1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. 'Savaşı İstemeyiniz, Gelip Çattığında da Kaçmayınız'
Savaşı İstemeyiniz, Gelip Çattığında da Kaçmayınız

'Savaşı İstemeyiniz, Gelip Çattığında da Kaçmayınız'

Zannedersiniz ki, Türkiye'nin uçağını vurdu diye, Beşşar Esed'i alkışlara boğan Rus muhalefetinin sivri isimlerinden ünlü Jirinovsky'nin yüzlerce kopyası, İran'da zuhûr etmiş gibi.

A+A-

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL; İran’ın Esed ordusu tarafından düşürülen TSK’ya ait jet ilgili bakışı ile Mısır’da Muhammed Mursi’nin seçilmesi ile girilen süreci değerlendiriyor.

 

Suriye Baas rejiminin Türkiye'ye aid, keşif  fonksiyonlu bir savaş uçağını düşürmesini takib eden gelişmeler, son derece sur'atli oldu..

Kimileri, Suriye'ye hemen savaş açılmasını istediler veya beklediler..

Bu hususta teennî ile hareket edilmesini önerenler ya korkaklıkla, ya korkutmakla suçlandılar..

Halbuki, Resul-i Ekrem (S)'den gelen ve 'Savaşı istemeyiniz, ama, geldiği zaman da ondan kaçmayınız..'  şeklindeki bir rivayetin taşıdığı hikmeti elbette gözönünde bulundurmak gerekirdi.

Hele de, her iki ülkenin halkının da müslüman olduğunu gözönüne aldığımızda, bu gibi savaş çığırtkanlığından daha bir kaçınmak gerektiği açıktı..

Evet, Suriye'deki müslüman halkın marûz kaldığı korkunç katliâma seyirci kalınamaz, ama, bunu önlemek adına bir savaşa taleb edenler, devletler arası savaşlarda yüzbinlerin, milyonların hayattan safdışı olabileceğini tahmin edemiyorlarsa, Saddam'ın saldırısıyla başlayıp, 1980-88 arasında 8 yıl süren ve her iki taraftan 1 milyondan fazla insanın hayattan çekildiği İran-Irak Savaşı'nı hatırlasınlar..  

*

Müslüman halklar arasındaki savaşlar tarihte her iki tarafı da uzun asırlar boyu yaralamış, münasebetlerini zehirlemiştir..

Hatırlıyalım ki, miladî-1402'de, yani 610 sene önce bu günlerde cereyan eden Timur ve Yıldırım Bayezid arasındaki Ankara Savaşı'nda, taa Buhara- Semerqand taraflarından harekete geçen müslüman ordularla gelen Timur'un Yıldırım'ı yenmesi ve esir almasının sebeblerini anlamaya çalışan bazı tarihçiler, bu sonuçta, ulemânın, müslüman kanı akıtılmaması için, böyle bir savaşa sıcak bakmayışlarının etkili olduğunu da ileri sürmüşlerdir..

Böyle bir etkinin rolü kolayca reddedilemez, herhalde..

Bugün de, T.C. rejimi de, Suriye Baas rejimi de, İslam karşısındaki mahiyetleri açısından birbirinden temelde birbirinden pek farklı olmasa bile, her iki tarafın halkı da, çok büyük çapta, aynı inanç potasının içinde şekillenmiştir.. Bu bakımdan, bu gibi savaş çığırtkanlıklarının, en azından bu açıdan, dinlenmemesi gerekirdi..

Ayrıca, savaşın, hattâ kazanıldığı zaman bile, savaşan bütün taraflar için, ne büyük yıkımlara vesile olduğu da unutulmamalıdır.. Onun için, başka çözüm yolu olmadığı, son çare olarak savaşa başvurulması sözkonusu olduğu zaman, ona başvurmak gerektiği unutulmamalıdır..

*

Bu bakımdan Tayyîb Erdoğan'ın 26 Haziran günü yaptığı açıklamalar bazılarının beklentilerini boşa çıkarmıştır..

Yazının Devamı.. 

HABERE YORUM KAT