Şarabını al, provokasyona gel

14.07.2009 04:52

İbrahim Kiras

Komplo teorileriyle çoktandır başım hoş değil. Eskiden çok severdim, zevkle okurdum. Ama özellikle son beş altı yıldır bana zevk vermemeye başladı bu ‘yazı türü’.

Eskiden Kennedy’yi kimin öldürdüğü meselesinden, Amerika ile Rusya arasındaki gizli anlaşmalara, Hitler’in hayatta olma ihtimaline kadar uzanan, eğlenceli ve zararsız hikáyeler gelirdi aklımıza komplo teorisi deyince.

Şimdilerde ise Türkiye nüfusunun yüzde iki yüzünün Yahudi kökenden geldiği ve bunların da amacının ‘ılımlı İslam’ düzeni kurmak olduğu iddialarıyla yetinmek zorundayız.

***

Ama bunlara bakıp da komplo teorileriyle ilişkimizi büsbütün kesmenin gereği yok.

Çünkü insanın bazı olayları açıklamak için komplo teorilerine ihtiyaç duyduğu anlar oluyor. Şu Topkapı Sarayı’ndaki ‘şaraplı konserin protestosu’ böyle bir olay bence.

Başından itibaren organize biçimde yürütülmüş bir provokasyon girişimi gibi göründü bana:

Konuyla ilgili haberlerden anladığım kadarıyla, Topkapı Sarayı avlusunda bir klasik müzik konseri düzenlenmiş. Konser afişlerinde ‘şarabını al, konsere gel’ deniliyormuş. (Klasik müzik konserinde bir şey yenilip içilmesi düşünülemeyeceğine göre, burada bir yanlış var.) Vakit gazetesi konuyu gündeme getirmiş ‘Kutsal Emanetler’in hemen yanı başında şaraplı eğlence düzenlenmesini eleştiren yayınlar yapmış.

Ne yazık ki ‘tahriklere kapılmaya açık’ olduklarını önceki tecrübelerle de bildiğimiz bazı gruplar söz konusu yayınlar üzerine galeyana gelip bu organizasyonu protesto etmişler.

İşte bu 25-30 kişilik grubun protesto eylemi adeta ‘dünyanın en menfur cinayeti’ havasında yorumlanıyor bugün. Bu rüzgár muhtemelen bir süre daha devam eder. Allahtan bir itiş kakış yaşanmamış, burnu kanayan olmamış. Yoksa maazallah neler neler bekliyor olacaktı bizi... Darbe gerekçesi bile olurdu hani!

***

Söz konusu protesto eylemini yakışıksız bulanlar çoğunlukta. Ama protestoya gösterilen tepkinin ‘ölçüsüzlüğü’ çok daha dikkat çekici boyutlarda.

Kusura bakmayın ama bu gençler nihayetinde birkaç slogan atıp dağılmışlar. ‘İkinci Sivas olayı’ gibi benzetmelerin ne mantığı var? Gazetelerde en hafifi ‘barbarlar’ olan sövgü ifadeleri size de abartılı gelmedi mi?

Bu ölçüsüz ve sağlıksız tepkilerin sebebi belki de klasik müziğin son dönemde ‘çağdaş yaşam’ ideolojisinin simgelerinden birine dönüşmüş olması. (Hatırlayın: 28 Şubat günlerindeki Demirel’in ‘işte çağdaş Türkiye’ nutku.) Bu ideolojinin bir diğer simgesi de ‘şarap’ zaten. Dolayısıyla simgeler üzerinden yürütülen bir hegemonya mücadelesi izliyoruz belki.

Yoksa, bir ‘komplo’ sahnede demektir.

Ertuğrul Günay’a yakışmadı

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın eylemci gençlerden ‘ilkel yaratıklar’ diye bahsetmesi maksadını aşan, kabul edilemez bir gaf örneği. Sayın Bakan, sözgelimi sol bir grubun hoşuna gitmeyen bir eylemini eleştirmek üzere bu ifadeyi kullanabilir miydi? Hiç zannetmiyorum.

***

Bence, hem Günay’ın hem de protestoya tepki gösteren diğer aydınların ortak hatası ‘şaraplı konseri’ protesto eden kişilerin hassasiyetini büsbütün görmezden gelmek. Biliyorsunuz, ibadet yerlerinin yakınında içki satılması kanunen yasak. O halde Topkapı’daki ‘Kutsal Emanetler’in hemen yanı başında şaraplı eğlenceye tepki gösterilmesini de hiç değilse ‘anlamak’ lazım.

***

Protesto eylemi neticede demokratik bir hak. Bu hakkın kullanılması sadece hoşumuza giden fikirlerin sahiplerinin inhisarında tutulabilir mi?

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim