Referandum darbeyi çağırır

03.04.2008 04:54

Muhammed Nureddin

AKP parti kapatmayı zorlaştırmak için halka başvurursa, dolaylı yoldan laikliğe dokunacak. Bu durum askeri müdahaleye davetiye çıkarır

Anayasa Mahkemesi'nin AKP'nin kapatılması ve çoğu liderine siyasi yasak getirilmesine yönelik davayı kabul etmesiyle birlikte Türkiye'deki siyasi kriz, ülkeyi AKP 2002'de iktidara gelmeden önce yaşanan gerginlik ve istikrarsızlığa döndürebilecek, partinin derinleştirdiği uluslararası ilişkilerle ekonomik başarıları da bitirecek türden beklenmedik bir tünele girdi.

Mahkemenin kararı, 'derin devletin' şüpheye mahal bırakmayacak bir biçimde hâlâ en önde gelen güç olduğunu ve reformun, ordu ve uzantısı yargının teşkil ettiği engele üstün gelmesinin imkânsızlığını gösterdi.

Ayrıca, ordunun mühlet vereceğini ancak ihmal etmeyeceğini, Gül'ün cumhurbaşkanlığını önlemek için yayımladığı 'e-muhtıra'nın ve partiye temmuzdaki seçimde ezici zafer veren halka boyun eğmesinin, AKP'nin temsil ettiği 'en ılımlı İslamcı tehlike'nin kökünü kurutma kararlılığını ortadan kaldırmadığını gösterdi.

Anayasa Mahkemesi, ender görülen ortak kararla, davayı görme kararı aldı. Öte yandan, cumhurbaşkanının sadece ihanet suçlamasıyla yargılanabilecek olması nedeniyle, Gül'ün yargılanmasının meşruiyeti hakkında yeni bir hukuki tartışma açıldı. Kararın oybirliğiyle alınması, laiklerin AKP, Erdoğan ve Gül'den kurtulma kararlılığına ve partinin yaptığı reformlara verilen tepkiye dair güçlü bir mesaj. İlk tepki AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Fırat'tan geldi. Fırat, partinin kapatılmasının ülkeyi 50 yıl geriye götüreceği ve Türkiye için felaket yaratacağı uyarısında bulundu.

Karar öncesinde, Erdoğan'ın geri adım atması talepleriyle ilgili öfkeli açıklamaları gelmişti. "Hatamız nerede ki geri adım atalım? Siyasetçi ileri adım atar" demişti. Bu durum AKP'nin, savunma yaparak ve parti kapatmayı zorlaştıran anayasa değişikliklerini meclise sunarak demokratik mücadele verme niyetinin göstergesi. Anayasa değişikliği üçte iki çoğunlukla geçmezse, AKP kendisini ve liderlerini kurtaracak bir referanduma gidebilir. Bunun için de 330 oy gerekiyor.

AKP, Avrupa'nın tutumuyla cesaretlenebilir. Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, AKP'nin kapatılmasının müzakereleri durduracağı uyarısında bulundu. Birçok gözlemci, mahkemenin kararı sonrası laik ve İslamcılar arasında partinin kapatılmaması karşılığı üniversitelerdeki başörtüsü yasağının sürmesi temelinde bir anlaşmaya dair yeni bir tartışma açılmasını uzak ihtimal görmüyor. Şu noktaya gelmek için beş yıl bekleyen AKP'ninse bu meselede geri adım atması zor olduğundan, iki seçeneği var: Ya laik güçlerle anlaşılacak, ya da referanduma gidecek.

Çoğu kişi, referandumun AKP'nin ve Erdoğan'ın 'sayfasını dürecek' bir müdahale için orduya çağrı anlamına geleceği uyarısında bulunuyor. Parti laikliği ihlal ettiği suçlamasına karşı referanduma giderse, anayasanın 'ana madde'lerinden birine dolaylı yolla dokunacak. Türkiye, istikrarsızlık ve 'içeriği aynı-yüzleri farklı' darbeler dönemine dönüyor. Dünya ve bölge tarihi değişimlerle dalgalanırken, Türkiye dinsel ve bireysel özgürlükler gibi iç sorunlara boğuluyor. Aşırılıkçı laik güçlerin, İslamcıları kendi varlık ve çıkarlarını ifade etmek için en iyi yöntemi düşünmeye sevk ettiği şüphesiz. 'Ilımlı İslam' uzlaşı üssü değilse, laikler nasıl bir İslam istiyor? (Lübnan gazetesi el Sefir, 1 Nisan 2008)

Radikal gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim