Esed’e veya onun adamlarının idaresindeki bir başkasına bırakmamızı kimse bizden beklemesin.”

Tevhit Tugayı komutanı Selame, direnişçilerin artık ordu düzeni altında ortak hareket etmesi gerektiğini düşünüyor. [Mustafa Değirmenci-AJT]

Çete savaşından düzenli orduya

Başlangıçta sivillerden oluşan küçük silahlı gruplarla Suriye rejimine karşı savaşmaya başladıklarını hatırlatan Selame, zaman içerisinde hem sayılarının, hem de askeri yeteneklerinin arttığını söylüyor: “Şam’da Ceyş El İslam, Humus’ta Hak Tugayı, Halep’te Tevhid Tugayı, Suriye geneline yayılan Ahrar El Şam varken bir ordu gibi örgütlenelim ve çete savaşlarıyla yetinmeyelim dedik. Bunu da İslami Cephe çatısı altında yaptık ve birçok diğer birlikler de bize katıldı. Böylece Suriye rejimine savaş ilan ettiğimizde, eşzamanlı olarak, Şam’dan Deyr El Zor’a kadar her yeri vurabiliriz. Artık çete savaşları bitmeli ve ordu düzenine geçmeliyiz. Devrim üçüncü yılını dolduruyor, askeri gücümüzü geliştirmeliyiz.”

Türkiye askeri yardımda bulunuyor mu?

Tevhid Tugayı, Halep’ten Türkiye sınırına uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Türkiye’den askeri yardım alıp almadıklarını soruyorum. Türkiye’ye, yaptığı insani yardımlardan dolayı çok minnettar olduklarını ve  sığınmacılara gösterilen misafirperverliği hiçbir zaman unutmayacaklarını yumuşak bir sesle dile getiren Selame, silah yardımı bahsinde birden sertleşiyor: “Amerikalıların deyimi ile ‘ölümcül olmayan’ askeri yardımlar alıyoruz. Telsizler, haberleşme araçları... Bu konular Suriye’nin Dostları toplantısında uluslararası platformda dile getirildi. Türkiye, İngiltere, Fransa, Katar, Suudi Arabistan... Herkes oradaydı. Bu ülkelerin hepsinden de yardım alıyoruz. Ama bu yardımların niteliği askeri anlamda bize avantaj sağlayacak türden değil. Beşşar’a füzeler, uçaklar, adamlar ve cephane gönderiliyor ve kimsenin sesi çıkmıyor; bize bir-iki koli telsiz geldiğinde olay oluyor. Cephane ve silah meselesi ise doğru değil.”

Silah tedarikinde büyük ölçüde Suriye ordusundan elde ettikleri ganimetlere güvendiklerini belirten Selame, Türkiye’den silah yardımı aldıkları yönündeki iddialarla ilgili olarak şu örneği verdi: “Tevhid Tugayında 20 tankımız var. Nerden geldi bu tanklar, Türkiye’den mi soktuk içeri! Hepsini Suriye rejiminden aldık. Allah’ın izniyle tabii. Mermilerimiz Suriye rejiminden, tüfeklerimiz onlardan, cephanemiz Suriye rejiminden. Çatışmaya girdiğimiz her konvoyda birçok aracı tahrip ediyoruz. Sağlam olanları da ganimet olarak alıyor ve onlarla savaşıyoruz. Ele geçirdiğimiz ganimetler olmasa çoktan teslim olmuştuk. Çünkü bize dışardan cephane gelmiyor.”

İşkence fotoğrafları

Beşşar Esed rejimi tarafından tutuklanan ve hapiste gördükleri işkence sonucu ölen binlerce kişiye ait fotoğrafları nasıl değerlendirdiklerini soruyorum, Selame’ye. Üç senedir insanlarının dünyanın gözleri önünde boğazlandığını söyleyen muhalif komutan, kimsenin bunun karşısında bir şey yapmadığından yakınıyor: “Onca zamandır insanlara işkence ediyorlar, daha görmediler mi? Rakam 300 bin şehide ulaştı hala görmüyorlar mı? Fotoğrafları soruyorsunuz. Fotoğrafların etkisi olsaydı çoktan olurdu. Çok daha kötülerini gösterdik. Ama onları harekete geçirecek bir çıkarları yok. Suriye halkının bağımsızlığını kazanması ve kendi yolunu kendi çizmesi işlerine gelmiyor.”

Hem Esed rejimi, hem de IŞİD güçleri ile savaşan Selame'nin korumaları röportaj sırasında bile yanında duruyor.[Mustafa Değirmenci-AJT]

‘IŞİD’ı Halep’ten attık’

Son üç haftadır Selame’nin düşmanları artmış durumda. Tevhit Tugayı, Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü ile savaşıyor. İslami Cephe ve onlara destek veren diğer direniş gruplarıyla birlikte eş zamanlı olarak IŞİD’a karşı atağa geçtiler. Halep merkezini IŞİD savaşçılarından temizlediklerini söyleyen Selame, çatışmaların Halep kırsalında sürdüğünü aktarıyor. Türkiye sınırındaki bölgeler tamamen kontrol altına alınmadan daha ayrıntılı konuşmak istemiyor. Ama savaşçılarının, dünyanın farklı ülkelerinden gelen mücahitleri gördüğü yerde infaz ettiği yönündeki iddiaları yalanlıyor: “Muhacirler (yabancı savaşçılar) bizim kardeşlerimiz. Suriye halkını korumak için savaşmaya geldilerse cepheler onları bekliyor. Ama Beşşar Esed’in hükümeti yerine bir başkasını kurmak için geldilerse, onların devletini istemiyoruz. Suudi, Türk, Fransız, bilmem hangi memleketten olursa olsun, bir adam gelip yönetimi ele geçirmek istiyorsa, bize emirlik taslamaya geliyorlarsa onları istemiyoruz. Suriye halkını, kadınlarını, çocuklarını korumaya ve dökülen kanı durdurmaya gelenlerin ise başımızın üzerinde yeri var.  Hoşgeldin deriz ve onun hakkını kendimizinkinden önce gözetiriz. Onlara kardeş gibi, hatta birbirimize davrandığımızdan daha iyi davranırız.”

Özerk Kürt kantonuna sert mesaj

Selama, Suriyeli Kürtlere “kardeşlerim” diye sesleniyor. Tevhid Tugayı, İslami Cephe çatısı altında “Kürt İslam Cephesi” ile müttefik durumda. Ama konu özerk yönetim ilanına gelince söylemi değişiyor. Suriye’nin bütünlüğünü savunduklarını söyleyen Selame, Geçtiğimiz günlerde özerk Kürt kantonu ilan eden Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD) sert bir dille eleştirdi: “Suriye rejimi Suriye’yi kendi özel çiftliği gibi görüyordu, bunlar da kendi çiftliklerini kurmak istiyor. Eğer bu toprakların Araplar ve Kürtlerin arasında bölünmesi konusunda ısrar ederler ise; Önce Beşşar'a karşı sonra da onlara karşı savaşırız, hatta gerekirse, ikisine karşı birden savaşırız.”

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim