1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Reformist Din Solu ve Eliaçık
Reformist Din Solu ve Eliaçık

Reformist Din Solu ve Eliaçık

Yaşadığı dönemde ticaret yapan sahabilere servet edinme özgürlüğü tanıyan ve serveti meşru gören Hz. Peygamber’i adeta Mao gibi toplumda eşit mülkiyet dayatan bir öndermiş gibi gösterme çabası tarihin açıkça çarpıtılmasından ibarettir.

A+A-

Reformist Din Solu: Kaş Yapayım Derken Göz Çıkartmak -2

Bülent Şahin Erdeğer

“Heresy” olarak Batı literatüründe ifadesini bulan İslam geleneğinde “Gulât” olarak tanımlanan ana dairenin dışına çıkma, merkezden sapma durumu genel daire içindeki zaaf ve hataların ötesine geçen bir ayrışma durumunu ifade eder. Kimi farklılıklar doğaldır ancak ortaya çıkan usul ve pratik farkları öze dair bir ayrışmayı beraberinde getiriyorsa bu durum Gulât olarak tanımlanmıştır. Genellikle İslam Mezhepler tarihinde “Ehl-i Kıble” olarak tanımlanan fırkalar aralarındaki farklılıklara ve çatışmalara rağmen ortak bir daire içinde İslam’ın sabiteleri konusunda aynı kalmışlar, ancak minumum müştereklerden, ilkelerde de ayrışan kimi gruplar Gulât olarak başkalaşmışlardır. Örneğin Caferiyye, Zeydiyye, İbâdiyye, Ehl-i Hadis, Mutezîle, Eşariyye ve Maturidiyye genel halkanın/İslam’ın sabitelerinin içinde yer alırken Batıniyye, Karmatîler, İsmaililer, Nusayriler, Dürziler, Nasıbîler bu sabitelerin dışına çıktıklarından Gulât fırkalar olarak tanımlanmışlardır. Son dönemde de Kadiyanîlik, Bahailik, New Age Sufizmi, Ondokuzculuk, Sünneti toptan inkar eden modernist Sadece Kur’ancılar” gibi kendilerince reform hareketleri de belli bazı sabiteleri aştıklarından modern zamanların gulat fırkaları arasında zikredilebilir.   2009 yılında İhsan Eliaçık’ın “Yaşayan Kur’an” isimli eserine yönelik bir dizi eleştirimi ifade etmiştim. (bkz. “Yaşayan Kur’an” mı “Yeni Bir Kur’an” mı? -1, Eliaçık ve Rasyonel Mucizeleri -2,)

Ramazan vesilesiyle medyatikleşen ve özellikle seküler çevrelerde revaç bulan yeni trend, Türk Solunun yeni bir versiyonu olarak karşımıza çıkan “Din Solu” ve onun vaizleri…

Laik/Seküler çevrelerin gözü namazda olmadığı için kulağının ezanda olmasını beklemek safdillik olur. İslâm’ı anlamak ve yaşamak için bir “kaygısı” olmayan bu çevrelerin dindarların çevreden merkeze yürüyüşlerine olan “gıcıklıkları” onları bulabildikleri her argümanla dindarlara muhalefet alanını genişletme, halkın tercihlerini yıpratma olarak kendini gösteriyor. Tuna Kiremitçi gibi bir ismin iftar sofrasını böylesi ucuz bir muhalefete dönüştürme çabası ancak böyle izah edilebilir.

Din Solu’nun son yıllarda öncüsü olarak kamuoyunda arzı endam eden Yaşar Nuri Öztürk’ün şahsî özellikleri sebebiyle kendi kendini yıpratması yeni öncülerin medyada öne çıkartılmasını gerekli kılıyordu. Son günlerin yeni modern vaizi, endişeli modernlerin endişelerini besleyen, onlara ne kadar haklı oldukları vehmini “dincilerin içinden çıkıp gelmiş” eleştirmen İhsan Eliaçık olmuştu.

Yazının devamı…  

HABERE YORUM KAT