Referandum, Saadet Partisi ve BBP...

14.07.2010 01:00

Mehmet Kamış

Statükocular bu kez Anayasa Mahkemesi'nden umduklarını bulamadılar ve sandıkta hesap vermeye mecbur kaldılar. Kaderin büyük bir cilvesi olarak Türkiye, 30 yıl önce düştüğü çukurdan yine aynı tarihte kurtulma fırsatını yakalamış görünüyor.

Eski düzenin bütün figürleri anayasa değişikliğine 'hayır' diyeceklerini daha önceden deklare etmişlerdi. Yıllardır birbirleriyle büyük kavga halinde olan bu kesimlerin bu referandumda 'hayır' için çalışacaklarını beyan etmelerini büyük bir ibret vesikası olarak tarihe bırakacağız. Çocuklarımıza bugünleri anlatırken "Biz bunları kavga ediyor zannediyorduk, meğer aynı yapının uzantılarıymış." diyeceğiz. Kürtlerin çağdaş demokratik haklara kavuşmaması için PKK'nın ve BDP'nin, nasıl çaba gösterdiklerini, bazı partilerle nasıl da aynı safta referanduma 'hayır' kampanyası yürüttüklerini anlatacağız. Daha doğrusu anlatmaya çalışacağız. Çünkü bu yaman çelişkinin nasıl olduğunu biz bile tam olarak anlayamıyoruz. Çocuklarımızın anlaması da hiç ama hiç kolay olmayacak.

CHP ile BDP; referandumun evet çıkmaması için birlikte kampanya yürütecekler. Hadi diyelim; CHP kendini 'solcu' saysa da herkes biliyor ki statükonun partisi. BDP niye statükonun değişmesine karşı çıkar, bunu kendi tabanına hangi gerekçelerle anlatır bilemiyorum. Bu süreç, parti tabanlarında büyük kopuşların yaşanmasını kaçınılmaz kılıyor. PKK'nın ve BDP'nin aslında statükonun baston değneği gibi davrandığını her geçen gün daha fazla anlayan tabanı ne ile kontrol edebilecekler merak ediyorum.

Ya yıllardır 12 Eylül mağduru olarak hapishane hapishane dolaşanlar... Sandıkta oy kullanırken vicdanları onların 'hayır' demelerine müsaade edecek mi? Ya babalarının yıllarca hapisten çıkmasını bekleyen 12 Eylül çocukları, bu referanduma 'hayır' diyebilecek mi? Hiç sanmıyorum!

Referanduma 'hayır' diyeceklerini açıklayan CHP, MHP ve BDP'nin yaslandığı bir tek gerekçe var, o da AK Parti karşıtlığı. Olaya siyasi bir anlam yükleyip tabanlarına bu gerekçe ile bir şeyler söylemeye çalışıyorlar. Gerçekten solcu CHP'lilerin, 12 Eylül'ün büyük mağduru ülkücülerin, bölgeye sadece kan, gözyaşı ve acı getiren 12 Eylül cuntasının bir silindir gibi üzerinden geçtiği Kürtlerin bu referanduma 'hayır' demeleri mümkün mü?

Ancak referandumu AK Parti karşıtlığı üzerine yıkma çabaları da ciddiye alınması gereken bir durum. Konuyu buraya kadar getiren, değişiklikleri Meclis'ten geçiren AK Parti'nin bu konudaki çabaları elbette ki çok önemli ve kritik. Ancak Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi gibi AK Parti haricindeki partilerin çaba ve gayretleri en az iktidar partisinin çabaları kadar kritik bir önem arz ediyor.

Özellikle Saadet Partisi'nin ve Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un inisiyatif alması, diğer partilere bu konuda ziyaretlerde bulunması ve baskı yapması da çok faydalı bir hareket olur. Yeni bir seçimden zaferle çıkmış, parti içindeki gücünü ve iktidarını iyice ispatlamış Numan Kurtulmuş'un 'evet' için sahaya inmesi, çaba göstermesi hem bu referandumun AK Parti'ye 'evet' ya da 'hayır' referandumu olmadığını kamuoyuna göstermiş olur hem de Numan Bey'e ciddi bir prestij kazandırır. BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu'nun sahaya inmesi de ülkücülere geçmişi hatırlatması bakımından çok önemli ve kritik bir eylem olur.

Bu referandum partiler üstü ve Türkiye için çok önemli bir eşik. Bu konuda sadece AK Parti'nin çaba göstermesi yetmez. Diğer partilerin de bir an önce harekete geçmesinde büyük fayda var.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim