1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Sanıklar, Askeri Casusluktan Beraat Etti mi?
Sanıklar, Askeri Casusluktan Beraat Etti mi?

Sanıklar, Askeri Casusluktan Beraat Etti mi?

Mahkeme, bir yılı aşkın süredir devam eden 'Askeri casusluk ve fuhuş yoluyla şantaj davası'nda aralarında tuğamiraline varıncaya kadar her rütbeden askerin de olduğu sanıklara adeta ceza yağdırdı.

A+A-

Haber: İsmail Kavak

Medyamızın 'haber karartma'daki mahirliği tartışılmaz. Bu konuda dünyada elimimize su dökecek bir başka medya var mı? Zannetmiyorum... Çünkü, kamuoyundan saklanmak istenen haberler için zaman zaman öyle manşetler atılıyor, öyle haberler kaleme alınıyor ki, 'yok artık' demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Örneğin bugün, 'kadim gazeteleri' açtığınızda bunun son örneğini karşınızda bulacaksınız. 46 sanığa devletin sır belgelerini şantaj yoluyla ele geçirmekten verilen cezaları detay görenler, 'Askeri casusluk davasında tüm sanıklara beraat' başlığını atmışlar. Eğer başlıkları okumakla yetinirseniz her şey sizin için artık pirüpaktır.

Fakat haberi sonuna kadar okuma zahmetine katlanırsanız, ilk soracağınız soru şu olacaktır: "Nasıl yani kardeşim, bu 46 kişi çekirdek çitletmekten mi ceza aldı?"

Bu doğru bir sorudur. Zira mahkeme, bir yılı aşkın süredir devam eden 'Askeri casusluk ve fuhuş yoluyla şantaj davası'nda aralarında tuğamiraline varıncaya kadar her rütbeden askerin de olduğu sanıklara adeta ceza yağdırdı.

Yargıçlar, verdikleri kararda sanıkların "devletin gizliliğine ilişkin belgeleri elde ettikleri" kanaatine vardığını ancak bunları casusluk amacıyla kullandıkları yönünde delil elde edilemediğine hükmetti.

Ne demek bu?

Çok açık; ortada bir örgüt var, devletin "namus belgeleri" bu zevatın zulalarında, ceplerinde, koyunlarında, kasalarında ele geçirildi. Yani suç üstü yapıldı. Bu yüzden de 'örgüt üyeliği, özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşme gizliliğini ihlal, , kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek' gibi suçlardan sanıklara 15 yıla kadar hapis cezası verdi.

Meselenin özü şudur:

Mahkeme, devletin bekasını ilgilendiren hayati belgelerimizi çalanları buldu ve cezalandırdı. Ancak, "sırlarımızın" hangi kişi, kurum ya da devletlere satıldığını tespit edemedi. Ya da uluslararası yeni krizlere kapı aralamak istemediğinden o defteri açmadı, dosyayı diplomasiye havale etti.

Antiparantez şunu da söyleyelim; Eğer Yargıtay cezaları onarsa sanıklar cezaevine geri dönecekler.

 ZAMAN

HABERE YORUM KAT