1. YAZARLAR

  2. Eser Karakaş

  3. Ruanda’dan Ergenekon’a
Eser Karakaş

Eser Karakaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Ruanda’dan Ergenekon’a

A+A-

Bazı konuları tavizsiz, lafları ağzımızda yuvarlamadan konuşmak, yazmak temel bir ilke olmalı

Ve hiçbir konu da, hiçbir nedenden bu temel ilkenin dışında, kenarında kalmamalı.

Bazı konular bir dizi nedenden, dinsel, milliyetçi, ahlaki nedenlerden halının altına süpürüldüğü müddetçe bu konular bumerang gibi, üstelik çok daha güçlenerek, büyüyerek üzerimize geliyorlar.

11 Ağustos Pazartesi tarihli Radikal gazetesinin manşeti ‘Bu dosyaları kim açacak?’ biçiminde atılmış.

Manşetin gönderme yaptığı dosyaların içeriği bir korku filmi gibi; Behçet Cantürk’ü bir MİT’çinin infaz etmesi (bu zaten ilk günden beri biliniyordu), bu infaz görevlisinin de yine kendisinin bir süre sonra infaz edilmesi, Sabancı suikastında artık gerçekten çuvala sığmayan çok sayıda mızrak, Sabancı suikastı zanlısının cezaevinde Adalet Bakanlığı’nın bir transferiyle ve Veli Küçük’ün emriyle öldürülmesi, yavaş yavaş aydınlanmaya başlayan Uğur Mumcu cinayeti (ilk günden beri Mumcu’yu dincilerin vurduğuna inanan acaba kaç saf var idi?), Gazi Mahallesi faciası vs. gibi olayların üzerine gerçekten gidilip gidilemeyeceği önümüzdeki senelerde nasıl bir ülkede yaşayacağımızın temel göstergesi olacak.

Şuna emin olabilirsiniz ki, bu korkunç konular tümüyle, eksiksiz bir biçimde aydınlanmadığı ölçüde önümüzdeki dönemlerde hepimizin üzerine kabus gibi yeniden çökecekler ve zararları bugünkünden de büyük olacaktır.

1915 olaylarını geçmişte rahatlıkla konuşamadığımız, tartışamadığımız, yok varsaydığımız için bugün yaklaşık herkeste bir travma etkisi yapıyor; bu tür sorunlarla yüzleşemediğimiz ölçüde halının altına süpürülen her pislik daha da kötü kokarak toplumu zehirliyor.

Ergenekon konusuyla Ruanda arasında ne ilişki var diye sorulabilir ama bu ilişkiyi kurmama neden 7 Ağustos tarihli fransızların ünlü merkez gazetesi Le Monde’un manşeti.

Ruanda’da 1 Ekim 1990 tarihinde çok talihsiz bir dizi olay patlak veriyor ve fransız ordusu Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana’yı koruma, destekle amaçlı olarak müdahale ediyor ama 1994 senesinin Nisan ayından Ağustos ayına kadar Ruanda’da bir facia yaşanıyor ve iki grup arasında çıktığı söylenen çatışmada hutular yaklaşık 800 bin Tutsiyi öldürüyorlar ve olay tarihe bir tutsi soykırımı olarak geçiyor; olayın detaylarına girmeye gerek yok ama hutuların tutsileri öldürme sürecine o tarihlerde Ruanda’da olan fransız ordusunun da aktif olarak katıldığı söyleniyor.

5 Ağustos tarihinde de Ruanda’da yedi hukukçu ve tarihçiden oluşan resmi bir komisyon 331 sahifelik bir raporla Fransa’nın soykırım sürecine aktif olarak katıldığını belirtiyor; Rapor 13’ü politikacı, 20’si aster 33 üst düzey fransız görevlisini suçluyor ve bu siyasetçiler arasında dönemin Başbakanı Balladur, Alain Juppe, daha sonra başbakan olan Dominique de Villepin, Savunma Bakanı Leotard de varlar.

Ortada henüz bir mahkeme kararı yok, Ruanda’da yayınlanan bir rapor mevcut, bu rapor Fransa’yı tutsilere karşı soykırıma aktif destek vermekle suçluyor, işin sonu nereye varır bilinmez ama Fransa’nın, hatta belki de dünyanın en saygın gazetesi Le Monde bu haberi ‘soykırım’ başlığıyla verebiliyor, Fransa’da kimse Le Monde’u vatana ihanetle suçlamıyor, konu televizyon ekranlarında tartışılıyor, herkes kendi görüşünü bir biçimde ortaya koyuyor.

Fransa’nın sömürgeci tarihinde böyle olaylar var, bunların fransızlara onur vermediği açık ama kabul etmek gerekir ki bu konuları üzerinden yüz sene geçmesini beklemeden tartışarak azımanmayacak bir iş yapıyorlar ve böylece kimseye de koz bırakmıyorlar, fransızlar olayla ilgili olarak kendi medyasından bilgi alıyorlar, kitaplar yayınlanıyor ve hiçbir yazar hakkında da ‘fransızlığı aşağılama suçundan’ dava açılmıyor.

Benim güçlü kanaatim bu süreçten Fransa’nın tartışma kapılarını sonuna kadar açarak karlı çıktığı.

Ruanda soykırımından Fransa’da kaç kişi yargılanacak bunu da merakla bekliyorum ama aynı zamanda dikkatim Ergenekon kepazeliğinin ve Dink cinayetinin gerçek failleri üzerine gidilip gidilemeyeceği üzerine de odaklanıyor.

STAR

YAZIYA YORUM KAT