1. YAZARLAR

  2. Atilla Özdür

  3. Referandum savaşı...
Atilla Özdür

Atilla Özdür

Yazarın Tüm Yazıları >

Referandum savaşı...

A+A-

Her ne kadar referandumun perde önünde partiler arasında güven oylaması anlamına gelmeyeceği söyleniyor ise de, kampanyaların özgün pratiğine bakıldığında, politik savaş atmosferinin Türkiye’yi dört cepheden de bal gibi kuşatmış olduğu açıkça görülüyor...

Savaş bir hiledir... Taraflar esaret altına almayı planladıkları insanları, olmayacak dualara amin çektirterek boyunduruğa bağlarlar... Buna müsbet bağlama diyebiliriz...
Bir de bağlamanın menfi türünün olması gerekir... Karşı tarafı karalayarak, onu tehlike küpüymüş gibi resimleyerek, oylarına göz diktikleri insanları ufukta bekleyen bu bela ile korkutarak kendi yanlarına çekerler.
Oy verenler, müsbet bağlamada tatlı tatlı, güzel güzel, umudla doldurulurken, menfi bağlama da Cehennem zebanileriyle korkutularak panikleştirilirler...
Açık ifade edelim. Bendeniz efendim ‘Evet’ diyeceğim... ‘Hayır’cıların karşısında da boynum kıldan incedir. Kendi tercihleridir ve saygı duyulur...
¥
Kişiler her ne kadar kendi tercihleriyle ‘tekil kişi ayık kafa’ formatında hareket ediyor olsalar da, güdücüler, farklı çizgilerin iz sürücüleri olarak bağlamacılıktaki hünerlerini sergilemektedirler...
İttihat ve terakki çizgisinin takipçileri, sahte sosyalistler, ırkçı milliyetçi nasyonal sosyalist görünümlü sağcılar, savaş hilelerinden menfi bağlama modelini kullanırken, müsbet bağlamacılar ise, genelde müstazaf takımı, yargısız infaz kurbanları, Çanakkale’ciler ve Nene Hatun’a toz konduranlara karşı ayağa kalkanlar. Kabaca, padişahçı ithamıyla haksız yere suçlananlar...
Atatürk, fiziki ve biyolojik varlığıyla ortalıkta dolaşamadığı için, manevi şahsiyeti, hem ‘evet’ cephesi hem de ‘hayır’cı ittihatçılar tarafından büyük bir aşk, şevk ve ihtirasla istismar edilmekte...
¥
Başbakan, referandumda neyin neye delalet ettiğini açıklama turlarına çıktığında, mesela Van’a gittiğinde seleflerinin döneminde insanların Bahçesaray’a senenin ancak iki üç ayında gidebildiklerini, amma buna karşılık kendi iktidarları zamanında senenin on iki ayında da yolların açık kaldığını iftihar vesilesi olarak ileriye sürüyor... Yedi sessiz senelik AKP günlerinde kaç bin kilometre double yol yapıldığını referandumu izah mitingleri vasıtasıyla bilmeyenlere öğretiyor...
Öteki taraf ise Allah’lık. Tarihin tekerrürü gibi bir maanzara... Yalan olduğunu bile bile hep aynı menfi bağlamalar... İstanbul, Tayyip Erdoğan’ın şehremini seçildiği günlerde nasıl ‘eyvahhh’lı yaygaralarla çalkalanmıştı, ‘kadınların hali duman, üç karılı aile düzeni geliyor... Atatürk de yok ki kadınlara acısın’ gibi; şimdilerde de şöyle efsunlanıyor, ‘Sandıktan çıkacak ‘Evet’, ikinci Kurtuluş savaşının gerekçesi olacak’...
‘Tekadam faşizmi geliyor dostlar, amanın dikkat’...
Menfi bağlama, bu formatta kalsa yine iyi de, bu çağda klasiklerin pek de işe yaramadığını gördüklerinden, Hayırcılar, bu formata yeni unsurları ekleyerek başarılı olmaya çalışıyorlar...
Bakınız mesela neler diyorlar...
¥
“Meclis’te sırasını bekleyen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısı eğer yasalaşırsa, pek çok hakkımızı kaybedeceğiz ...
“Aman dikkat, bunlara ‘Evet’ diyerek boynumuza kemend dolamalarına imkan vermeyelim....
Bunların ‘Evet’i alıp yerlerini tahkim ettiklen sonra ilk yapacakları iş, kadın erkek demeden, emeklilik yaşını düz hesap silme 65’e çıkaracaklar ...
‘Emekli maaşları da % 23 ila %33 arasında kırpılıp azaltılacak...
“Aylık geliri 1390 lirayı aşan bütün vatandaşlardan her ay 100 lira Genel sağlık sigortası primi tahsil edilecek... Bunu ödemeyen vatandaşların sağlık hizmetlerinden faydalanma hak ve imkanları kalmayacak...
“Hastalanan sigortalılara verilen işgörmezlik ödeneği % 16 azaltılacak..
“Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de ‘katılım payı’ ödemek yetmeyecek. Bir de ‘ilave ücret’ adı altında para ödemek gerekecek...
“Sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor... Fransa ve Yunanistan’daki büyük grevler sağlık harcamalarını kısıtlamak isteyen hükümetlere karşı bir tepkidir.
“Hep birlikte karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler. Bunun da yolu ‘Hayır’ demekten geçmektedir”, gibi...
¥
Evet’e karşı sürdürülen ‘Menfi bağlama’ çalışmalarından bir örnek model bu... Millete korku salıp ‘Evet’ten caydırarak, güven oylamasına dönüştürülen referandum meydanında AKP’yi madara etmek... Ondan sonra gelsin demli çaylar ile birlikte 140’lık küçük Yeni rakılar...
Savaş hiledir... AKP’nin double yol gibi hükümet çalışmalarından bahsetme hilesine karşılık, rakip tarafın da ‘hastalandığında kimsenin suratına bakmayacağı’, korkutmacasıyla tezgahlanan sağlık sıhhat hilesi...
¥
Bu hile ne derece de doğrudur, AKP Bursa mebuslarından Mehmet Ocakdan ile Ali Kul beylerden yardım rica ediyorum... GDO’lu pancar ithalatı konusunda yardım isteklerimizi boş çevirdiler, umarız bu kez ricamızı kırmazlar...
Faks: 0224 331 89 66...

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT