Ruslar Kırım'ı, Batı Ukrayna'yı bırakmaz!

04.03.2014 18:33

Osman Atalay

Kasım ayında Kiev meydanında toplanan öfkeli Ukraynalılar, AB ile ortaklık anlaşmasından vazgeçip, Rusya ile ilişki kurduğu için devlet başkanı Yanukoviç'i istifaya zorladılar. Eylemler sonucunda Yanukoviç, Rusya'ya kaçmak zorunda kaldı.

Meydanların gücü Rus yanlısı Yanukoviç'i alaşağı etti.

Ukrayna halkının büyük kesimi özellikle ülkenin batısında yaşayanlar, kendilerini Avrupa'nın bir parçası olarak görmek istiyorlar. AB ile bütünleşmeden yanalar.

Ülkenin doğusundaki Kırım yarımadasında ise Rus nüfuzunun etkisiyle halk daha çok Rusya'ya yakın duruyor.

Rus yanlısı Yanukoviç Kiev'den kaçınca, Kırım hareketlendi ve  Rusya'dan karşı bir hamle geldi.

Kırım'da Rus yanlıları parlamento binaları ve askeri havaalanlarını ele geçirerek başkent Kiev'e meydan okudular.

Geçen hafta yaşananlara en net cevabı Rusya parlamentosu alt kanadı DUMA yetkilisi Aleksey Puşkov verdi. Puşkov; "Eğer Batı, Kiev meydanını Ukrayna halkının sesi olarak tanımışsa, Kırım halkının da kendi iradelerini ortaya koymasına saygı duymalıdır" dedi.

Rusya için Kırım yarımadası hayati derecede önemli bir husustur. Sıcak denizlere Karadeniz üzerinden Akdeniz'e açılma arzusu içindeki Sivastopol limanı en stratejik, en önemli askeri üssü ana yerleşkesidir.

Karadeniz filosu Moskova'nın stratejik güç sembolüdür. Rusya daha 2010 yılında Ukrayna ile yaptığı anlaşmaya göre Sivastopol üssünü, 2040 yılına kadar kullanma hakkını yeniledi.

Kırım yaklaşık 2.5 milyon nüfusa sahiptir. Yüzde 60'ı Rus, yüzde 24'ü Ukraynalı ve yüzde 12'si Tatar'dır.

Ruslar'ın tamamı kendilerini Moskova'ya bağlı kabul eder.

Ukraynalılar ise Kiev'e bağlıdır. Dolayısıyla Tatar kardeşlerimizi Sürgünde unuttuk şimdi öz yurdunda garip haldeler.

1944,1 milyon Tatar, Kırım'dan sürülmüş ve 1990'lı yıllarda Sovyetlerin dağılmasıyla kendi imkanları ile ana vatana döndüler. Şuan ki nüfusları 300 bin civarıdır.

Tatarların siyasi geleceği AB ile bütünleşmiş, dağılmayan bir Ukrayna'dır fakat bu günkü manzarada Kırım yarımadasında Rusya'nın etnik, dini, askeri, ekonomik ve siyasi gücünü görüyoruz.

Batı; Ukrayna'yı bırakır mı ya da bölünmesini engelleyebilir mi?

Rusya'nın Kırım'daki hamlesine hafta sonu AB, ABD, NATO, BM, G-8 ülkelerinden yoğun açıklamalar geldi.

Ukrayna Başbakanı Yatsenyuk ise 1994 Aralık ayında Ukrayna, Rusya, ABD ve İngiltere arasında imzalanan referandumu hatırlattı.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi halinde Moskova'ya savaş açılması metnini hatırlatıyor.

Rusya gazı, Avrupa'ya Ukrayna üzerinden gidiyor.

Ukrayna'da bütün gazını Rusya'dan alıyor.

Rusya ve Avrupa'nın karşılıklı karmaşık menfaat ilişkileri eninde sonunda ortak bir zeminde uzlaşmalarını gerektiriyor.

Moskova, Ukrayna ya  savaş açacak gibi görülmüyor. Ukrayna'nın eski Sovyetler ülkesi konumunda olmadığını Rusya çok iyi biliyor.

Batı dünyasının NATO, BM ve AB gücüyle çok net bir şekilde Ukrayna'nın arkasında duruyor.

Bu durum Rusya'nın Batı dünyası ile olan bütün ekonomik, siyasi yaptırımları göze alması demektir. 

Rusya'nın  Ortadoğu'da Suriye siyasetindeki tutumunun yanına bir de Ukrayna eklendiğinde Batı ile uzlaşma yoluna gideceği gözüküyor.

Rusya'nın bugün Kırım'da savaşmasını gerektirecek bir durum yok.

Çünkü, Kırım nüfusunun yüzde 60'ı Rus.Rusya bu gün Suriye den hangi sebeplerle vazgeçmiyorsa Kırımdan vazgeçmesini beklemek hayaldir.

Bu durum ülkenin ekonomisinden kültürüne, siyasetinden sosyal hayatına kadar çok güçlü bir şekilde kendini göstermektedir.

Anlaşılan Ukrayna Batı'da, Kırım Doğu'da kalacak gibi.

Biz Tatar kardeşlerimizin ekonomik, sosyal ve kültürel konumlarına sahip çıkalım yeter. 

Unuttuğumuz soydaşlarımızı her savaşta hatırlarız. 

Bosna savaşıyla Boşnakları, Ukrayna kriziyle Tatar kardeşlerimizi hatırlarız.

Bu arada Orta Asya'ya sürülmüş Tatar kardeşlerimiz parasızlıktan ana vatanlarına dönemediler,

1 milyon Tatar'ı toprağına taşımak çok zor değildir.

1990'dan itibaren geri dönenlerin sayısı 300 bin. Elleriyle yaptıkları sarı tuğla evlerde yaşam savaşı veriyorlar. 

Onurlu asil Tatarları unutmayalım.

Kardeş belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve Türkiye'nin en zenginler listesindeki Tatar işadamları diasparosu akrabalarımızı unutmayalım.

Kardeşlik; derin stratejiler, derin dostluklar ve derin bedeller üzerinde hayat bulur ve yeşerir.

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim