1. YAZARLAR

  2. Melih Altınok

  3. Sağına sarımsak soluna soğan
Melih Altınok

Melih Altınok

Yazarın Tüm Yazıları >

Sağına sarımsak soluna soğan

A+A-

CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’daki bir toplantıda “Türkiye’de CHP dışındaki sol öldü. Sol yok, sağımız güçlü bu yüzden sağa doğru gidiyoruz. Çünkü oy alacağız, kimden alacağız” dedi.

Sağ kulağa sol elle dokunmak anlamına gelen bu yaklaşım, CHP’nin bir açılımı olarak değerlendirildiğine göre, demek ki bazı çevrelerde CHP’nin bugüne değin tavizsizce sol politikalara sahip çıktığı ve buna uygun söylemleri dillendirdiği kanısı hâkim.

Önce, Kılıçdaroğlu’nun sağ-muhafazakâr seçmen olarak tanımladığı vatandaşların, CHP’nin itibar etmediği bugüne kadar ki politikaları nelerdi, hatırlayalım.

Partinin Genel Başkanı Deniz Baykal’ın açık açık Ergenekon’un avukatlığını üstlenmesi, darbecileri sahiplenmesi mi?

CHP’lilerin, sosyal devletin olmazsa olmazı sosyal yardımları ‘sadaka’ olarak nitelendirmesi ve bu yardımlardan yararlanan yoksulları “Oyunu satan onursuzlar” olarak görmesi mi?

Askerlere sivil yargının yolunu açan yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürüp iptal ettirmeleri mi?

Birleşik Kıbrıs perspektifi karşısında taksimi savunmaları, dış politikadaki komşularla sıfır sorun şiarını ‘eksen kayması’ olarak yorumlamaları mı?

Demokratik Açılım’ı ‘bölünme projesi’ olarak tanımlamaları ya da Dersim Katliamı’na güzellemeler düzmeleri mi?

İşte sağa doğru açılacağını ilan eden sosyal demokrat CHP’nin son yıllara damgasına vuran somut birkaç politikası. Ve açıkça gördüğümüz üzere CHP bu sağ politikaların bayraktarlığını yapmasına karşın sağdan oy alamadı. AKP ise söz konusu başlıklardaki demokrat-sol tutumuyla sağ-muhafazakâr seçmeni kendisine çekti.

Evet, CHP’nin sağ ve sol tanımlarında ciddi bir sorun olduğu aşikâr.

Bir defa, hâlâ sağ seçmenin oyuna sağ göstererek talip olunacağı noktasındalar. Çünkü Türkiye’deki seçmen profilinin nevi şahsına münhasır bir yapı arz ettiğinin farkında bile değiller.

Bunca deneyime rağmen, bu ülkede sağ seçmenin, evrensel kriterlere göre sağda tanımlanan politikaları sahiplense de ‘sol’ partiye oy vermediğini, özgürlükçü ve demokrat rotayı izleyenlere yöneldiğini görmüyorlar. Tek parti rejimine tepkinin yükselttiği Demokrat Parti ya da darbe sonrası ANAP’ın seçim başarısı örnekleri şuracıkta duruyor.

İşin diğer boyutuysa, CHP’nin hangi yöne olursa olsun değişim konusundaki bilindik tavrı.

Sizce, son dönemde CHP’de “çok ciddi bir değişim yaşanacak” mottosuyla pohpohlanan ve tamamen Baykal tasdikli olan hareketliliğin, yukarıda saydığım temel politikalarda radikal bir değişime yol açması ihtimali var mı?

CHP, TSK mensuplarının ve ailelerinin çoğunluğunu oluşturduğu kentli elit tabanının uykularını kaçıracak böylesi bir değişimi göze alıp sağda gördüğü sol politikalara yakınlaşabilir mi?

Hal buyken, CHP açılımlarının, en fazla birkaç tesettürlü yurttaşa altı ok rozeti takılması ya da partinin vitrinine yaşar Nuri Öztürk benzeri isimlerin çıkartılması dışında bir değişimle sonuçlanmasını beklemek ham hayal gibi görünüyor bana.

Gün gibi ortada olan bu tabloya karşın, CHP’nin, Kılıçdaroğlu’nun son çıkışı ya da Gürsel Tekin’in seçim dönemindeki benzer ataklarıyla tıkıldığı kaptan çıkıp evrensel sola yakınlaşacağına ve AKP’den rol çalacağına dair ümitlenen iyi niyetli solcular artık kendilerine gelmeliler.

Türkiye’de demokratik sol bir alternatifin güçlenmesini talep eden sola düşen, İdris Küçükömer’in “Türkiye’de sol sağdır sağ soldur” şeklindeki meşhur önermesinin ışığında bu sosyolojik gerçeği değerlendirmek bence. Yeni sol parti girişimi de bu noktayı gözardı etmemeli.

AKP’nin hayrındansa CHP’nin şerri teranesinde ısrarcı olanlar varsa da kendilerine başlıktaki yöntemi tavsiye ederim.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT