1. YAZARLAR

  2. Nuray Mert

  3. ‘Sayın Öcalan’ siyaseti
Nuray Mert

Nuray Mert

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Sayın Öcalan’ siyaseti

A+A-

Geçen hafta, Türkiye hakkında, uzaktan yazılacak gibi değildi, o nedenle yazı göndermedim. İtiraf edeyim ki, yine kâbus haline gelen gündemden kaçmak için iyi de bir fırsattı. Hiçbir kaçış sonsuz olamıyor, daha kötüsü, yüzleşmek zorunda kalmanın da bir faydası yok. Yazıp çizdiklerimizin bir karşılığı, bir faydası olup olmadığı konusunda hep kuşku duymuşumdur, gittikçe bu kuşkum ve huzursuzluğum büyüyor.

Kürt meselesinin geldiği noktadan söz ediyorum. Başbakan’ın ziyareti esnasında Diyarbakır görüntülerini ve DTP’lilerin açıklamalarını uzak bir yerden izledim, ne düşüneceğimi bilemedim. Hâlâ bilemiyorum. Ben her şeyin cevabını bilen, her durumda yol gösteren bir formülü olan entelektüellerden değilim. O nedenle, Kürt meselesinde önümüzü göremiyorum. Kürtler adına siyaset yapanların neden ipi koparmaktan artık hiç rahatsızlık duymadıklarını anlayamıyorum.

DTP ile PKK ilişkisini bilmiyor değiliz. Bilmezden gelmenin, siyasi çatışmayı demokratik platforma çekmek gibi bir gerekçesi vardı. DTP’liler ‘Sayın Öcalan’ siyaseti yapmakta ısrar ettikleri sürece, kimsenin bilmezden gelme şansı kalmıyor. Bu durumda, ya bir siyasi partinin, silahlı bir örgütle ve onun lideri ile organik, vazgeçilmez bağını makul, meşru kabul edeceğiz, ya herkes kendi yoluna gidecek, konuşacak bir şey kalmayacak.

Kütlerin bir kısmı, siyasi amaçlarına silahla ulaşma yolunu seçmiş diye, herkesin aklının buna yatmasını beklemeleri anlaşılır gibi değil. Neden demokrat Türkler, Kürtlerin siyasi taleplerini önemsiyorlar diye, bu denli trajik bir seçim yapmak zorunda kalsınlar? Ben öteden beri İslamcıların veya muhafazakârların demokratik taleplerini de önemsiyorum, bu silahlı İslamcı grupları desteklememi gerektirmedi. Sol talepler için de aynı şey geçerli. Bu durumda Kürtleri diğerlerinden ayıran ne?

İlkesel olarak, silahlı, şiddete başvuran siyaseti reddeden biri, neden sonsuza kadar Kürtlerin bu konudaki ısrarlı tutumlarına mazeret bulmak zorunda kalsın? Böyle saçma demokratlık tarifi mi olur?

‘DTP’liler, silahlı örgütün baskısı altında’ diye mazeret bulma çabası kadar riyakârca bir tutum olabilir mi? Bunun silahla siyasete teslim olmaktan başka hiçbir anlamı ve karşılığı yok.

Devletin uyguladığı terör ve şiddete karşı çıkmanın zemini ısrarla yok edilirken, sadece devlet terörüne karşı çıkmaktan söz etmek de aynı şekilde riyakâr ve anlamsız. Kürt meselesinin şiddet sarmalına girmemesi için, Kürtlerin fazla çaba göstermediği ortada. Anlaşılmaz olan, bunu ne mantıkla yaptıkları, neyi hedefledikleri. Bir ulusal kurtuluş mücadelesi çerçevesinde,‘sonuna kadar gideceğiz’ mantığı hâkim olmaya başladıysa, bizi çok kötü günler bekliyor demektir. Aklı, mantığı, kalbi, vicdanı olan herkesin bu gidişin önünde durmasını beklemekten başka yapacak şey yok. Ne yazık ki yok. 

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum