Rusya, Suriye, müdahale ve ötesi

18.06.2012 05:02

Fikret Ertan

Esed rejiminin en büyük ve önemli dış destekçisinin Rusya olduğu baştan beri aşikâr. Bu destek de iki yönlü olarak tezahür ediyor: BM'de rejimi her türlü diplomatik destekle, gerektiğinde vetoyla korumak ve rejimin yaşaması için askerî destek sağlamak.

İkinci konuda Rusya'nın rejime ne kadar ve hangi şekillerde destek sağladığı tam bilinmiyor. Bazı haberlerde silah yüklü gemilerle Rusya'nın rejime her türlü silahı sağladığı söyleniyor. Amerika, Rusya'nın son günlerde rejime saldırı helikopterleri sağlamakta olduğunu da iddia ediyor. Ancak, Rusya bunların Rusya'da bakımları yapılan eski helikopterler olduğunu söylüyor.

Rusya esasen Suriye'ye olaylar başlamadan önce yaptığı anlaşmalar gereği çeşitli askerî malzemeler sağladığını, bunların savunma amaçlı olduklarını ve herhangi bir milletlerarası normu ihlal etmediğini sürekli belirtiyor. Bunu yaparken de elbette başta Amerika olmak üzere NATO'ya, Batı'ya ve başkalarına bir siyasi mesaj da veriyor. Mesaj elbette şöyle: 'Ben Suriye'yi askerî bakımdan desteklemeye devam edeceğim. Siz bu yüzden bu ülkeye herhangi bir askerî müdahaleyi de asla düşünmeyin.'

Nitekim geçen hafta çıkan bir haberde bu mesaj açıkça da söyleniyor. Rusya'nın silah ihracatının resmî tekeli durumunda olan Rosoboronexport şirketi Genel Müdürü Anatoli Isaykin yaptığı açıklamada şirketinin Suriye'ye uçakları düşürebilecek, gemileri batırabilecek gelişmiş savunmaya dönük füze sistemleri sevk ettiğini, bunun bir tehdit olmadığını; ancak Suriye'ye saldırı planlayanların bunu da düşünmeleri, hesaba katmaları gerektiğini ilan etmiş bulunuyor.

Isaykin, bu açıklamasıyla şüphesiz Suriye'ye müdahaleyi düşünenlere dönük siyasi mesajları tekrarlamış oluyor, o kadar. Ancak bunun müdahale düşünenlerde askerî bakımdan fazla bir etkisinin de olmayacağı ortada; zira Suriye zaten yıllardır konuşlu Rus kaynaklı hava savunma sistemleri bakımından söylendiği gibi o kadar da güçlü ve etkili bir durumda değil. Burada hemen hatırlatalım, 2007 yılında İsrail savaş uçakları El Kibar denen yerdeki nükleer olduğu söylenen tesisi herhangi bir müdahale olmadan kolayca imha etmişler, Suriye'nin hava savunma bakımından perişan durumda olduğunu ortaya koymuşlardı. Bugün de bu durumun çok fazla değiştiği söylenemez.

Bu yüzden ve başka bakımlardan Rus destekli de olsa Suriye'nin hava savunma sistemlerinin Amerikan ya da NATO için büyük bir problem teşkil etmeyeceği söylenebilir. Nitekim, Libya'da, hatta 1999 Sırbistan harekatında da Rus kaynaklı hava savunma sistemleri devredeydi; ama bütün bunlar NATO saldırılarına karşı sözü edilebilecek bir başarı da sergileyemediler. Bu yüzden Suriye'nin muhtemel bir hava saldırısına karşı ciddi anlamda karşı koyabileceği ihtimali bugünden çok zayıf görünüyor. Ancak, durum böyle olmasına rağmen hem Rusya hem de Suriye hava savunma sistemlerinin gücünü, etkisini abartmak suretiyle müdahale düşünenleri caydırmaya çalışıyorlar bize göre.

Bunları 'müdahale olduğu takdirde müdahaleyi yapacakların karşılaşacakları durum' bağlamında söylüyoruz; ama bunlar elbette bir askerî müdahalenin ciddi olarak düşünüldüğü anlamına gelmiyor bugün; zira başta Amerika olmak üzere ne NATO ne başkaları herhangi bir askerî müdahaleyi düşünüyorlar bugün. Amerika, mutlaka bir askerî müdahale halinde uygulayacağı senaryoyu planlıyordur; ama bu sadece bu kadar. Fiilî askerî müdahale bu ülkenin gündeminde bulunmuyor.

Rusya ise bütün bu gerçeklere rağmen şüpheci bakışla müdahale fikrinin bile ortadan kalkması için mesajlar veriyor, kendi gücünü abartıp duruyor, ara sıra Suriye'ye savaş gemileri gönderiyor, bunlarla Suriye'yi koruyacağını ima ediyor.

Esasen gerçekte, tam anlamıyla hazırlanmış bir askerî müdahale karşısında Rusya'nın yapacağı fazla bir şey yok. Bugün Rusya Ortadoğu'da herhangi bir hava üssüne sahip değil. Denizler bakımından da Amerika ya da NATO'ya karşı koyabilecek gücü ve yeteneği bulunmuyor. Suriye'ye yardım edebilecek tek uçak gemisi Amiral Kuznetsov bugün 2017 yılına kadar sürecek bir bakım geçiriyor.

Esed rejimi de bütün 'afra tafrasına' rağmen esasen iyi hazırlanmış ve kapsamlı bir askerî müdahale karşısında fazla bir şey yapamaz; kısa zamanda devrilir gider; ama bu müdahale gündemde değil ve yapacak olan da ortada yok. Böyle olunca da, bugünkü acı durumun sona ermesi yolundaki umutlar da giderek azalıyor şüphesiz.

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim