1. YAZARLAR

  2. Mine Alpay Gün

  3. Ramazan, yoksul yerlere uğramakta
Mine Alpay Gün

Mine Alpay Gün

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan, yoksul yerlere uğramakta

A+A-

İklim değişikliğinin farkındasınız. Her yan orucun bengi mevsimini anımsatmakta.

Ramazan'ın şavkı, dört bir yanı tuttu.

Çarşı pazara hareket geldi.

Kriz yüzünden siftah yapamayan esnafın yüzü aydınlandı.

İnsanlar karıncalar gibi tatlı bir telaşla evlerine erzak taşımakla meşgul.

Dizleri ağrıdığından sokağa çıkamayan yaşlılar bile "Hurmanın iyisinden gençler anlamaz demiş, çarşıları doldurmuşlar.

Sadece çalışmayan ev hanımlarında değil bu telaş.

İşten çıkıp, akşamın kalabalığına kalmaktan korkan başları açık ya da kapalı hanımlar, ucuzluk marketlerinde oruç nevalelerini denkleştirmekle meşguller.

Mevsim sebzeleri poşetlere konmakta.

Üzüm, şeftali, karpuz kokulu iftarlardır, bu Ağustoslu Ramazan.

Yeni nesillere unutamayacakları o mevsim değişikliğini yaşatacaktır.

Suyun lezzetini iyi bilen kaç dede, köyündeki yamaçtan desti ile su ısmarladı kim bilir.

Hafız hanımlar evlerde mukabele okumaya başladılar.

İpekten yumuşak ayetler yürekleri tutuşturmakta.

Mushaf-ı şerifi tutan mahallenin küçük kızları ayrı bir iklime sürüklendiklerinin farkındalar.

Günlerdir anneleri, babaanneleri temizlikle meşguldü.

Halılar yıkandı, perdeler ütülendi.

Badanalar yapıldı.

Bahçelere marullar, maydanozlar dikildi.

Sokaklar bile süpürüldü.

Güvercinlerin sulukları temizlenip, dolduruldu.

Kedilerin hakları ayrıldı.

Ne ki bütün bu olup bitenler yoksul mahallelerde gözlenmekte.

Zengin muhitlerde Ramazan'a dair yaprak kıpırdamamakta.

Ne kollarında kutsal Kur'anla, komşu kapılarındaki kadınlara rastlıyorsunuz.

Ne o telaşlı sahur alış verişlerine.

Bahçelerinde sac kurup yufka yaparak, neşeli gülüşlerle orucu şenlendiren hanımlar da yok, zengin muhitlerde.

Koltuğunun altına kumaşını koyup, mahalle terzisinin yolunu tutup, "Şöyle uzun rahat bir elbise dikiver kızım, teravihde temiz temiz giyeyim" diyen Salihat-ı Nisvan' dan da kimse kalmamış gibi.

Nenelerin, torunlarının nazı ile meşgul olduğu.

Vitir'den sonra ısmarlanacak bir gazozla iyice kenetlenen eli, minik İsmail'in dedesi avucunda.

İyi bilmektedir ki Hasan dede, torunu Esma'yı almadan gittiği namazı sanki sahih değildir.

Çocuklarla yeşil kalıp, çiçek açacağını dinin; iyi bilmektedirler.

Bu yüzden yeni kuşaklara çok renkli bir okuldur, cami.

Ne ki Ramazan yoksul mahallelere konuk.

Ama yoksullarla pek alıp vereceği yok gibi.

En fazla zenginler düşünmekte midir acaba, bu Ramazan olsun şöyle akıllarını başlarına alıp.

Yoksulların haklarını ne kadar yemektedirler.

Açlıktan kıvranan bir öğrencinin hala ihtiyaçlarını almadıysalar eğer.

Sosyal güvencesi olmayan bir garip, pencereye dikmiş yol gözlüyorsa eğer.

Çürük domatesleri pazar yerlerinden toplayıp yemek yapıyorsa bir düşkün.

Dişsiz ağzında kuru lokmasını döndüremiyorsa bir ihtiyar.

Varlıklılar, Ramazan'ın yakalarına yapışmayacağından hiç emin olmasınlar.

MİLLİ GAZETE

YAZIYA YORUM KAT