Sakarya’da İslamcılık Seminerlerinin Üçüncüsü Yapıldı

27.12.2015 01:51
Sakarya’da İslamcılık Seminerlerinin Üçüncüsü Yapıldı
Özgür-Der Sakarya Şubesinin “İslamcılık” üst başlığı ile düzenlediği seminerlerin üçüncüsü Adapazarı Ofis Sanat Merkezinde gerçekleştirildi.

Araştırmacı Rıdvan ÇELİKÖZ’ün sunumuyla Tasavvuf Tarikatlar ve İslamcılık alt başlığı ile gerçekleşen seminere ilgi oldukça yoğundu. İnteraktif bir şekilde izleyicilerle iletişimi önceleyerek  gerçekleşen programa Rıdvan ÇELİKÖZ Tasavvufun tarihsel kökleri ilahi dinlerdeki  benzer ve ilgili kavramları ele alarak başladı.

 Konuya girerken şöyle bir giriş yapabiliriz: Yahudi Kelamı-Hristiyan Kelamı-İslam Kelamı/Yahudi Felsefesi-Hristiyan Felsefesi-İslam Felsefesi/Yahudi Mistisizmi-Hristiyan Mistisizmi-İslam Mistisizminden söz edebiliriz.Yalnız mistizm ile tasavvuf aynı şey değildir.Daha doğrusu mistizm bireysel bir durum içerirken tasavvuf ve tarikatlarda farklı bir durum söz konusudur.

Mistik(Misterler) aktiftir ;İnisiyasyon(tasavvuf) ise pasiftir ve bir silsile içerisinde intikal ederek devam eder.Şeyh ve mürid ilişkisi vardır.Mürid olması beklenen kişinin bunu istemesi yani ben pasif olacağım irademi teslim ediyorum demiş olur.Üç tür müşahede biçimi geliştirmiştir.Ayn’el-Yaqin (Müşahede)-İlme’l-Yaqin(İlim)-Haqqa’l-Yaqin (Marifet).Bu üçüncüsü yani marifet öyle ucu başı belli olan bir şey değildir ve tasavvuftaki sistematik içerisinde genellikle intikal ederek gelen ve silsileye dayalı bir durumu olduğu için marifetin kimde olduğu kimde ortaya çıkacağına da yine bu yolla karar verilir.Direkt olan bitene ilişkin bir söylemi olmadığı için kendi kavramlarını geliştirmiş ve bu kavramlarla bir düşünüş ve itaat biçimi oluşturmuştur.Bunların birkaç tanesini sayacak olursak mesela ; Seyr-ü Sülük ,Cem, Fena, Fark, Rabıta, Ricâlü’l-gayb-Azizler, Vecd, Keşf, Cifr, Ebced, Nur’u Muhammed, Hakikat-ı Muhammediyye v.b.

Tasavvuf ve tarikatlara ilişkin bu girişten sonra Rıdvan Çeliköz İslamcılık kavramı ile tasavvuf ve tarikatlar arasındaki ilişki bağlamını ele aldı.

Tasavvufu aslında südur  yani taşma nazariyesinden kalkışla görürsek İslamcılık ile olan ilgisini daha iyi anlayabiliriz.

sudur.jpg

Madde olarak görülen yer insanın daha dorusu ruhun düştüğü yerdir ve buradan kurtarılmalıdır.Bunun içinde yapılması gereken tüm şey ruhu düştüğü bu madde çukurundan kurtarmaktır.

Oysa yeryüzünde ve daha da çok tek tanrılı dinlerin  yaşadıkları coğrafyalarda yaşananlar bu kadar basit değildi.Şöyle ki süreç içerisinde şunlar oldu:

(Felsefe, Metafizik) Skolastik Çözüldü/(Kozmoloji) Evren Anlayışı Değişti-Batlamyus-Kopernik/Geleneksel yapılar aşındı/Ekonominin Seyri Değişti (Sanayi Devrimi)/Üretim Araçları-Üretim İlişkileri/Tıp/Askeriye/Fransız Devrimi (1789-1799)/Kilise’nin Otoritesi sarsıldı/Matbuat/Kriz Teolojisi

Tüm bu yaşananlar karşısında Osmanlıda ilk defa 3.Selim zamanında atılan adımlar devamcısı 2.Mahmut olmuştur ve adı Gavur Padişah olacak kadar yenilikçi adımlar atılmıştır. Mülkiye-Tıbbiye-Harbiyye kurulmuştur.Batıya gönderilen ve orada eğitim görüp gelen aydın sınıfı da halktan kopuk bir düşünme ve yaşantı biçimini sürdürdü.Bundan yaklaşık yüz yıl önce çok kaba tabirle üç ana akım vardı: Üç Tarz-ı Siyaset:İslamcılık-Turancılık-Garpçılık

Ve bizler Müslümanlar yaklaşık bir bir buçuk asırdır hep şu kavramları konuşuyoruz: Terakki, Meşveret,Tecdid, Islah ve İhya.Neden bunları konuşuyoruz çünkü sıkıntı var,çünkü tüm topraklarımızı önce işgal ettiler sonra topraklarımızı cetvellerle parçalara böldüler bu böldükleri yerlere kendi işbirlikçi diktatörlerini yerleştirdiler.Müslüman halklar ise yeni bir uyanışı başlattılar ve bu uyanış şimdilerde bir bilince dönüşüyor ve bunun sonucunda da okullaşma kurumsallaşma gelecektir inşallah.Çeliköz sunumunu Akif’in şu mısraları ile bitirdi:

Sürdüler Türk’e “tasavvuf” diye olgun şırayı;

Muttasıl şimdi “hakikat” kusuyor Sıdkı Dayı!

Bu cihan boş, yalnız bir rakı hak, bir de şarap

Kıble: tezgâh başı, meyhaneci oğlan: mihrâb

---

Sonra tenkide giriş: hepsi tasavvufla dolu

Var mı sûfiyyede bilmem ki İbâhiyye kolu?

İçilir, türlü şena’atlar olur, bî-perva;

Hâfız’ın ortada Dîvân’ıkitâbü’l-fetvâ!

Gönül incitme de keyfin neyi isterse becer

Urefa mesleği; âlâ hem ucuz hem de şeker!

Rıdvan Çeliköz’ün sunumunun ardından soru cevap ve katkılar bölümünde şu başlıklara değinildi: İslamcılık veya İttihadı İslam denince ilk akla gelen ve 20.yy İslami hareketlerine esin kaynağı olan Afgani-Abduh ve Reşid Rıza’nın Islah çizgisi.

2011 yılında başlayan Arap Baharı ismiyle meşhur intifadalara fikir ve hareket öncülüğü yapan İhvanı Müslimin Hareketinin çizgisinin  Mısır Tunus Libya ve Suriye’deki durumu ile Türkiye’de Akparti hareketinin pozisyonu.

sakarya-20151226-01.jpg

sakarya-20151226-02.jpg

sakarya-20151226-03.jpg

sakarya-20151226-04.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim