1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. ELEŞTİRİ

  4. Romanları Yazarları Değil, Editörler Yazıyor!
Romanları Yazarları Değil, Editörler Yazıyor!

Romanları Yazarları Değil, Editörler Yazıyor!

Birçok ünlü roman yazarının kitaplarını yetenekli editörlerin yazdığına ilişkin tartışma büyüyor.

A+A-

NASUH CAN'ın haberi:

Birçok romancı konuyla ilgili açıklama yaptı. Bunlardan biri olan Dave Egess şöyle diyor: “Ülke halkları şöhret edilmiş bazı isimlerle düpedüz kandırılıyor. Ben derim ki, romanı çok satan bir yazarı bir kampa alın, başlasın yazmaya.”

Yavaş yavaş fısıltıları çıkmaya başladı... Bir kaç gün önce yine bu sayfadan da duyurduğumuz gibi bazı yazarlar yayınlanacak olan kitaplarını büyük paralar karşılığında dünyaca ünlü bir takım ajansların editörlerine yazdırıyor. Artık hiçbir edebiyat eserinin yazarın kendisine ait olup olmadığını bilmiyoruz. Modern toplum, yazarların daha çok kazanma hırsı ve teknolojinin de yardımıyla “eser müessirin resmi” olmaktan çıktı. Günümüzün tüketim toplumunda eser adeta müessirini arayan acıklı bir hale dönüştü.

ÜLKE HALKLARI KANDIRILIYOR

Bir yazarın kitabının büyük paralar ve kitaptan gelecek olan diğer kârlar karşılığında en iyi editörler tutularak romanın daha profesyonel hale getirilmesi o ülke halkının aldatılması olarak yorumlanıyor. İşte karşımızda bir örnek... Londra’daki FSO (First Story Organization) adlı kuruluş, romanlara yapılan olağanüstü müdahaleleri fırsat eşitsizliği olarak niteledi. FSO, gelecek kuşakların ilham verici, yazmaya teşvik edici özelliklerinin yok olacağını bir bildiri şeklinde yayınladı.

TANINMIŞ YAYINEVLERİ SUS PUS

Adeta bir edebiyat manifestosu olan bu bildiri karşısında tanınmış yayınevi ve romancılardan hâlâ ses çıkmadı. Çok satan romanların aslında normal standartlardayken birkaç iyi editörün elinden geçmiş “olağanüstü hale getirilen malzemeler” olduğu kanısı giderek haklılık kazanıyor.

ÖZGÜN VE GERÇEK YAZARLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR

FSO yetkilisi Katie Waldegrave, “Tahmin edebileceğiniz gibi bazı ülkelerde bazı romanlar olağanüstü satarken bazıları onlardan daha iyi olmasına rağmen adı duyulmuyor bile” diyor ve devam ediyor: “Bu durum edebiyatta derin yapıyı akla getiriyor ve biz bundan son derece rahatsızlık duyuyoruz. Çünkü bizim hedefimizde okul öğrencileriyle irtibat kurup, onları gerçek birer ruh yazarı yapmak var. Yani 1 milyon satacaksa bir roman, gerçekten bunu yazarı yapsın, yani o kitabı yazarı 1 milyon sattırsın. Biz hiç müdahale edilmeden romanı 1 milyon satan gençler yetiştirmek istiyoruz. Oysa bu tür derin müdahaleler bunu engelliyor, özgün ve gerçek yazarların yetişmesinin önüne geçiyor”.

ROMANI ÇOK  SATAN YAZARLAR KAMPA ALINSIN

Romancı Dave Egess de benzer ifadeler kullanıyor. Egess’e göre “kandırılıyoruz!”...

Şunları söylüyor Dave Egess: “Ülke halkları şöhret edilmiş bazı isimlerle düpedüz kandırılıyor. Ben derim ki, romanı çok satan bir yazarı bir kampa alın, başlasın yazmaya... Sonra romanını yayınlayalım. Bakalım kaç satacak. Bunun önüne geçilmeli. Bazı para kuruluşları beş editör birden kullanarak bir roman üzerinde oynama yaptırıyor. Ve o roman o yazara ait oluyor. Hayır! Bu doğru değil. Doğrusu şu, o romana 6 kişi imza atmalı. Bu durumda bir itirazımız olmaz. Bu defa da 6 yazarlı bir romanın çok satacağını söylemenin aptallık olacağını söylemek bile saflıktır.”

YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT