1. YAZARLAR

  2. Yıldıray Oğur

  3. Sekiz ay barış, yan gelip yatma, çalış
Yıldıray Oğur

Yıldıray Oğur

Yazarın Tüm Yazıları >

Sekiz ay barış, yan gelip yatma, çalış

A+A-

Aslında olan şu: Bundan bir ay önce açıklanması beklenen karar şimdi açıklandı. Seçimlere kadar silahlar sustu.

Bundan bir ay önce Öcalan’ın “süresiz ateşkes” çağrısını değerlendiren Kandil yönetimi “bu tasfiye mi çözüm mü” anlamak için ateşkesi bir aylık olarak ilan ettiklerini açıklamıştı.

Kandil bu tasfiye endişesine gerekçe olarak da Van’da saçma sapan gerekçelerle yapılan KCK operasyonunu, ABD’li adı verilmeyen kaynaklara dayandırılan Kuzey Irak’a tampon bölge haberini, Suriye, ABD ve Kürt liderlerle artan görüşme trafiği üzerine üretilen “Sri Lanka gibi fiziki imha hazırlığı bunlar” gibi kötücül komplo teorilerini göstermişti.

Belki ileride bunu kimlerin yaptığını daha iyi anlayacağız ama bu haberler ve gelişmelerin hepsinin hedefi çok açık ki ateşkesi baltalamaktı. Örneğin daha sonra bizzat Başbakan tarafından yalanlanan “Kuzey Irak’a tampon bölge” haberi ateşkesinin açıklanacağı gün yayınlanmıştı

Bu kirli bilgiler, zaten Kürt siyasi elitlerinde, onları destekleyen sol çevredeki artık irrasyonel bir hâl almış AKP karşıtlığı, “bu ülkeye barış gelecekse bunlar getirmemeli” kötümserliğiyle birleşince ortaya bir aylık barış çıktı.

Bu ülkeye barış gelecekse bu “barışseverlerin” kötümserliğiyle mücadele ederek gelecek. Ateşkesin uzamasının beklendiği gün hâlâ “bir vicdan yazarı”, içindeki AKP-karşıtını dizginleyemeyip Cemil Çiçek gibi bu konularda nerede durduğu belli olan bir ismin cümlesi ve sicili üzerinden AKP’nin Kürt sorununu Sri Lanka gibi çözeceği gibi aşırı bir yoruma teslim olabilmişti.

İşte tam bu noktada barış sürecinin en başından beri kritik anlarda devreye giren balıkçı yine devreye girdi. Hakkında türlü komplo teorisi ve kirli bilgi olan 10 haber ve gelişmeyle ilgili 10 açıklama yaparak endişeleri ve kaygıları giderdi.

Kaygılar ve endişeler giderlince de seçime kadar ateşkes kararı açıklandı.

Şimdi önümüzde sekiz ay var. Öncelikle kimse bu sekiz ayda sorunun çözülmesini beklemesin. Ateşkes açıklamasını yapan KCK da bunu beklemiyor, beş tane çok düşük profilli ateşkes talebi ortaya koyuyor.

Peki, ne olacak bu sekiz ayda?

En başta hükümetin silahlar sustu diye rehavete kapılmaması gerekiyor. Bu işi bu aşamaya kadar getiren bir hükümetin bu rehavet tuzağına düşmeyeceğini umuyorum.

Yapılması beklenen ilk şey; artık herkes tarafından eleştirilen KCK davasında adaletin yerini bulması... İddianamenin okunması bitiyor. Her an oradan iyi haberler gelebilir.

Esas, hükümetten beklenen ise 2011 seçimlerinden sonra verdiği anayasa vaadi çerçevesinde anayasa tartışmasını seçimden önce açmak.

Bu tartışma sırasında Kürt meselesini de kesen Anayasa’da yapılması gereken değişiklikler açıklıkla tartışılmaya başlanmalı. Referandum, “Hükümet PKK ile anlaştı” çığlığının toplumda “ vay hainler” gibi bir akis yaratmadığını ortaya koydu. Büyük kalabalıklar, derin Anadolu bu meselenin makul bir şekilde çözülmesi gerektiğini düşünüyor. “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “On çocuğum olsa hepsini ölmeye gönderirim” yaşını bu toplum geçti, büyüdü, olgunlaştı.

Hükümet, hazır silahlar sustu diyerek yan gelip yatmamalı, anayasa tartışmasını açmalı, küçük jestlere devam etmeli, barışa tüm toplumu hazırlamalıdır. Bu süreç içinde marjinalleşen bir MHP, kendine çeki düzen veren bir CHP ile karşılaşacağız.

Bundan 12 yıl önce çok büyük bir fırsat kaçırıldı. 1998 ağustosunda devlet-PKK ateşkes ilan etmişti. Öcalan, yakalanmasına rağmen ateşkesin arkasında durdu. PKK’lıları yurtdışına çekti. 2004’e kadar ateşkes sürdü.

Altı yıl boyunca gelip geçen hiçbir hükümet hiçbir şey yapmadı. 2004’ten 2010’a kadar bu savaşta ölen herkesin vebali bu altı yıl boyunca bir Kürtçe televizyon bile açamayanların başınadır.

Ak Parti hükümeti şu âna kadar süreci çok iyi getirdi. Açılımla toplumsal havayı değiştirdi. Öcalan’la temasın arkasında durdu. Operasyonlar azaldı. Hem de tüm bunları güya barış isteyenlerden tek bir alkış ve entelektüel destek almadan yaptı.

Önümüzdeki sekiz ay barışın ufukta daha net göründüğü yeni bir dönem. Tabii bu sekiz ay boyunca barışı sabote etmek isteyenler yine boş durmayacak.

Sekiz ay sadece AKP için değil barış isteyenler için de bir sınav olacak. Bu saatten sonra ölecek tek bir kişinin bile vebali onların da omuzlarında...

Sekiz ayın bir günü geçti bile...

TARAF

YAZIYA YORUM KAT