1. HABERLER

  2. HABER

  3. Ramazan'da Teravih Namazı Kılmak
Ramazanda Teravih Namazı Kılmak

Ramazan'da Teravih Namazı Kılmak

Teravih namazı, rekâtları ve cemaatle kılınması konusunu Fıkhu's-Sünne adlı kitaptan sizler için özetledik...

A+A-

Ramazan Gecelerinde Namaz Kılmanın Meşruiyeti

Ramazan gecesi namaz kılmak veya teravih namazı kılmak erkek ve kadınlara sünnettir. Yatsı namazından sonra, vitirden önce ikişer rekât olarak eda edilir. Vitirden sonra kılınması caiz ise de efdal olan tersini yapmaktır. Teravihin vakti gecenin sonuna kadar devam eder.

Rasûlullah sallallahu aley­hi ve sellem Ramazan gecesinde, kesin olarak emretmeden namaz kılma­yı teşvik eder ve şöyle buyururdu: "Her kim Ramazan'da inanarak, karşı­lığını Allah'tan bekleyerek namaz kılarsa geçmiş günahları affolunur." (Hadisi Buharî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî ve îbn Mâce rivayet etmiştir.)

Âişe (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Rasûlullah Mescid'de namaz kıldı. Çok insanlar onunla beraber kıldılar. Ertesi gece yine kıldı. Arkasındaki cemaat çoğaldı. Üçüncü gece cemaat topla­nınca onlara namaz kıldırmaya çıkmadı. Sabah olunca şöyle buyurdu: ‘Si­zin ne yaptığınızı gördüm. Size çıkıp namaz kıldırmaktan beni engelle­yen, size farz olacağı korkusundan başka bir şey değildir.’ Bu durum Ra­mazan'da oldu." (Hadisi Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce rivayet etmiştir.)

 

Teravih Namazının Rekâtlarının Sayısı

Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce'nin Âişe (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre; "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ramazan'da ve diğer gecelerde on bir rekâttan fazla kılmazdı."

İbn Huzeyme ve İbn Hibbân,Sahîh’lerinde Cabir (r.a.)'den rivâyeten: "Rasûlullah onlara sekiz rekât ve ayrıca vitir kıldırdı. Sonra ertesi gece bekleştiler, onlara çıkmadı."

Ebû Ya'lâ ve Taberânî'nin Cabir (r.a.)'den iyi bir senetle rivayet ettiklerine göre, o şöyle demiştir: "Übey bin Ka'b Rasûlullah sal­lallahu aleyhi ve sellem'e gelerek: 'Ya Rasûlallah, bu gece, yani Ramazan gecesi ben bir şey yaptım.' dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selem: 'Ne yaptın, ey Übey?' diye sorunca, Übey: ‘Evime kadınlar geldi. Biz Kur'ân okuyamıyoruz, senin arkanda namaz kılalım, dediler. Ben de on­lara sekiz rekât ve vitri kıldırdım.' Bu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den rıza sünneti olmuş oldu. Çünkü Rasûlullah ona bir şey demedi."

Nebî aleyhisselâmdan gelen sünnet şekli budur. Bunun dışında sahih bir şey yoktur. Ömer, Osman ve Ali (r.a.) zamanında insanların yirmi rekât kıldıkları sabit olmuştur. Cumhur fukahadan Hanefiler Hanbeliler ve Davud'un görüşü budur. Tirmizî şöyle demiştir: "İlim ehlinin çoğu, Ömer, Ali ve Rasûlullah'ın diğer ashâbından rivayet edilen şekliyle yirmi rekât olduğu görüşündedirler." Sevrî, İbn Mübarek ve Şafiî de böyle de­miştir. Şafiî, "insanların Mekke'de yirmi rekât kıldıklarına yetiştim." de­miştir.

Bazı âlimler; "sünnet olan, vitirle beraber on bir rekâttır. Kalanı müstehabdır." demişlerdir. Kemal İbn Humâm şöyle demiştir: "Yirmi rekâttan, Rasûlullah'ın kılıp sonra bize farz olur korkusuyla terk etmiş ol­duğu kısmın sünnet, kalanın müstehab olduğuna delil, Buhârî ve Müs­lim'de birlikte on bir rekât kıldığının sabit olmasıdır. Öyleyse Hanefi imamlarımızın usulünde sünnet olan sekiz rekât olmasıdır. On iki rekât ise müstehabdır."

 

Teravihi Cemaatle Kılmak

Teravih namazını tek başına kılmak caiz olduğu gibi cemaatle kıl­mak da caizdir. Fakat mescitte cemaatle kılmak cumhura göre efdaldir. Daha önce geçtiği üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Müslümanlara cemaatle namaz kıldırarak farz olmasından korktuğu için buna devam etmedi. Sonra Ömer (r.a.) bir imamın arkasında cemaati topladı. Abdurrahmân bin Abdülkârî şöyle demiştir: "Ramazan gecesi Ömer'le (r.a.) mescide çıktım. Baktık ki insanlar ayrı gruplar halinde kimisi yal­nız kılıyor, kimisi beş-on kişilik gruplar halinde kılıyor. Ömer: 'Bu ce­maati bir imam arkasında toplarsam daha iyi olur kanaatindeyim' dedi. Sonra bu işe karar verdi. Übey bin Ka'b'ın imamlığı altında onları topladı. Sonra başka bir gece Ömer'le (r.a.) çıktım, insanlar bir imamın arkasında namaz kılıyorlardı. Ömer: 'Bu ne güzel bid'attır. Ancak bu saatte uyuyanlar, kılanlardan daha hayırlıdır' demiştir. Ömer, gecenin sonunun efdal olduğunu anlatmak istiyordu. Çünkü insanlar teravihi gecenin evve­linde kılıyorlardı." (Hadisi Buhârî, İbn Huzeyme, Beyhakî ve diğerleri ri­vayet etmiştir.)

 

Teravih Namazında Kur'ân Okumak

Teravih namazında sünnet olmuş bir kıraat şekli yoktur. Seleften varit olduğuna göre onlar iki yüz âyet kadar okurlardı. Ayakta durmanın uzunluğundan dolayı bastonlara dayanırlardı. Fecrin doğmasının az öncesine kadar kalırlar, hemen hizmetçilere günün doğması korkusundan dola­yı yemeği acele hazırlamalarını islerlerdi. Bakara Sûresini sekiz rekâtta okurlar, eğer on iki rekâtta okurlarsa bunu hafif sayarlardı.

İbn Kudame demiştir ki: Ahmed şöyle dedi: "Ramazan gecelerinde, özellikle kısa ge­celerde cemaate imam olan, kısa okuyup, zorluk çıkarmaz."

Kadı şöyle demiştir: "İnsanlar bütün Kur'ân'ı işitsinler diye Ramazan'da bir hatimden noksan yapmak müstehab değildir. Arkasında namaz kılanlara zorluk ola­cağından bir hatimden fazla okumak da müstehab değildir. İnsanların du­rumuna göre okumak daha evlâdır. Eğer cemaat uzun okumaya razı gelir­se, uzun okumak efdaldir."

Ebu Zerr (r.a.)'in dediği gibi: "Rasûlullah ile namaza kalktık. Sahur yemeğini az kalsın geçirecektik. Namaz kıldıran iki yüz kadar âyet okudu."

------

Kaynak: Seyyid Sabık, Fıkhu's-Sünne, Pınar Yay. 

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum