1. HABERLER

  2. HABER

  3. Rapor Çalınmış, Haberal Rahatsızlanmış!
Rapor Çalınmış, Haberal Rahatsızlanmış!

Rapor Çalınmış, Haberal Rahatsızlanmış!

ETÖ tutuklusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın tedavisinin ayakta yapılabileceğine dair 5 uzman doktor tarafından hazırlanan raporun 29 Ekim 2009’da hastaneden çalındığı öğrenildi.

A+A-

Raporun çalınmasından 13 gün sonra ise Prof. Haberal rahatsızlanmış ve hazırlanan yeni raporla cezaevi yerine hastanede kalmış.

28 Eylül 2009:  Doç. Dr. Cengizhan Türkoğlu'nun imzasının bulunduğu rapor: "Hastanın (Mehmet Haberal) ayakta tedavisinde sakınca yoktur"

16 Ekim 2009: 5 uzman doktor, ''Prof. Dr. Haberal, ayakta tedavi olabilir…" raporunu hazırlıyor.

29 Ekim 2009: Haberal'i cezaevine gönderecek rapor işleme konulacakken çalınıyor…

10 Kasım 2009: Haberal, aniden rahatsızlanıyor!

20 Kasım 2009: Bir uzmanın hazırladığı raporla hastanede kalıyor…

28 Ekim 2010: ''Prof. Dr. Haberal, ayakta tedavi olabilir…" raporu, 1 sene 13 gün sonra İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaşıyor…

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ''ayakta tedavi olabileceği''ne raporda imzası bulunan İ.Ü. Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, gazetemize konuştu:

"Rapor çalındı… Kimin yaptığını ne savcılık bulabildi, ne de biz bulabildik. Bu hırsızlık resmi tatil günü (29 Ekim 2009 tarihinde) yapıldı.. Raporu kimi çaldığını bilemiyoruz… Kendi kurumumuzda da soruşturma yaptık ama kimseyi bulamadık."

Ergenekon Terör Örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan sanık Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın "ayakta tedavi olabileceği"ne ilişkin hazırlanan raporun çalındığı ortaya çıktı. 16 Ekim 2009 tarihinde İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.) Kardiyoloji Enstitüsü Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, tedavisinin ayakta yapılabileceğine ilişkin 5 uzman doktor tarafından oluşturulan raporun 29 Ekim 2009 tarihinde kimliği meçhul kişilerce çalındığı öğrenildi. Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, söz konusu raporun çalınmasından 13 gün sonra 10 Kasım 2009 tarihinde rahatsızlandığı, 20 Kasım 2010 tarihinde de uzman doktorun hazırladığı raporla hastanede kaldığı belirtildi. Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın raporun çalınmasının ardından rahatsızlanması, "Raporu Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ekibi mi çaldı?" sorularını gündeme getirdi.

"RAPORU ÇALAN HIRSIZI BULAMADIK"

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın "ayakta tedavi olabileceği"ne raporda imzası bulunan İÜ Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, söz konusu raporun çalındığını doğruladı. Gazetemize konuşan Prof. Dr. Zerrin Yiğit, "Hastanemizde hırsızlık oldu. Kimin yaptığını ne savcılık bulabildi, ne de biz bulabildik. Bu hırsızlık resmi tatil günü yapıldı. Geçen seneki Cumhuriyet Bayramı'nda... (29 Ekim 2009 tarihini kast ediyor) Bu raporda herkesin imzası vardı ama işleme konulmadı. İşleme konulmayan rapor, Cumhuriyet Bayramı'nda çalındı. Tek başımıza o raporla da bir şey yapamayız. Hastanın Cerrahpaşa Hastanesi'nde sağlık kuruluna çıkması gerekiyordu. Hastada komplikasyon çıktı, rapor tamamen iptal oldu. Raporu kimi çaldığını bilemiyoruz... Kendi kurumumuzda da soruşturma yaptık ama kimseyi bulamadık. Bu raporun benim odamdan alınıp alınmadığı da belli değil" dedi.  Porf. Dr. Yiğit, raporun bulunduğu katta güvenlik kamerası bulunmamasına da dikkat çekti.  Prof. Dr. Yiğit, "ayakta tedavi olabileceği"ne ilişkin hazırlanan raporun hiçbir zaman işleme konulmadığını iddia ederek, "Biz öyle bir şeye niyetlendik, arkadan komplikasyon çıktı. Bütün belgeleri savcılıkta var. Adli Tabiplik'te de var, onların da onayı var. Biz gayri resmi olarak hastayı burada tutmuyoruz, tutamayız da zaten. Bütün bunların hepsinin kanıtı belgesi var. Biz burada yasadışı işlem yapmıyoruz, yapmamız da mümkün değil. 'Rapor var mıydı, yok muydu?" bana soracağınıza, lütfen savcılığa sorun. Gayri resmi bir şey yapamayız. Rapor hazırlandı, hastada komplikasyon çıktı. Hastanın ölümcül problemi var, onun için hiçbir şekilde çıkarma şansımız yok" dedi.

"AYAKTA TEDAVİSİNDE SAKINCA YOKTUR"

28 Eylül 2009'da hazırlanan ve altında Doç. Dr. Cengizhan Türkoğlu'nun imzasının bulunduğu raporda, "Hastanın (Mehmet Haberal) ayakta tedavisinde sakınca yoktur" deniliyor.

16 Ekim 2009'da verilen raporda İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Kurul üyeleri olarak Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Vedat Sansoy, Prof. Dr. Tevfik Gürmen ve Dr. Cengizhan Türkoğlu'nun imzası bulunuyor. İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Müdürlüğü'ne yollanan karar yazısında şu ifadeler yer alıyor: "Enstitümüzün B. Servisinde 304 numaralı odada yatmakta olan hasta Mehmet Haberal'ın sağlık durumu değerlendirilmiş ve tıbbi tedavisine ayakta devam edilerek, bir ay sonra kontrole gelmek üzere taburcu edilmesine karar verilmiştir."

10 KASIM 2009'DA RAHATSIZLANIYOR

Prof. Dr. Cengiz Çeliker tarafından hazırlanan ve 10 Kasım 2009'da Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilen raporda; "Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, Vasospastik Angina, Paroksismal Supraventriküler Taşikardi, Süreksiz Ventriküler Taşikardi, Reaktif Depresyon ve Anksiyete tanılarıyla halen Enstitümüzde tedavisi sürmektedir" deniliyor.

RAPOR HASTANEDE KALMASINI SAĞLIYOR

Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Mehmet Haberal rahatsızlığını inceliyor ve 20 Kasım 2009 tarihinde Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilen rapor gönderiyor. Raporda, "Enstitümüzde tetkik ve tedavisi süren Mehmet Haberal'da süreksiz ventiküler taşikardi tanılarıyla uygulanan Amidarone ilacına bağlı Hipertiroidi gelişmiş olup, Amiodarone kesilmiştir. Kendisine antitiroid ilaç tedavisi başlanmıştır. Tetkik tedavisi devam etmektedir" denildi. Bu rapor, Prof. Dr. Mehmet Haberal'in Silivri Cezaevi yerine hastanede kalmasını sağlıyor.

RAPOR, 28 EKİM 2010'DA MAHKEMEDE!

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuklu sanık Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın "ayakta tedavi olabileceği"ne ilişkin hazırlanan raporu mahkemeden sakladığı ileri sürülen yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmişti.

Pekgüzel, 3 Kasım 2010 tarihinde yapılan duruşmada, tutuklu sanıklardan Mehmet Haberal hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından mahkemeye cevabi yazı gönderildiğini hatırlatmış.

Mahkemeye gelen yazıda, 16 Ekim 2009 tarihinde Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tedavisinin ayakta yapılabileceğine ilişkin 5 uzman doktor tarafından bir rapor oluşturulduğunun anlaşıldığının ifade edildiğini kaydeden Pekgüzel, bu raporun mahkemeye 28 Ekim 2010 tarihinde geldiğini, savcılık makamına ise yeni ulaştığını söylemişti.

Söz konusu raporun mahkemeden gizlendiğini ileri süren Pekgüzel, raporu gizleyen ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmişti.

KENAN KIRAN / YENİAKİT GAZETESİ

HABERE YORUM KAT