1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Sakarya'da “Kur'an’da Övülen ve Kınanan Kadınlar” Semineri
Sakarya'da “Kur'an’da Övülen ve Kınanan Kadınlar” Semineri

Sakarya'da “Kur'an’da Övülen ve Kınanan Kadınlar” Semineri

Sakarya Özgür-Der’de Hanımlara yönelik aylık çalışmaların ilki başladı.

A+A-

Seminerin ilk konusu olan “Kuran’da övülen ve kınanan kadınlar” başlığı Zehra Türkmen tarafından aktarıldı.    

Türkmen konuşmasına kıssaların önemini aktararak başladı. Kuran’daki kıssaların hikmet gözüyle bakanlar için ibret veya örnek alınacak pek çok öğüt içerdiğini hatırlattı.

Ve bu kıssalarda, iman edip Allah’a gönülden teslim olan, güzel ahlak sahibi saliha kadınlardan bahsedildiği gibi imana davet edildikleri halde, iman etmemekte direnen,  Allah’ın rahmetinden uzaklaşan kadınlara da Rabbimizin dikkat çektiğinin altını çizdi.

Türkme’in Kur’an’ın övdüğü kadınları aktararak başladığı seminerinde bazı alıntılar şöyle:  

Birinci olarak; Kuran Firavunun eşinin güzel ahlakından bahseder. Firavununu eşi Mısır’a hükümran olan Firavunun zorbalığına, katliamlarına, inkârda ki ısrarına ve İsrail oğullarına nasıl zulmettiğine en yakın tanıktı. Ancak hanımı, tüm bunları yakından bilen bir kimse olmasına rağmen, Firavun’un onun imanını öğrendiğinde gösterebileceği tepkiden ve kendisine uygulayabileceği zulümden hiçbir şekilde çekinmemiş, Allah’ın rızasını, sevgisini ve yakınlığını kazanmayı bundan çok daha önemli görmüştür.

Bunun yanı sıra, Firavun’un tüm Mısır’ın sahibi olduğu, tüm hazineleri ve nimetleri elinde bulundurduğu da unutulmamalıdır. Firavun’un hanımı elinin altında bulunan bu imkanların hiçbirini önemsememiş, Allah’ın rızasını tüm bu dünya nimetlerine üstün tutmuştur.

 Ve Allah’tan kendisini Firavun’dan ve onun zalim sisteminden kurtarmasını dilemiş ve kendisine cennette bir ev vermesini istemiştir:

“Hani demişti ki: “Rabbim bana Kendi Katında, cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.” (Tahrim Suresi, 11)

Firavun’un hanımı bu üstün ahlakıyla dünya hayatına bağlı olmadığını, asıl olarak Allah’ın rızasını ve cennetini istediğini açıkça ortaya koymaktadır.  

İkinci olarak; Hz. Meryem’i örnek gösterebiliriz.

İmran’ın karısı Hanne, dünyada sahip olduğu en değerli varlık olan karnındaki çocuğu Allah’a adamıştı. Ki o toplumda Allah’a adayışını şartları belli olmasına rağmen Hanne bu zincirleri kırarak karnında ki kız çocuğunu Allah’a adar.  Ve Allah onu güzel bir şekilde kabul buyurur. Ve Hz. Meryem bir Peygamberin eğitimi altında büyür.

Kıssadan kesitler sunan Türkmen şunları vurguladı:

“Hz. Meryem’in hak etmediği halde, iffetsizlikle itham edilmesi karşısında ki sabrı, teslimiyeti, Rabbinin ona söylediği şekilde davranış ta bulunması tüm müminler için önemli bir örnekliktir.  

Hayatının her döneminde kendisini adadığı rabbinin emirlerini tam bir adanmışlık bilinciyle yerine getirdi.

Müslüman kadına da düşen Kuran’da dünya kadınlarına üstün kılındığı bildirilen Hz. Meryem gibi Allah’a adanma bilinci içinde yaşamaktır.”

Türkmen konuşmasında Sebe Meslikesi Belkıs’ın imanının, Hz. Musa’nın annesinin tevekkülünün ve yine Hz. Musa’nın yardım ettiği iki kadının iffetleri konusunda göstermiş olduğu titizliğe dikkat çekti. İffetlerine olan düşkünlükleriyle dikkat çeken bu kadınların tavırları tüm Müslümanlar için güzel bir örnek oluşturduğunun altını çizdi.

 Allah, kadınların bu konudaki titizlikleri karşılığında onlara rahmet etmiş, hem Hz. Musa gibi güvenilir bir insan ile işlerini kolaylaştırmış, kadınlardan birinin Hz. Musa’nın eşi olmasına vesile kılmıştır.  

Kur’anda zikredilmeyen ama İslam tarihinde Müslüman kadınlar için büyük örneklik sergileyen Hz. Hatice, Hz. Sümeyye, Hz. Aişe gibi hanım sahabelerin önemi ve misyonlarını da aktaran Türkmen son olarak Kur’an’ın yerdiği, kınadığı kadınlardan bahsetti. Özellikle Hz. Nuh ve Hz. Lut’un hanımlarının takındığı tavırları aktaran Türkmen “görüldüğü gibi, Allah bu kadınların her ikisine de dünya hayatında çok büyük bir imkân nasip etmiş, onları peygamberlerin eşleri kılmış olmalarına rağmen ancak her ikisi de, kendileri için hem dünya hayatında hem de ahirette büyük bir nimete dönüşebilecek bu imkânı gereği gibi değerlendirememiş ve bu şerefli makama erişememişlerdir. Bundan dolayı Allah’ın azabıyla karşılık bulmuşlar, horlanmış ve aşağılanmışlardır.” Şeklinde konuştu. Ayrıca Hz. Yusuf dönemindeki Mısır’lı Aziz’in karısının ahlaki açıdan hile ve oyunlarına da dikkat çeken Türkmen konuşmasını konuyla ilgili ayetlerden örnekler vererek bitirdi.

Seminer sorulan sorular ve açılımlarla son buldu.  

HABERE YORUM KAT