1. YAZARLAR

  2. Nazlı Ilıcak

  3. Sarıkız, Ayışığı ve Eruygur
Nazlı Ilıcak

Nazlı Ilıcak

Yazarın Tüm Yazıları >

Sarıkız, Ayışığı ve Eruygur

A+A-

Ergenekon operasyonu, Org. Hurşit Tolon ve Org. Şener Eruygur'a kadar uzandı. Acaba Tayyip Erdoğan'ın, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ ile özel konuşmasında bunun işaretleri verilmiş miydi? Olabilir. Çünkü ilk defa, orgeneral rütbesine yükselmiş iki asker gözaltına alınıyor. Bu, Türk Silâhlı Kuvvetleri açısından olumlu bir gelişme. Yanlışa sahip çıkmak yerine, "çürük elmaların" ayıklanması gerekir.
Ergenekon ile ilişkisi konusunda bir şey söyleyemeyeceğim. Ama, Şener Eruygur'un "Sarıkız" darbesinden vazgeçilince "Ayışığı" kod adlı darbe planları yaptığı, bizzat emekli Ora. Özden Örnek tarafından günlüğüne geçirilmişti.
Örnek'in notlarından okuyalım:
- 20 Ocak 2004: "Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki toplantıda, Jandarma Genel Komutanı 'bir an önce bu işi yapalım' şeklinde konuşuyordu. Dayanamadım, planlamayı 23 Ocak'tan sonra yapabileceğimizi birkaç kez tekrar ettim; ağzı kapandı."
- 1 Şubat 2004: "Aytaç Paşalara ziyarete gittik. Bana, 'Şener (Eruygur) ile İbrahim'in (Fırtına) davranışlarını tasvip etmiyorum, ifrata kaçıyorlar. MİT'ten gelen habere göre, Jandarma Genel Komutanlığı'nın bütün hareketleri biliniyor ve yasadışına çıktığı değerlendiriliyor' dedi."
- 3 Şubat 2004: "...Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı, 10 Mart'ta ihtilâl yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı onları şimdilik frenlemiş, zamanın uygun olmadığını söylemiş."
- 29 Şubat 2004: "Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüştüm. Dün yapılan toplantıdan rahatsız olduğunu, Şener'in başka işler peşinden koştuğunu, İbrahim'in ise saf ve ne istediğini bilmez halde olduğunu anlattı. Bilhassa Şener'in, Yaşar'ın (Büyükanıt'ın) önünü kesmek için her türlü angajmana girdiğini, utanılacak senaryolar peşinde olduğunu söyledi."
- 1 Mart 2004: "19.30'da Gölbaşı tesislerinde buluştuk. Kara Kuvvetleri Komutanı'yla ben biraz gergindik. Jandarma Genel Komutanı sözü, ikide bir oraya getirip, 'Bu işi ne zaman yapacağız' diyordu. Bazen süreyi uzatmanın en iyi çözüm yolu olduğunu söyleyince suratı asılıyordu."

Org. Şener Eruygur, darbe için acele etti. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün darbecilerle işbirliği yapmaması sonucunda, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek geri adım attılar. 12 Mart öncesi, bu olayın bir benzerini görmemiş miydik? Askerler, gazetecilerle ve bazı aydınlarla işbirliğine girişmemiş miydi? Deniz Gezmiş, tıpkı bugünkü gibi "İkinci Kurtuluş Savaşı" verdiğini ve Atatürk'ün izinden gittiğini sanmıyor muydu? İşte Atatürk istismarı bu noktalara kadar varıyor.

 

Şener Eruygur, AK Parti'nin 2002'de iktidara gelmesinden sonra, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde "Cumhuriyet Çalışma Grubu"nu (CÇG) kurdu. Bu grup, yaygın bir fişleme ağı ile desteklediği faaliyetlerini halen sürdürüyor. CÇG, "Ulusal Birlik Hareketi"ni (UBH) oluşturdu, geliştirdi ve yönlendirdi. UBH, 225 sivil toplum kuruluşuyla işbirliğine girişti.
Eruygur'un emekli olduktan sonra UBH ile münasebetinin devam ettiği ve başta 2007'deki cumhuriyet mitingleri olmak üzere, benzer organizasyonların CÇG tarafından yönlendirildiği de, ele geçen belgelerde ortaya çıktı. Ergenekonla irtibatı bilemiyoruz. Ama, Şener Eruygur'un askeri darbeye zemin hazırlayacak faaliyetleri konusunda hiç şüphemiz yok.

Sabah gazetesi

YAZIYA YORUM KAT