Savcılıktan Genelkurmay’a ASELSAN Soruları

08.12.2011 09:12
Savcılıktan Genelkurmay’a ASELSAN Soruları
3 mühendisin şüpheli ölümüyle ilgili savcılık Genelkurmay’a “Mühendislerle özel projelereniz var mıydı?” diye sordu.

ASELSAN’DA görev yapan mühendislerin şüpheli ölümlerine ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında, ASELSAN’dan sonra Genelkurmay’dan da bilgi istendi. Savcılık Genelkurmay’dan ölen mühendislerin üzerinde çalıştığı projelerin “önemini” sorduğu öğrenildi. ASELSAN’da görev yapan 3 mühendisin intiharları üzerindeki sır perdesi aralanıyor. F-16 uçakları ve Altay Tankı gibi kritik projeler üzerinde çalışan 3 mühendisin ‘garip’ intiharlarının soruşturmasında çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren ayrıntılarda mühendis Hüseyin Başbilen’in 57 saat üzerinde çalıştığı proje sunumunu yapacağı gün hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

İlk olarak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Veli Dalgalı ASELSAN’a Hüseyin Başbilen’in 57 saat üzerinde çalıştığı ve öldüğü gün yapacağı sunumun ne olduğunu sordu. ASELSAN’dan gelen cevapta ise Başbilen’in öldüğü güne ilişkin olarak herhangi bir sunum olmadığı bildirildi. Daha sonra soruşturmayı devralan Savcı Murat Demir ise, bu gelişme üzerine Genelkurmay’a da ölen mühendislerin üzerinde çalıştığı projelerle ilgili sorular gönderdi.

‘O projelerin önemi neydi?’

Savcı Demir, ASELSAN’dan bağımsız olarak ölen 3 mühendisin Karargah’la bağlantılı özel projeler üzerinde çalışıp çalışmadığının ve Başbilen’in üzerinde çalıştığı projenin öneminin bildirilmesini istedi. Genelkurmay’a gönderilen yazıda “Mühendislerle özel projeniz var mıydı? Projelerin önemi neydi? Mühendis Başbilen’in 57 saat üzerinde çalıştığı proje ne hakkındaydı?” gibi sorular yöneltildi.

ASELSAN önce spekülasyon demişti

Daha önce 3 mühendisin önemli çalışmalar yaptığı haberlerini ‘spekülasyon’ olarak niteleyen ASELSAN, aylar sonra savcıya Başbilen’in Milli Tank Projesi’nde görev aldığını bildirmişti. ASELSAN son olarak Başbilen’in tank ve Kanas silahlarında gece görüş sistemini sağlayan uzak mesafede etkili olacak sistem üzerinde çalıştığını bildirdi.

Kaynak: Star


Aselsan’ın belleğini Jandarma kaybetti

Mühendis Başbilen’in öldüğü sırada aracında bulunduğu öne sürülen harici bellek kayıp.

Arzu Yıldız / Taraf

Aselsan’da milli tank, F-16 ile suikast silahı Kannas projesi üzerinde çalışırken intihar ettiği öne sürülen Hüseyin Başbilen’in ölümüyle ilgili takipsizlikle sonuçlanan ilk soruşturmanın savsaklandığı öğrenildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2006’da yürütülen soruşturmada, savcılığın Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi’nin 10 üyesinden yedisinin ölüm nedenini ‘intihar’ olarak tanımlamasını gerekçe göstererek takipsizlik kararı verdiği ve şüpheli hususları araştırmadığı ortaya çıktı.

Geçen yıl Başbilen ailesinin müracaatıyla dosyayı raftan indiren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2006’daki soruşturmanın eksik ve şüpheli yönlerini tek tek belirledi. Bilirkişi, olay anı görüntülerini incelemiş ve “Başbilen’in ölümünün intiharı değil cinayeti işaret ettiğini” tesbit etmişti. Savcılık, “intihar” denerek kapatılan soruşturmada Başbilen’in ölümünden önce yaptığı telefon görüşmelerinin incelenmediğini ortaya koydu. Akabinde de söz konusu görüşmeleri incelettirdi. İnceleme sonuçları, yaklaşık 200 dökümanda tek tek sıralandı ve bir klasörde toplandı. Savcılık, sadece Başbilen’in değil yakın çevresinin de o dönemde yaptığı görüşmeleri mercek altına aldı.
 

Psikolojisi bozuk değildi

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Veli Dalgalı, psikolojik rahatsızlık nedeniyle intihar ettiği öne sürülen Başbilen’in yakın çevresi ve iş arkadaşlarının dinlenmediğini de belirledi. Soruşturma dosyasını, Deniz Feneri e.V soruşturmasında görevlendirildiği için eylül ayında Murat Demir’e teslim eden Dalgalı, iş arkadaşlarına ve çevresine Başbilen’in psikolojik bozukluğu olup olmadığını sordu. Alınan ifadelerde ise Başbilen’in psikolojisinin bozuk olmadığı, sadece balayı döneminde geçirdiği basur ameliyatının getirdiği bazı sorunlar yaşadığı, ancak intihar eğilimi olmadığı anlatıldı. Savcılık, daha önce SSK’dan Başbilen’in kullandığı ilaçların dökümünü istemiş, gelen cevapta antidepresan hap almadığı bildirilmişti.

 

Bilgisayarda mektup var mıydı

Başbilen’in aracında bulunan, bilgisayarda yazılmış 4 Temmuz 2006 tarihli intihar mektubunun mühendise ait olup olmadığını araştıran savcılık, olayla ilgili ilk incelemeyi yapan Jandarma’dan bilgi istedi. Jandarma, söz konusu mektubun Başbilen’in Aselsan’daki bilgisayarında bulunduğunun belirlendiğini söyledi. Savcılık, Jandarma’nın cevabına rağmen bilgisayarı yeniden incelettirdi, ancak söz konusu mektubun izine rastlanmadı. Bunun üzerine Jandarma’ya mektubun bilgisayarda bulunamadığı bildirildi ve konuyla ilgili cevap istendi. Jandarma ise mektubun Başbilen’in öldüğü esnada aracındaki harici bir bellekte kayıtlı olduğunu bildirdi. Harici belleğin kendilerine teslim edilmesini talep eden savcılığa jandarmadan gelen yanıtta belleğin kayıp olduğu yönünde ifadeler yer aldı. Başbilen’in 4 temmuzda işe gitmediğini açıklayan ailesi, soruşturmanın eksik yürütüldüğü gerekçesiyle davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımıştı.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim