1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Rusya ve Afganistan
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Rusya ve Afganistan

A+A-

Afganistan'ın bugün büyük güçler mücadelesine sahne olduğu aşikâr. Amerika başta olmak üzere İran, Pakistan, Hindistan, Çin ve Türkiye'nin bu ülkenin bugünü ve geleceğinde önemli aktörler olmak istedikleri ortada. Bu güçlerin arasında 1979-1989 yılları arasında ülkeyi işgal eden Rusya'nın (yani Sovyetler Birliği adı altındaki hakim güç Rusya) adı pek geçmiyordu.

Ne var ki son birkaç yıldır meydana gelen gelişmeler sonucu artık Rusya da Afganistan'daki mücadelede varlığını hissettirmeye başlamış bulunuyor. Bunun Rusya bakımında birkaç önemli ve göz ardı edilemeyecek sebebi var: Afganistan kaynaklı eroinin Rusya'da giderek çok büyük bir sosyal tehlike haline gelmesi; Taliban tehdidi ile ilgili Rus algısının güçlenmesi; ve Afganistan'ın imar ve inşa faaliyetlerinde Rusya'nın da artık ekonomik pay kapma arzusunun artması olarak kısaca ifade edilebilir bunlar.

Bu sebeplerin sonucunda Rusya, bir süredir Afganistan'a dönük çeşitli hamleler yapıyor. Bunların başında da Afganistan'a askerî malzeme ve helikopter satışlarını artırmak geliyor. Nitekim, NATO ve Amerika'nın da desteklediği bir satış sözleşmesine göre Rusya, yakında Afganistan'a 21 adet Mi-17 Hip tipinde ağır nakliye helikopteri satacak. Toplam tutarı 300 milyon dolar olan bu sözleşme ile Afgan ordusunun Taliban ile mücadelesine önemli bir destek sağlanacak. Asker, malzeme taşıma ve tahliye işlerinde kullanılan bu helikopterler, aynı zamanda saldırı helikopterleri olarak da kullanılabiliyorlar.

Afgan ordusunun elinde bugün 25 adet Mi-17 var. Hükümet, bu sayıyı 2012'de 56'ya çıkarmayı planlıyor. Böylece helikopter filosunu güçlü hale getirmek istiyor. Bu helikopterleri uçuran pilotların büyük kısmı da 1980'lerde Rusya'da eğitilen pilotlardan meydana geliyor. Bu yüzden Afgan helikopter filosundaki 'Rus unsuru'nun ne kadar önemli olduğu açıkça görünüyor. Rusya, helikopterlere ilaveten Afganistan'a hafif ve ağır piyade silahları da sağlamak ve güvenlik güçlerini eğitmek istiyor. Böylece, bu konuda da belli bir hedefe ulaşmayı arzuluyor. Ekonomik bakımdan ise Rusya, Sovyet işgali dönemi ve öncesinde Rusya tarafından ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılmış bulunan; ancak zaman içinde kapanan ya da atıl duruma düşen birtakım tesisleri yeniden yapmak ya da canlandırmak istiyor.

Rus şirketleri, bu tesislerle ilgili olarak çoktandır Afgan yetkililerle görüşmeler yapıyorlar. Bu tesislerin mali portresi de yaklaşık bir milyar dolar civarında. Ayrıca, Rus enerji devi Rosneft, Diyargüdü ve Şibergan'daki gaz yatakları ile ilgili çalışmalar da yapıyor. Esasen, Sovyetler, 1952-1988 yılları arasında Afganistan'da 140 kadar sanayi, enerji ve altyapı tesisi inşa etmişti. Kunduz Nehri üzerindeki Pul-i Kumri hidroelektrik santrali, Kabil Nehri üzerindeki Naglu Barajı, Mezar-ı Şerif'teki nitrojen esaslı gübre tesisi bunların önde gelenleri. Bunlara ek olarak karayolları, iletim hatları, gaz ve petrol botu hatları yer alıyor bu tesislerin arasında. Ayrıca işgal dönemi ve öncesinde Sovyet jeolog ve mühendisleri tarafından ülkenin maden kaynaklarının en ince ayrıntısına kadar incelendiği ve bunlarla ilgili haritaların bulunduğu ve bunların en iyi ve en detaylı haritalar oldukları da biliniyor.

Rusya, işte hem bu eski tesisleri yeniden yaparak ya da canlandırarak hem para kazanmak, Afgan maden sanayiinde etkin olmak istiyor ve hem de bunların sayesinde ülkenin yeniden imar ve inşasına katkıda bulunmayı planlıyor. Bununla dolaylı olarak da Taliban etkisini zayıflatmayı da başkalarıyla birlikte hedefliyor. İşte bu konular ve başkaları geçen hafta Rusya'nın sayfiye şehri Soçi'de Afgan, Pakistan, Tacikistan ve Rusya arasında ikincisi yapılan bölgesel zirvede Afgan Devlet Başkanı Karzai ve maiyetiyle ele alınmış bulunuluyor. Rusya, bu hamlelerini yaparken Afganistan'a dönük önemli jestler de yapıyor. Bu bapta mesela bu yıl Afganistan'ın 891 milyon dolarlık eski borcunu silmiş, böylece toplam silinmiş borcu 12 milyar dolara yükseltmiş oluyor.

İşgalden 20 yıl kadar sonra Rusya, Afganistan'a yavaş yavaş yeniden dönerek, anlattığım şekilde güçler mücadelesine yeniden katılmış ve bu konuda ne Amerika'dan ne de başkalarından herhangi bir tepki de görmemiş, bilakis hamleleri bu güçlerce memnuniyetle karşılanmış bulunuyor kısacası.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT