Referandumda Saadet tabanı ne yapar?

25.03.2010 00:39

İbrahim Kiras

CHP lideri Baykal, “Saadet’le koalisyon yaparız, ama AK Parti ile asla” gibi bir şey söylemiş. Şimdilerde ulusalcı diye adlandırılan kesimde benzeri şeyler epeydir söyleniyor. Dediklerine göre “ulusal konularda” Saadet’le daha iyi anlaşıyorlarmış.

Acaba öyle mi?

En başından bu yana SP ile AK Parti arasındaki temel farkın “ulusal konularda”, yani dış politika alanında ortaya çıkacağına ilişkin bir inanış ve beklenti vardı. Bu da galiba AK Parti’yi kuran kadroların henüz eski partilerindeyken bile dışarıya karşı nispeten daha yumuşak bir üslup kullanıyor olmalarından kaynaklandı.

Ancak dış politika alanında bugüne kadar atılmış olan adımlar bu beklentiyi boşa çıkarmış görünüyor. Bugünkü hükümet uluslararası konularda milli görüş tabanının rahatsızlığını uyandıracak adımlar atmadı. Tam aksine bu sahada atılan adımlardan ulusalcı kesim rahatsız oldu.

Demek ki ulusalcıların “ulusal konularda” Saadet’le daha iyi anlaştıkları söylenemez.

Buna mukabil, görülüyor ki AK Parti’nin geçen sekiz yıldaki uygulamaları Saadet tabanının başlangıçtaki kaygılarını epeyce izale etti. Saadet tabanına kendilerinden kopan AK Parti kadrolarının “şahsiyetli dış politika” anlayışından uzaklaşacakları, AB’nin ve ABD’nin sözün den çıkmayan bir dış politikaya yönelecekleri söylenmişti. Oysa bunun tam aksi oldu.

Dolayısıyla Milli Görüş çekirdeğine bağlılığını sürdüren kesim AK Parti’ye eskisi gibi “kandırılmış çocuklar” gözüyle bakmıyor artık.

***

Peki, gündemdeki Anayasa değişikliği konusunda Saadet Partisi nasıl bir tavır sergileyecek? Kendilerini AK Parti’ye tercih eden “ulusalcı” CHP ile mi, yoksa Milli Görüş hareketinden kopanların partisi ile mi birlikte hareket edecek?

Her ikisi de zor seçenekler. CHP ile birlikte hareket etmeyi tabanlarına izah edemezler. Ne var ki AK Parti’den farklılıklarını ifade eden bir tutumdan da geri durmamaları gerekir.

Bu zorluğun altından nasıl kalkılacağı konusunda Saadet lideri Numan Kurtulmuş’un siyaset üslubu önem taşıyor.

Kurtulmuş anayasa değişikliği konusunda fikirlerini açıklamadan önce bakın ne diyor: “Hükümete karşı, yeri geldiğinde uyarıcı, gerektiğinde tebrik eden bir yaklaşımla yapıcı bir muhalefet anlayışı izlemekteyiz.” 

Konuşmasının devamında söyledikleri belki çok daha açıklayıcı: “Millet AK Parti’ye yüzde 47 oyu verirken, aynı zamanda anayasayı yeniden yapma vazifesi vermiştir. Ve milletimiz ilk defa kendi anayasasını yapma imkânına bu kadar yaklaşmıştır.”

Elbette Saadet liderinin mevcut taslak pakete ilişkin kimi eleştirileri, ilaveten hem içerik hem de yöntem konusunda birtakım uyarıları ve önerileri de var.

Ama anlaşılan o ki Saadet Partisi en başta Anayasa Mahkemesi’nin yapısı veya HSYK’nın işlevi gibi demokratik rejimin işleyişini ilgilendiren temel konularda kendi tabanının yaklaşımlarına aykırı bir tutum içinde olmayacak.

Zaten istese bile bunu yapamaz.

Neden derseniz... Meclis’teki muhalefet partilerinin tavrı değişmediği takdirde Anayasa değişikliği paketi büyük ihtimalle referanduma sunulacak. Referandumda Saadet Partisi tabanının hangi yönde oy kullanacağını tahmin edemeyen var mıdır?

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim