1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Şefkat Tepe” Rezaletine Diyarbakır’dan Tepki
“Şefkat Tepe” Rezaletine Diyarbakır’dan Tepki

“Şefkat Tepe” Rezaletine Diyarbakır’dan Tepki

STV’de yayınlanan “Şefkat Tepe” dizisinde Peygamber efendimizle ilgili yayınlanan sahneye Diyarbakır’daki kuruluşlar sert tepki gösterdi.

A+A-

AA'ya konuşan Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabillim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Baz, Hz. Peygamberin dizilerde ışık hüzmesi şeklinde tasvir edilmesinin uygun olmadığını belirterek, "Bu tür durumlarda yaşanmış olsa bile dillendirilmesi ve anlatılması geleneğimiz içerisinde edebe mugayır görülmüştür" dedi.

Diyanet-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen de her kesimin bu tür konularda hassas davranmaları gerektiğini söyledi.

İslam'da ruh çağırma ve benzeri durumların olmadığını kaydeden Evsen, "Bu tür uygulamaların dün olduğu gibi bugün de yanlış olduğunu ifade ediyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde bu tür bir dizi senaryosu büyük protestolara yol açabilecekken ülkemizde bunun sadece sosyal medyada protesto edilmesi ve taşkınlığa başvurulmaması da ülkemizin demokratik olgunluğunu göstermektedir" diye konuştu.

Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabillim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Baz, Hz. Peygamberin dizilerde ışık hüzmesi şeklinde tasvir edilmesinin uygun olmadığını belirterek, "Bu tür durumlarda yaşanmış olsa bile dillendirilmesi ve anlatılması geleneğimiz içerisinde edebe mugayır görülmüştür" dedi.

Özgür-Der Şube Başkanı Murat Koç da dizideki görüntünün kabul edilemez olduğunu savunarak, şunları söyledi:

"STV’nin Şefkattepe dizisinde Peygamber Efendimiz’i (sav) ışık hüzmesi şeklinde tasvir edip yeryüzüne indirmesi en hafif tabirle aymazlık ve densizliktir. Bu saygısızlığın bir benzerini de geçtiğimiz günlerde bir şahsın Resulullah’ı (sav) rüyasında gördüğünü ve twitleri ikiye katla talimatı aldığını iddia etmesi üzerine Fethullah Gülen’in bu rüyanın yayılması talimatı vermesiyle de müşahede etmiştik. Hizmet hareketinin, Müslümanların sonsuz saygı duyduğu, canından çok sevdiği Allah resulünü (sav) gerek cemaat hükümet arasındaki savaşta meşru bir zemin bulma kaygısıyla istismar etmeye kalkışması gerekse de İslam’ın temel akidevi nasslarıyla çelişir biçimde Resulullah’ı (sav) kitlesine mistik ve metafizik bir tarzda takdim etmesi ne İslam’la ne de ahlakla bağdaşır. Hizmet hareketi bunu sık sık yapmakta ve Müslüman Türkiye halkının Resullah’a (sav) duyduğu muhabbeti istismar edip bunun üzerinden prim devşirmeye çalışmaktadır. Fethullah Gülen’den duyduğumuz birçok açıklamada da aynı istismar mekaniğinin işletildiğini gördük ve görmekteyiz maalesef. Bu durum aynı zamanda toplumda yanlış bir Peygamber anlayışının yaygınlaşmasına da yol açmakta. Kitabi olmayan ve ölçüsüz bir Peygamber telakkisine sahip olan bu cemaatin rüyalarla bu toplumu uyutmasına alışmıştık ama STV’deki görüntüler artık ölçünün kalmadığını ve saygının bittiğini,  açık biçimde Resulullah’ın istismar edildiğini ortaya koyuyor. Her konuyla ilgili anında açıklama yapan bu cemaatin sorumluları derhal bu rezaletten ötürü İslam ümmetinden özür dilemeli, bu saygısızlığa ve densizliğe yol açan sorumlulardan bunun hesabını sormalı ve Allah resulünü canından çok seven insanlara Resullulah’ı akidevi bütünlüğün dışında, gerçeklikten uzak ve onun mücadelesini gölgeleyen bir biçimde takdim etmekten vazgeçmelidir.”

Aydınlık İçin Hak ve Özgürlükler Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AYDER) Yönetim Kurulu Üyesi Ferzende Lale ise Hz. Peygamberi bugüne kadar Müslüman olmayan yönetmenler dahi somut bir şekilde göstermeye cesaret edemediğine değindi.

"Günümüzde hele gele İslami anlayışı kendisi şiar edinmiş bir kurumun böyle bir şeye teşebbüs etmesi kabul edilemez" diyen Lale, "Bu akla aykırıdır. İslami anlayışa göre de yanlıştır. Bu dizinin zaten Kürt halkını küçük düşürücü ve milliyetçi duyguları kabartan bir tarafı var. Bu doğru değildir. İslamiyeti birilerinin kendi tekeline almaya çalışmasına karşıyız" ifadesini kullandı.

Alimler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özer de Hz. Peygamberin gerek İslam alemi gerekse bütün insanlık için müstesna bir yere sahip olduğunu dile getirerek, "Şahsi veya grupsal çıkarlara alet edilmemelidir. Allah, Peygamber, Kur'an-ı Kerim ümmetin ortak kutsallarıdır. Sufli şeylerle ilişkilendirilmesi, hele haklarında yalan ve iftiraya varacak yanlışların irtikap edilmesi, söz konusu şeni fiillerin işlenmesine sevk eden basit ve değersiz dünyevi çıkarlarla ölçülemeyecek derecede büyük ve kalıcı dünyevi ve uhrevi olumsuz neticeleri doğuracaktır" diye konuştu.

Özer, Müslümanlar için en yüce değerlerden birisi olan Hz. Peygamberi ilgilendiren konularda herkesin en yüksek hassasiyeti göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Din Görevlileri Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Kutbettin Akdemir ise sinema kültürünün topluma faydalı olması gerektiğini kaydetti.

"Peygamberimizin canlandırılmasının dinen caiz olmadığı herkese malul bir şeydir" diyen Akdemir, şunları söyledi:

"Özellikle mukaddesatlarımızla ilgili konu Allah veya peygamber olunca onda biraz daha hassas olmanın gerekliliğine inanıyorum. Peygamberimizin bu şekilde yansımasının uygun olmadığını düşünüyoruz. Dinen uygun değildir. Keşke olmasaydı. Olmamasının gerekliliğine inanıyoruz. İnşallah bu tepkiler bu işi yapanları bir manada uyarmış olur. İnşallah bu yanlışı düzeltirler."

Diyarbakır İmam Şafi Camisi İmam Hatibi Abdullah Tokur da Hz. Peygamberin film veya dizilerde görünür gibi gösterilmesinin caiz olmadığını ifade etti.

Islahhaber

HABERE YORUM KAT