Saadet Partisi ve Kürt açılımı

20.08.2009 15:29

Nasuhi Güngör

Açılım tartışması tüm hızıyla devam ediyor.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hafta başında Saadet Partisi’ni ziyaret ederek Genel Başkan Numan Kurtulmuş’la görüştü.

O görüşmenin akşamında sıcağı sıcağına Numan Kurtulmuş ve ekibiyle yemekteydik.. Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin, Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya ve Akşam’dan Utku Çakırözer’le birlikte.

***

Peşinen şunu ifade edeyim. Meselenin güncel tarafıyla fazla meşgul olunca, önemli bazı noktaları atlıyoruz.

İki büyük muhalefet partisinin adeta silindiği bölgede üçüncü olan Saadet Partisi’nin, açılım sürecindeki rolü üzerinde dikkatle durulmalı.

Sizi rakamlara boğmak istemiyorum. Ancak SP’nin Diyarbakır dışında doğu ve güneydoğu ortalamasının % 10 gibi ciddi bir rakama ulaşması, bölgede hala ciddi bir siyasi tabanı olduğunu gösteriyor. Buradan hareketle İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde aldığı oylarda da Kürtlerin ciddi payı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

***

Numan Kurtulmuş, Kürt açılımı konusundaki düşüncelerini, beklentilerini ve endişelerini bizimle paylaştı.

‘Açılım daha geniş kesimlere hitap edebilmeli. Takip edilecek usul çok önemli. Meselenin sadece Kürtlerin meselesi olmadığı iyi anlatılmalı.’

‘Kimse bu meseleye siyasi rant gözüyle bakmamalı. Sivil ve askeri bürokrasi dahil herkes katkısını TBMM üzerinden yapmalı. DTP’nin sürece dahil edilmesi önemli.’

***

Kurtulmuş, kendilerinin sunduğu önerilerin ana başlıklarını ise şöyle ifade ediyor:

Öncelikle siyasi ve hukuki reform sürece üzerinde durulmalı. Geniş kesimlerin katılımıyla mutlaka ‘yeni bir anayasa’ yazılmalı. Anayasanın metninden daha önemli olanın felsefesi olduğunun da altını çiziyor Kurtulmuş.

İkinci olarak bölgeye yönelik bir ‘ekonomik telafi’ programı uygulanmalı.

Üçüncüsü, ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığı bölgede bir ‘Sosyal Telafi’ programı harekete geçirilmeli.

Dördüncüsü göçün önlenmesi için ciddi adımlar atılmalı.

Son olarak da ‘terörün engellenmesi’ üzerinde durulmalı.

PKK’nın ‘koşulsuz silah bırakması’nı ve bunu müteakiben de operasyonların durdurulmasını öneriyor SP lideri.

Af konusunda ise ‘Bağışlama Süreci’ başlığı altında, ‘kullanılanlar’ ve ‘yönlendirenler’ ayrımının gözetilmesini istiyor.

Bu sürecin başarılı olamamasının ağır maliyetler getireceğinden de endişeli.

***

Numan Kurtulmuş ve ekibinin konuya bir hayli hazırlıklı oldukları dikkatimizi çekti. Siz bu satırları okurken, onlar Diyarbakır’da önerilerini kamuoyuna açıklayacak.

Bölgede AK Parti ve DTP’nin elbette büyük ağırlığı var.

Ancak, bu iki partinin kuşatamadığı ciddi bir kitlenin varlığını unutmamak gerekiyor. Doğu ve güneydoğuyu biraz gezdiğinizde bunu hemen fark edebilirsiniz.

Daha geniş bir resimde ifade edersek; aslında SP’nin çizgisi, sadece Türkiye Kürtleri içinde değil, Irak ve Suriye Kürtleri üzerinde de ciddi karşılıklar bulabilir. Bunun Türkiye için ne denli önemli olduğunu iyi anlamak gerekiyor.

Ayrıca giderek gerginleşen siyasi havanın yumuşaması ve çözümle ilgili sahici adımlar atılabilmesi için Saadet Partisi Türkiye’nin her bölgesinde ciddi rol üstlenebilir.

Zaman zaman ‘ulusalcı’lık rüzgarından esintiler taşıyan birkaç çıkışı görmezden gelirsek, SP bir Türkiye partisi. Ayrıca her ciddi soruna katkı üretebilecek vizyonda bir genel başkana sahip.

Kimsenin kimseyi dışlayamayacağı, herkesin sözünün ve duruşunun değer taşıdığı bir süreçteyiz.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim