1. YAZARLAR

  2. M. Nedim Hazar

  3. Rektörler haklıdır!
M. Nedim Hazar

M. Nedim Hazar

Yazarın Tüm Yazıları >

Rektörler haklıdır!

A+A-

Kimse alınmasın, kimse gocunmasın... Şahsen rektörlerin kesinkes haklı olduklarını düşünüyorum. Hani önceki gün toplanıp, baştan sona öfke ve hiddet dolu konuşmalar ile açıklama yaptılar ya.

Kaçırdıysanız Andıç medyasının hemen ertesi gün attığı alengirli manşetlerden okumuşsunuzdur canım. Ulak medyam toplantı bitmeden yazı işlerinde, 'manşetten yer ayırın, toplantıdan rektörlerimiz gelecek' diye rezervasyon bile yapmıştır. Hani şöyle dedikleri toplantı: "Özcan'ın son dönemde rektörlere yönelik olarak sık sık soruşturmadan, sicil amirliğinden söz ederek baskı yapmaya çalışması, başkan olduğundan bu yana başta Yükseköğretim Kurulu olmak üzere tüm yükseköğretim kurumlarında uyumlu ve verimli bir çalışma ortamı yaratmak yerine, yeni sorunlar yaratması, göreve geldiği günlerde ifade ettiği özgürlük ortamının tam tersine merkeziyetçi ve otoriter bir durumun ortaya çıkmasına sebep olması ve 'Cumhuriyetin temel nitelikleri kişi hak ve özgürlüklerinin sınırlanmasına gerekçe gösterilemez' gibi sözlerle kişi hak ve özgürlüklerine sanki cumhuriyetin temel nitelikleri engelmiş gibi asla kabul edilemeyecek ifadeler kullanması nedenleriyle Türk üniversitelerini temsil edemez konuma geldiği için istifaya davet ediyoruz..."

Kesinlikle haklıdırlar ve hatta az bile demişlerdir. YÖK Başkanı'nın istifası bile yetmez bence. Yargılanmalı, içeri atılmalı, haddi bildirilmelidir.

Şimdi ben bunları söylüyorum diye homurdananlar olacaktır biliyorum. 'Sen ne diyorsun, önceki günkü toplantı, Cumhuriyet tarihinin en baba kadrolaşmasının üniversitelerde olduğunun göstergesi değil mi?' diye soranlarınız da olacaktır. Onlara net bir cevabım var işte: Keskelalaka!

Siz bakmayın eski başkanlarının 'aralarında PKK'lı var, adama güvenmiyorum' filan dediğine... Nihayetinde görüşlerini açıklıyorlar. Pardon! Tam olarak duyamadım, 'eski başkanlarının Cumhurbaşkanı ile ilgili söyledikleri hakkında' ne mi düşünüyorum?

Adamlar o konuda da görüşlerini açıklamışlardı. Elbette istedikleri olmazsa, 'off the record' olarak bu tür muhabbetin geçmesi normal sayılabilir. Hem bakın kartelin kalemleri, içerikten ziyade, 'bu konuşmayı kim kaydetti?' diye kendini paralıyor. Kimin ve nerede kaydettiğinin de açıklanmasını umut ediyoruz. Malum kartel medyası bu tür kayıtları yayınlarsa adı 'habercilik' olur. Çakarlar manşetten, 'Usta gazeteci bilmem kimin ele geçirdiği konuşma bantları.' Ancak başkaları yayınlarsa, adı tarikat, cemiyet, gizli entrika olur. Böyledir katı laikçilerin gazetecilik etiği!

Yine aranızdan, 'Ülkenin bir bölümünde kan gövdeyi götürüp, isyan girişimleri yaşanır, etnik politika ve terör yıllardan beri alıp başını gitmişken, akademik çevrelerin kılını kıpırdatmadan, din ve özgürlükler adına atılan her adımda can havliyle bağırmalarına ne buyrulur?' diye ayrıksı sesler çıktığını duyuyorum.

Olabilir, ancak rektörlerin tepkileri haklıdır. İstekleri de haklıdır. Siz istediğiniz kadar, 'Özgürlük isteğinden başka ne gibi bir şey yaptı yeni YÖK Başkanı?' diye sorun... Bence dua edin ki, sadece istifasını istediler. Başka imalarda da bulunabilirlerdi pekâla!

Ve hatta Cumhurbaşkanı'nın istifasını da istemekte haklılar. Anayasayı değiştiren oranın yüzde 70 olması da çok şey ifade etmez. O demokrasilerde olur. Burası rektörokratik bir cumhuriyet! Hem adam alenen ve dayılanarak demedi mi, 'İsterlerse yüzde 90 alsınlar hikâye!' Yine başkaları, 'Örtülüye düşük not veririm' demedi mi, bir diğeri 'kippalıyı alırım da örtülüyü almam' buyurmadı mı? Ötekisi 'Bilim adamı dediğin ateist olur' diye sallamadı mı? Beriki, 'icap ederse okulun kapısına kilit vururum yine almam' demedi mi?

Bu hayat memat oyununda sadece istifa talep etmeleri onların mütevazılıklarından kaynaklanmaktadır. Ve az bile istemişlerdir. Başbakan, Cumhurbaşkanı, Milli Eğitim Bakanı'nın da istifasını talep edebilirlerdi. Hatta parlamentoya bile ne gerek var, rektörler komitesi ülkeyi yönetsin, yasa çıkarsın, seçim yapsın güzel olmaz mı?

Etmezler mi? Kendileri bilirler. Ne bileyim yolda kaza olur, elektrikler kesilir filan! Oh rahatladım şimdi, telefonun fişini çıkarıp bir uyku çekeceğim!

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT