S. Demirel'den Yeni Bir 'Gulyabanîlik' Gösterisi..

11.06.2012 17:29
S. Demirelden Yeni Bir Gulyabanîlik Gösterisi..
Devamlı konuşan, ama, hiç bir şey söylemeyen veya ne söylediği anlaşılmayan tiplere örnek birisi olarak gösterilen Demirel, yine öyle yapmış..

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL; Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonunun görüşlerine başvurduğu Süleyman Demirel’i yorumluyor:

 

Kemalist rejimin önemli bir aktöründen yeni bir 'gulyabanîlik' gösterisi..

Meclis'te oluşturulan  (askerî) 'Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, geçmiş darbelerde dahli olan veya mağdur durumuna düşen bazı etkili isimlerle bir seri görüşmeler yapmaya başlamış bulunuyor..

Eski C. Başkanlarından S. Demirel de bu minval üzere, dinlenen ilklerden..

Onun dinlenmesinde, kemalist-laik rejimin bu önemli karakutusunun dinlenmesinde, en azından, onun iç dünyasının bir daha anlaşılması açısından faydalar vardır..

Çünkü, o, hele de 1960- 2000 arası, yaklaşık 40 yıl boyunca, iki askerî darbeyle iktidardan uzaklaştırılmış, ve  Meclis oylamalarıyla iktidardan birkaç kez düşürülmüş; kendi deyimiyle 6 kez gitmiş, yedi kez gelmiş ikinci bir diğer Küçük Said Paşa'dır..(Said Paşa, 2. Abdulhamid'in 33 yıllık saltanatı döneminde, sadrâzamlık makamına 6-7 kez getirilip götürülen bir kişidir..)

Komisyon üyeleri, Demirel'i 4 saat kadar dinlemişler; bir kez daha dinlemek umuduyla ayrılmışlar..

Devamlı konuşan, ama, hiç bir şey söylemeyen veya ne söylediği anlaşılmayan tiplere örnek birisi olarak gösterilen Demirel, yine öyle yapmış.. Ama, bu arada bazı ilginç ipuçları da vermiş..

Süleyman Demirel’in, 28 Şubat kanunlar çerçevesinde yürümüş bir süreçtir. Yasadışı hiçbir şey yoktur. Bugün de olsa altına imzamı atarım.. dediği medyaya yansıdı..

Bu, aslında, Çevik Bir ve öteki em. Generallerden de önce, asıl sorgulanması gerekenin kim olduğunu da ortaya koyuyor.. Ama, C. Başkanları, anayasaya göre, 'vatana ihanet' suçlaması dışında hiç bir kanunî takibât altına alınamıyacakları ve o suçlamanın da yapılabilmesi için getirilen tekliflerin  Meclis'in beşte ikisi tarafından yapılması ve  üçte ikisi tarafından kabul edilmesi gibi şartları olduğundan, bu suçlamanın Meclis'in bugünkü yapısından geçmesi neredeyse imkansız..

Bu gibi durumlarda, artık 'ahh'ı gitmiş, vah'ı kalmış' birisi hakkında böyle biri soruşturmanın gündeme getirilmesinin, o suçlamayı sulandırmaya vesile olabileceğini düşünenler de olabiliyor, ama, keşke öyle bir kanunî takibat yolu olabilse.. Çünkü, bunların sembolik mânâsı, çok önemli ve de öğretici.. Diktatör eskisi em. General Kenan Evren örneğinde olduğu gibi.. (Ki, Evren, geçen sene, 'Hakkımda soruşturma başlatılırsa, intihar ederim..' demişti, ama, etmedi.. Ve hastalık gerekçesiyle duruşmaya çıkmamanın yollarını deniyor.. 28 Şubat'ın Genelkurmay Başkanı em. General İ. Hakkı Karadayı da, geçen hafta, 'Polis birgün beni almak için kapıma gelirse, kafama sıkarım..' diyordu.. Evet, devlet gücünü haksız yere kullanan dünün zorbaları, şimdi böylesine bir ruhî perişanlık ve çöküntü içinde, ne diyeceklerini bile karar veremiyorlar..)

Ama, Demirel yine yapmış yapacağını..

Kendisinin C. Başkanı olduğu o, 28 Şubat  1997 Zorbalığı günleri sorulurken, 'Bugünün  çamaşırını dünün güneşiyle kurutmaya kalkışmanın mânâsı yok..' gibi inciler döktürmüş..

Dahası, AK Parti Hükümeti’ni Geçmişteki eylemleri sorgularsanız, yarın başkaları da çıkar bugünleri araştırır sözleriyle üstü kapalı tehdid etmeye, korkutmaya, gözdağı vermeye kalkışmış.. Tıpkı, senaristi, rejisörü olduğu 28 Şubat Zorbalığı günlerindeki gibi, yarınların yeni zorbalıklarına da dolaylı davetiyeler çıkarmaya kalkışarak..

Bereket ki, Tayyîb Erdoğan, bu gibi korkuluklara ve korkutmalara prim verecek birisi olmadığını isbatladı, isbatlıyor, 'Kefenimizi yanımızda taşıyoruz..' diyerek.. Esasen, onun bu kararlılığı olmasaydı, 27 Nisan 2007 Muhtırası'ndan sonra, zorbalar hedeflerine bir kez daha ulaşırlar ve halkımız, daha önceki darbelerde olduğu gibi, bir kez daha 'kurtarılır' idi..

Tam da bu konuşmaların yayınlandığı günlerde, internet'e düşen ve, bir albaya aid olduğu söylenen bir ses kaydında dile getirilen tehdidlere ve de çaresizlik itiraflarına kulak vermekte, bu açıdan  fayda var..

Yazının Devamı… 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim