Sakarya'da Usuluddin Dersleri Devam Ediyor

06.03.2014 19:10
Sakarya'da Usuluddin Dersleri Devam Ediyor
Sakarya Özgür-Der Şubesi tarafından düzenlenen “Usuluddin Seminerleri”nin beşincisi “Resullerin Örnekliği” başlığı ile Haksöz Dergisi Yazarı Hamza Türkmen’in sunumu ile dernek salonunda yapıldı.

Resullerin Kur’an’da bahis konusu edilen özelliklerinden hareketle sunumuna başlayan Türkmen “Kur’an’da belirtilenlerin dışında Resullere bir misyon yüklemek aşırılıktır ve yine aynı şekilde Resullerin misyonlarını basite indirgemekte başka türlü bir aşırılıktır” dedi. Hamza Türkmen’in sunumundan öne çıkan başlıklar şunlardır:

-Resuller toplumları tevhide, özgürlüğe, barışa ve adalete davet ettiler ve o değerlere uygun bir ıslahın örnekleri oldular. Resuller bu anlamıyla insanlığın ıslah önderleridir.

- Resuller insani özelliklerden bağımsız değillerdir. Tam tersine Onlar “biz de sizler gibi birer insanız” dediler. (14:11; 18:110; 41:6) Halkın içerisinde tıpkı halk gibi halkın değerlerinin içerisinde yaşadılar. Birlikte yemek yediler pazarlarda dolaştılar.

- Tebliğlerine örnekliklerine karşılık hiç kimseden hiçbir şekilde bir ücret istemediler. Yaptıkları mücadeleyi sırf Allah rızası için ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yerine getirdiler.

- Resuller Mübin yani açık ortada anlaşılır bir mücadeleyi vahiyden aldıkları buyruklar doğrultusunda uygulamaya çalıştılar. Hiçbir zaman ima ile bir iş yapmadılar rol kesmediler söyledikleri sözlerde ve yaptıkları işlerde arkalarında herhangi bir soru işareti bırakmadılar.

- Resullerin tamamıyla alay edilmiştir ve hiçbiri şekilsel bir uygulamanın içerisine girmemiştir. Gerek giyinişlerinde saç ve sakal uygulamalarında vahiyden önce nasıl davranıyorlarsa vahiyden sonra da o şekilde davrandılar. ortaya koydukları söz ve eylemliliklerde kurtarıcı rolüne soyunmadan toplumu ifsad eden tüm unsurlara karşı mücadele ettiler. Mümin Suresinde vurgulandığı gibi Allah Musa’yı görevlendirirken sadece Firavuna göndermez bunun yanında hem Haman’a ve hem de Karun’a göndermiştir. Dolayısıyla Resuller toplumu sadece bir yönüyle değil tüm yönleriyle tüm yönleriyle uyaran bir çizgi izlemişlerdir. Burada Firavun otoriteyi iktidarı yönetimi idareciliği hükmetmeyi Haman ise dini tüm telakileri Karun ise sermayeyi dolayısıyla ekonomiyi ve sömürüyü ifade etmektedir.

- Resuller gaybı bilmezler geleceğe dair tasavvur yapamazlar, ancak kendilerine vahyolanı iletirler. Gayba ait bilgilerin tamamı Allah'a aittir. Ancak ciddi bir şekilde araştırılırsa görülecektir ki ahad haberlerin birçoğu gaybla ilgili konulardaki haberlerdir. Kur’an’a bakıldığında da yine Gayb ile olan ilişkide belirleyicinin tamamıyla ve bütünüyle Allah olduğu görülecektir.

- Resuller ölümsüz değillerdir. Enbiya 34:'Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ölümsüz mü kalacaklar’. Demektedir.

- Resulluk kazanılacak, çok çalışarak hak edilecek bir şey değildir. Allah, resullerini kendisi seçer. Bunun dışındaki tüm iddialar daha doğrusu günümüzün klasik tartışmaları farklı mezheplerde ve bazı tasavvufi anlayışlarda şeyhlerin masumiyeti ve bu makamı çok çalışarak elde ettikleri ve dolayısıyla Resullerden üstün oldukları çıkarımı tamamıyla bir sapkınlıktır ve aşırılıktır.

- Peygamberler kendi toplumunun dilinde gönderildi İbrahim 4: 'Biz hiç bir elçiyi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki'. Buyurulmaktadır. Buradaki incelikte şudur Resuller kendilerine iletilen vahyi anlatırken anlarken yaşarken içinde yaşadığı toplumun dili ile bunu gerçekleştirmiştir.
 Resullerinde hidayete ihtiyaçları vardır. Hidayet öyle bir defa kazanıldı mı işi biten bir kavram değildir. Süreklilik arz eden ve insanın tüm yaşamı boyunca ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. Resullerde Allah’tan indirilen vahye göre yaşamını sürdürmeye çalışırken hidayete sürekli ihtiyaç duyuyordu. Bugün benim hidayete ihtiyacım var yarın yok diyemezsiniz. Ya da ben hidayete erdim artık sorumluluktan kurtuldum da diyemezsiniz.

-Resuller adaletten sapmazlar ve hiçbir şahsa ya da kuruma karşı bir müdahanede bulunmazlar kendi ilkeleri ile var olabilmeyi ve ayakta kalarak mücadeleyi yürütmeyi denerler.

-Resuller açısından nesep yoluyla yakınlık herhangi bir fayda vermez ve Resuller tutarlı ve istikrarlı bir kimlik ile örneklik yaparlar. Bugünü ile yarını arasında birbiriyle çelişen söz ve tavırlar içerisine girmezler. Bugün içinde Resullerle nesep yoluyla kurulan yakınlıkların bir faydası ancak vahye dayalı bir İslami kimliği kuşanmakla mümkün olabilir.

-Resuller de hesap verecek olan Allah tarafından hesaba çekilecek olan kişilerdir. Rabbimiz Araf suresinde Andolsun kendilerine Resul gönderilenlere soracağız ve andolsun ki gönderilen Resullere de soracağız diyerek Resullerinde görevleriyle ilgili konularda hesaba çekileceklerini belirtmektedir.

-Allah resullerden söz almıştır.33/7

-Allah meleklerden de insanlardan da elçiler seçer 22/75

-Allah rahmetini (resullüğü) dilediğine verir 3/73-74 16/2 40/15

-Allah resul göndermeden azap etmez.17/15 26/208

-Resuller insanları kendilerine hayat verecek şeye çağırırlar 23/32

-Allah resullerinden söz almıştır 33/7

-Resullere itaat (din ile ilgili konularda ed-din) farzdır.4/64-65,70 7/35

-Tüm Resullerle alay edilmiştir. 13/32 15/11-12 21/41

-Resulleri ve melekleri ilah edinmek küfürdür 3/80

-Resuller hep erkeklerden seçilmiştir. 12/109

-Edepsizlik yaptıkları takdirde Resullerin eşlerine iki kat azap vardır 33/30

-Resullerin eşleri müminlerin anneleridir.33/6

-Hesap günü Resullere de sorgu vardır 7/6-7

Sunumdan sonra yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından seminer sona erdi.

fotolar-(7)-(1).jpg

fotolar-(8).jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim