Ramazan Yardımları, Sivil Toplum ve Belediyeler

14.06.2016 12:22

Osman Atalay

 

Ramazan ayıyla birlikte iyilik hareketleri kişisel ve kurumsal olarak gayri ihtiyari doğal bir şekilde harekete geçer.

Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte eş dost yakın akrabadan başlayarak en muhtaç ve en yoksula ulaşmak inancımızın gereğidir.

Türkiye’nin ekonomik standartlarının yükselmesiyle birlikte kişisel, kurumsal ve devlet bazında son 10 yılda insani yardım projelerinde gözle görülür bir hareketlilik ve çoğalmaya şahit olmaktayız.

Sivil toplum kuruluşları yurtiçi ve yurtdışında yoğun bir şekilde insani yardım için adeta birbirleriyle yarışıyor.

Türkiye’nin bu insani yardım çabaları ve heyecanı gerçekten takdire şayan bir durum lakin ramazan yardımları, kurban ve diğer yardımlarımızın bir proje dahilinde sistemli ve organize yapılması daha isabetli ve faydalı olabilir.

İnsani yardım programlarının gerçekleştiği ülkeler noktasında, bazen yakın mesafelerin tercih edilmesine ve buralarda öncelikli ihtiyaçlardan ziyade kültürel, günübirlik programlar halinde yardım çalışmalarının gerçekleşmesinin ötesine geçilmelidir.

Ramazan ve Kurban Bayramı vesilesiyle insani yardım için seçilen ülkelerin; nüfus, yoksulluk, geri kalmışlık, kuraklık, iç çatışma ve savaş bölgeleri olmasının öncelikli olarak tercih edilmesi daha isabetli olacaktır.

Dünyanın en yoksul 10 ülkesi konumunda olan Nijer, Kongo, Zimbabve, Burundi, Liberya, Eritre, Orta Afrika Cumhuriyeti, Malavi, Madagaskar ve Afganistan’ın yardım kurumları ve belediyelerimizin daha çok gündeminde olması gerekiyor.

Yıllardır iç savaş ortamından yakasını kurtaramamış, uzaklarda, Asya’da adeta sahipsiz, ilgisiz ve unutulmuş olan Arakan, Doğu Türkistan, Patani, Moro ve Bangladeş Müslümanları bir yandan yoksulluk, bir yandan insan hakları ihlalleriyle boğuşmaktadır.

Kırım, Mısır, Irak, Yemen ve Suriye’de yaşanan sıkıntılar göz önünde bulundurularak Ramazan ve Kurban vesilesiyle insani yardımlarımızı bu ülkelere daha çok yapmamız gerekiyor.

Özetle yardımlarımızı en mağdur, en yoksul coğrafyalara taşımayı hedeflemeliyiz.

Bu şekilde insani yardım hareketinin manevi boyutunu bereket ve üretim boyutuna çıkarmalıyız.

Hedef olarak yardım yaptığımız coğrafyalarda yardıma muhtaçlığı ortadan kaldırmaya çalışmalıyız.

Yeni Akit

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim