1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. “Resulullah’ın Akaid Algısını Kavramak ve Kelami Konular”
“Resulullah’ın Akaid Algısını Kavramak ve Kelami Konular”

“Resulullah’ın Akaid Algısını Kavramak ve Kelami Konular”

Eynesil Özgür-Der’de Hamza Türkmen “Resulullah’ın Akaid Algısını Kavramak ve Kelami Konular” başlıklı bir konuşma yaptı.

A+A-

Hamza Türkmen konuşmasında Maide suresinde geçen “Ey iman edenler sözleşmelerinizi yerin getirin” ayetinde geçen akd kökünden Akide hitabından kalkarak bazı tahkik erbabının Kur’an’da geçen gaybi ve müteşabih meseleler hakkındaki görüşlerine ve bu konularda aranan hadislerle oluşan selefi akımlara süreç içinde Eş’ari, Maturidi, Selefi, İsna Aşeri, Mutezili, İbadi ve diğer başlıklarla akaidi denmeye başladı. Al-iİmran suresindeki 7. Ayet çerçevesinde bakacak olursak rasihunun bu kelami görüşleri doğru olabilir, zaaflı veya yanlış olabilir. Ama bir görüştür. Kesin inanç, tasdik edilmesi gereken kesin iman esası değildir. Ayrıca bu görüşlerin hiç birisi Kur’an bütünlüğü ile ve muhkem ayetlerle zıtlaşmaması gerekir.

Dolayısıyla asıl iman kitabımız ve korunmuş olan Kitab-ı Kerim’imiz Kur’an-ı Kerim’dir. Ve o kitap Resulullah Aleyhisselam’ın da ana kitabı ve iman kitabıydı. O kitab gayb konusunda Resulullah’ında konumunu belirtiyordu. Mesela En’am suresi 50’de gayb konusunda sadece kendisine iletilen vahye yani Kitab’a uyduğu; A’raf suresi 187-188’de kıyameti bilmediği gibi gayb konusunda lehinde ve aleyhinde hiç bir tasarrufunun olmadığı vurgulanıyordu.

Yani Resulullah’da o gayb ve hüküm kitabı olarak kendisine inzal olan Kur’an’ı akaid kitabı yapmıştı ve usvetu’l hasene olarak hayatının merkezi olan o kitabın en güzel uygulamasını gösteren örnek insandı. İslam’ın anlaşılmasında ve yaşanmasında yaşayan en öncelikli rehberimizdi.

Türkmen Kur’an’dan tertil, ilim, yakîn, hak, gayb, iman, birr, zan, reyb kavramları eşliğinde ve muhkem ayetlerin rehberliğinde Resulullah’ın uygulaması ile de ortaya konulan inanç esaslarımız ve ölçüleri üzerinde durdu. Mecazi ve müteşabih ayetlerin bilgi verdiği gaybi alanların merak ve ilgi alanımızla ilgili irtibatını Enbiya suresindeki İbrahim’in rüşde ermesi ayeti ve yine İbrahim Aleyhiselamın kalbi itminan bulsun diye nasıl yeniden dirileceğimizle ilgili Bakara suresi 260. Ayetleri ile kurdu.

Bugünkü insanın  gayb alanında muhkem ayetler dışındaki konularla ilgisini, çağdaş paradigman ve oryantalist felsefe neo-gelenekçi, modernist ve neo-modernist tezleriyle etkileyip saptırmaya çalışıyor. Tabii ki liberal felsefe, materyalist felsefe, ilerlemeci felsefe, bilinemezci felsefe, Kur’an tarihselcisi felsefe gibi konular kelami alanda tartışılmalı ve muttakim ilim olan Kur’an bütünlüğünde ve muhkem ayetler rehberliğinde cevaplandırılmalıdır. Türkmen bu konularda üzücü olanın hala ilahiyat fakültelerindeki kelam ve akaid kürsülerinin hicri 2. Ve 3. Asrın felsefik ve kelami konularını bazı kerede akaid sanarak tartışmaktan kurtulup bugünkü küresel cahili hamiyetin zanni hayat görüşünü ele alma ve cevaplama çalışma noktasına gelinmemiş olmasına bağladı. Bu çerçevede Resulullah’ın da akaid kitabı olan ve iman esaslarını bildiren Kur’an ile insanların gaybi konulardaki görüşleri olan kelami görüşlerini karıştırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatarak ve Birr ayetine dikkat çekerek konuşmasını bitirdi.

eyneils1.jpg

eyneils2.jpg

eyneils3.jpg

eyneils4.jpg

HABERE YORUM KAT