Reformcular, statükocular

24.03.2010 00:41

Mustafa Ünal

Keşke Anayasa topyekun değişseydi. Demokratik sistem çağın gereklerine göre baştan aşağı yenilenebilseydi.

Her defasında pansuman tedbirle geçiştirilen yargı reformu keşke çok daha önce yapılabilseydi. Yargının ancak büyük reformlarla düzeltilebilecek yapısal sorunları olduğu muhakkak.

Türkiye'nin hukuk sistemi Avrupa standartlarından ve dünya gerçeklerinden çok uzak... O yüzden 'Parti kapatma gibi, 367 gibi' asla olağan ülkelerde eşine rastlanmayacak türden gariplikler üretebiliyor. Reformlar statükonun direnci kırılamadığı için gecikti. Ama bugün büyük değişim kaçınılmaz. Mevcut statükoyu bu haliyle geleceğe taşımak mümkün değil.

Yargı reformu önce AK Parti içinde tartışıldı. Partide karşı çıkanlar oldu. Başbakan Erdoğan tavrını reform yönünde koyunca hazırlıklar hızlandı. Mini paket hafta başında görücüye çıktı. Yeterli mi? Değil, ama bu kadarı da önemli... Aceleye mi getirildi? Hayır, geç bile kalındı. Paketin hacmi daha büyük olabilirdi.

12 Eylül askerî darbesinin ürünü Anayasa'da bugüne kadar defalarca değişiklik yapıldı. Ama ilk kez Anayasa'nın ruhuna ilişiliyor. Yapısal sorunlara neşter vuruluyor. Sözde değil özde değişiklik... Gerçek bir reform. 12 Eylül darbesini yapanların hukuki zırhını kaldırıyor. 30 yıl önce emir-komuta zinciri içinde harekete geçen darbecilerin nasıl yargılanacakları ayrı bir tartışma konusu...

Yine de demokratik ortama psikolojik, moral etkisi olacağı muhakkak. En azından bundan sonra darbeye yelteneceklere bir gözdağı... Gayri darbe cezasız kalmayacak. Türkiye bu demokratik olgunluğa erişti. Hesap sormak için artık 30 yıl beklenmeyecek.

Türkiye kolay parti kapatan bir ülke olmaktan çıkacak. Parti kapatmak ne hukuki ne siyasi çözüm getirdi. Sonuçları ortada... Aksine sorunları daha da ağırlaştırdı. Meclis'in sürece dahil edilmesi doğru bir karar. Başta Avrupa olmak üzere çağdaş demokrasilerde uygulama böyle. HSYK'nın ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısı evrensel normlara göre şekillenecek. Gidiş geriye değil ileriye, yerelden evrenselliğe doğru... Bizzat Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin'in talep ettiği değişiklik önerileri dikkate alındı.

AK Parti, paketi kamuoyuna duyurduktan sonra vakit kaybetmeden yüzde 1 oy alan siyasi partilerle sivil toplum örgütlerinin kapısını çaldı. Başbakan Erdoğan 'muhalefetten gelecek tekliflere açık olduklarını' söyledi. 'Bu son hali değil, taslak' dedi. Öneriler için pazartesi gününe kadar beklenecek. Ardından Meclis'e sunulacak.

Pakete tepkiler farklı... Kamuoyu olumlu karşıladı. Sokaktaki vatandaş değişiklikten yana. Bu yöndeki eğilimi anketlere yansıdı. CHP ve MHP'nin tutumunda değişiklik yok. CHP kapıları baştan kapattı. İlk CHP'nin gündeme getirdiği geçici 15. maddenin pakete ilave edilmesi CHP'yi yumuşatmadı. Anamuhalefet partisi katı tutumunu sürdürüyor. Tam statükonun partisi. Her türlü değişime karşı.

MHP, 'Şimdi komisyon kuralım, paketi yeni Meclis'e bırakalım' yaklaşımını koruyor. CHP'nin itirazını anlamak mümkün... Özellikle yargıdaki statükonun bozulmasından endişe duymakta haklı sayılabilir. Eski Adalet Bakanı Mehmet Moğultay tarihin gördüğü en büyük sol kadrolaşmaya imza attığını bizzat kendisi itiraf etti. CHP tamam da MHP'yi anlamak zor...

MHP yargı reformuna karşı çıkışını temellendirmekte zorlanıyor. Yeni Meclis'e havale ettiği değişikliği niye bu Meclis yapamasın?.. Bugün değil de neden yarın?

En manidar tepki yüksek yargıdan... Yargıtay Başkanı ve HSYK Başkan Vekili yargı reformuna karşı çıkarken hukuki kavramlarla değil siyasi kavramlarla konuşmayı yeğliyorlar. Ne yazık ki yargının böyle bir alışkanlığı var. Yargıtay Başkanı, yargıyı kuşatmaktan, ele geçirmekten söz ederken HSYK Başkan Vekili yüksek yargı ile dalga geçildiğinden dem vuruyor. Ancak yargıyı ele geçiren, bir başkasının ele geçirmesinden endişe eder. Bu üslup kaygı verici... Yüksek yargıyı birileri ele mi geçirdi yoksa? Korku ele geçenin kaybedilmesine mi? Evrensel normlardan çekinmek niye?

Anayasa paketine karşı çıkanlar statükocu, destekleyenler reformcu. Mücadele değişimle, eskiyi muhafaza arasında...

ZAMAN

  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim